Geçtiğimiz hafta UNESCO tarafından alınan kararlar Selçuk ilçesi ve İzmir halkı adına son derece önemli ve sevindirici kararlar oldu. İlçe halkında, hatta bu kararlardan en çok yarar sağlayacak olan turizm esnafında yeterince bir sevinç, bir heyecan, bir memnuniyet belirtisi görememiş olsak ta, hatta bu bu tepkisizliğin bazılarını sevindirdiği, bazılarını ise üzdüğü bir ortamda Efes Anti Kenti başta olmak üzere Meryemana Evi, Ayasuluk Kalesi ve Çukuriçi Höyüğü gibi ülkemizin önemli kültür varlıklarının Dünya Miras Listesine alınması Selçuk, İzmir, Ege ve Ülke turizmi açısından sevinç vericidir.
1994'de başlayan ve tam 21 yıl süren bir bekleyişin olumlu bir kararla sonuçlandırılması şüphesiz bir başarıdır. Bu başarıda başta her düzeydeki eski yöneticilerin ve yeni Belediye Başkanı Zeynel Bakıcı, Belediye Meclis üyeleri, Belediye bürokratları olmak üzere onlarca ismin önemli çabaları vardır. Tüm emeği geçenleri yürekten kutluyor ve tebrik ediyorum.
Ancak bu günden itibaren UNESCO tarafından dünyanın en değerli kültür varlıkları arasında oldukları tescillenen ve markalaştırılan bu değerlerimize karşı görevlerimiz ve sorumluluklarımız daha da artmıştır. Dünya bu eserlere karşı yakışan, onları taçlandıran kararları almıştır. Onlar bu kararlarıyla aynı zamanda şimdi biz halk kesimlerine ve her düzeydeki tüm yetkililere önemli görev ve sorumluluklar yüklemişlerdir. Şimdi sıra bizdedir, bu kültür varlıklarımız için yakışanı yapmak daha öncelikli ve zorunlu hale gelmiştir. Biz halka düşen bu varlıklarımızı daha özenle korumak ve kollamaktır. Bu eserlerimizi tahrip edecek her davranışa ve davranış sahiplerine daha güçlü bir sesle 'Dur' demeliyiz. Ayrıca kaçak kazı yapanlara, ellerine geçirdikleri eserleri satanlara karşı daha duyarlı ve tepkili olmak zorundayız. Her kademedeki yönetici ve yetkililerimizde bu eserlerin korunup kollanmasında özenli ve sorumlu davranmak zorundadırlar. Yeni kurulacak hükümet, ilgili Bakanlıklar, İzmir Valiliği, Büyükşehir ve İlçe Belediyesi, İZKA kolları sıvamalı ve en kısa zamanda UNESCO'nun bu kararlarını ilçeye yapılacak yeni hizmetlerle taçlandırılmalıdırlar.
Efes Antik Kenti sınırları ve giriş kapıları gerçek yerlerinde yeniden oluşturulmalıdır. Efes girişlerinde bulunan iş yerleri yıkılarak esnaflarımız mağdur edilmeden yeni yerlerinde faaliyete geçirilmelidirler. Efes Antik Kenti içersinde faaliyette bulunan Bilin-tur şirketine ait dükkanlar yıkılmalıdır. Efes Antik Kenti ve çevresindeki güvenlik ve koruma hizmetleri Jandarmadan alınarak turizm konusunda eğitim verilmiş, yabancı dil bilen polis güçlerine devredilmelidir. Geçmiş dönemde başlatılan Ayasuluk Kalesi çevre düzenlemeleri projesine devam edilmeli, Ayasuluk Kalesi bir an önce ziyarete açılmalıdır. St. Jean ve İsabey Camii civarında yeni tuvaletler inşa edilmelidir. Pamucak bölgesinin alt ve üst yapı düzenlemeleri tamamlanmalı, günü birlik tesisler yapılmalı ve ulaşımı kolaylaştırılmalıdır. AKP geçmiş hükümetinin vaat ettiği Antik