Ender ALDANMAZ
Ekvador… Yangın… İthalat…
25 Haziran 2022 Cumartesi

Türkiye’nin günü gününe, dakikası dakikasına tutmuyor.

Her gün yeni bir olay ve vaka ile hızlı yaşıyor, çabuk unutuyoruz. Üzerine düşünülecek, fikir jimnastiği yapılacak o kadar çok konu var ki ne bu site, ne bu sütun yazmaya yetersiz kalır.

Bu haftanın Çarşı Karışık’ı ile sizleri bırakalım.

GÖZDEN KAÇAN BİR OLAY
Türkiye son dönemde hiç olmadığı kadar yurt dışı operasyonlarının muhatabı olmuş durumda…

Ekvador, Güney Amerika’da yer alan, Kolombiya ve Peru ile komşu bir küçük ülke…

Yoksulluğun dip yaptığı, hastane yetersizlikleri sebebiyle COVID-19’tan ölenlerin cesetlerinin sokaklardan toplandığı bir yer…

Uyuşturucu kartelleri her yeri sarmış. Ekim ayında Guayaquil cezaevinde uyuşturucu çeteleri arasında çıkan kavgalarda 119 kişi hayatını kaybediyor. Ölen 119 kişinin çoğunun kafası gövdesinden ayrılmış.

Suç oranlarının artması nedeniyle de hükümet tarafından 60 günlük OHAL ilan edilmiş.

Son günlerde ise hükümete karşı yoğun şiddet olayları yaşanıyor.

ABD hükümeti, geçen Eylül ayında Ekvador'u dünyada en çok uyuşturucu sevkiyatı veya üretimi yapılan ülkeler listesine dahil etti.

Ekvador Narkotik Polisi Başkanı Giovanni Ponce'ye göre Kolombiya'da üretilen yıllık bin 200 ton civarı kokainin yaklaşık 450 tonu, Ekvador'un sınır komşuları olan Narino ve Putumayo eyaletlerinde üretiliyor ve bu kokainin 200-250 tonu kaçak yollardan Ekvador'a sokularak doğrudan ya da işlendikten sonra başka ülkelere sevk ediliyor.

Kısacası bir narko-ülke hüviyetinde Ekvador…

Dünyanın öteki ucunda bulunan Ekvador ile aramızda 12 bin 136 kilometre mesafe bulunuyor.

İki gün önce Ekvador'dan Türkiye'ye gelecek olan gemide 845 kilogram kokain ele geçiriliyor.

Bu ilk kez de yaşanmıyor. Gerek Ekvador gerekse Mersin Limanı’nda yapılan operasyonlarda 2 tonu aşkın uyuşturucu yakalandı. Yakalanan uyuşturucular ise büyük oranda muz kolilerinden çıktı.

Bunlar yakalananlar…

Birçok Afrika ülkesinin fazla bir bütçe…

Yine ülke basınında Arnavut mafya gruplarının uyuşturucu ticaretindeki etkileri olduğu yazılmış, çizilmiş.

Bu bilgi uyuşturucunun Avrupa’ya girişi ve dağılışı ile ilgili de fikir edinmemizi sağlıyor.

İstihbarat ağı kuvvetli bir ülkeyiz.

Ekvador değiliz.

Şu anki tabloda Türkiye’nin uyuşturucunun dağılımında kritik bir noktada olduğu görülüyor. Geçtiğimiz Kasım ayında Ekvador ile bağlantılı uyuşturucu baronlarının gözaltına alındığı belirtilmişti. Demek ki yerine yenileri hızlıca dolmuş. Bu işin Türkiye ayağında kimler var ise muhakkak yakalanması ve deşifre edilmesi gerekiyor. Misyonu çağdaş uygarlığın üzerine çıkmak olan bir toplumun Ekvador denilen narko-devlet ile anılması insana ağır geliyor.

Bir de ek bir bilgi…

Bölgede 3 önemli liman bulunuyor. Bu limanlardan Puerto Bolivar’ın işletmecisi ise bir Türk.

Yılport’un ve Samsunspor’un sahibi Yüksel Yıldırım.

2017 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti sırasında protokolü imzalanan ve işletmesi 750 milyon dolara Yılport’a geçen limanda bugüne dek çok yüklü miktarlarda uyuşturucu yakalanmış. Şirket, bu derece uyuşturucunun yakalanmasını bir kurumsal başarı olarak yorumluyor. Kurum yine DEA ile çok sıkı ilişkilerin olduğunu da vurguluyor.

**

MASUM DEĞİLİZ
Marmaris yangını dördüncü gününde büyük ölçüde söndürüldü.

On binlerce ağaç ve canlı ailesine kızan aşağılık bir adamın ormanı yakması ile yok edildi.

Onlarca yangın söndürme uçağı, binlerce orman işçisi ve gönüllü günlerdir yangını söndürmek için didindi.

Sadece yangın uçağı almanın, milli güvenlik derslerinde orman yangını konusunu işlemenin, bütün ormanlık alanları askeriyeye bırakmanın hatta ormanı yakanın idam edilmesinin ötesinde başka bir sorunumuz var.

Sezen Aksu’nun Masum Değiliz şarkısında geçen bir cümle var: “Bir çağ yangını bu”

Mutsuzluğun her yanı sardığı, insanın insanla gaddarca savaşının gündelikleştiği bir dünya ve ülke…

İnsanı, hayvanı yok ederek, doğayı yakarak hıncını almaya çalışan insanların yarattığı endişe ve kitlesel mutsuzluk hali…

Yeşilin yerine betonu tercih edenlerin yanan yerlere oteller zinciri dikerken hiç utanıp sıkılmadığı bir betongiller rejimi…

Dünyaya atamadığı tokadı kendisine ve çevresindekilere atmayı bilinçli olarak tercih edenlerin rakı masasında memleket kurtardığı umutsuzluk atmosferi…

Ve bu yaşamın içerisinde denge kurmaya çalışarak hayatına devam etmeye çalışan ve her geçen gün dengesi daha da bozulan yığınlar topluluğu…

Marmaris’e bakalım, peki ya içimizdeki yangın?

Sadece Marmaris değil her yanımız yangın yeri… Yangını görmemezlikten geliyoruz. Bu yangını söndürmek yerine körüklemeyi, dayanışmayı değil çirkin bir rekabeti tercih ediyoruz.

Orman yanarken üzülüyoruz ya.

Peki aynadaki yüz ne kadar masum?

**

BABAYİĞİT İTHALATI
Yeni sezon hazırlıkları başladı.

Ekonomik kriz ve dolar kurunda yükseliş sebebiyle Türkiye’ye gelecek bir süper star futbolcu anca tatil yapmak için gelir.

İzmir’in küme düşen iki güzide takımı Altay ve Göztepe’yi zor bir sene bekliyor.

400 milyonluk borçla resmen ortada kalan Altay’da eski başkanın kendisine yeni bir kulüp satın almak için uğraştığı haberlere yansıyor. Takım büyük oranda dağıldı. Belki Kazımcan transferinden gelecek para ile transfer tahtasını açıp seneyi kurtarabilirler ama işleri çok zor. Ne yapılırsa yapılsın eğer kalıcı bir iyileştirme yapacak bir isim kulübün başına getirilmezse Büyük Altay’ın sonu alt ligler olacaktır.

Göztepe ise ilk yabancı ortaklı bir sistemi Türkiye’de uygulamaya çalışacak. Başarılı olursa birçok takım için rol model olacak. Bu yönüyle ligin kalitesi de artacak ve belki süper starlar tatil yapmanın dışında Türkiye’de top oynamaya gelecek. 6 yıldır her dönem takım dağıtıp toplayan Göztepe’nin bir istikrar yakalaması için de önemli bu birliktelik.

Şunu da unutmamak gerek. 1. Lig’de şampiyonluk kadrosu kurup da küme düşen yığınla takım örneği var. Hatta Göztepe’nin yıllar sonra 1. Lig’e ilk yükseldiği ilk sene şampiyonluk kadrosu kurup ligi 13. bitirmişliği de var. Yani zor bir lig ve bu işin bir garantisi yok. Ortalık henüz topçu bile yok. Ve hatta kulüp çay dağıtacak personel var mı o da bilinmiyor.

Daha da kötüsü bu kulüplere İzmir’de sahip çıkacak bir babayiğit yok. Öyle ki kendimize Danimarka’dan bir babayiğit ithal ettik. Bu da bize dert olsun.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Yüreğimiz yufka!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
'Her şey dahil, Türkiye hariç'
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Olof Palme kurtuldu!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Atatürk’ün kooperatifçisi
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
İki ay… Çarpı… Tükeniş…
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Carpe Diem… An’ı yaşamak… 
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Deli bal ve boz ayı
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
Film kuşağı
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Işılay Saygın ve nişanlısı 2
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Dünyayı aptallar yönetiyor olabilir mi?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva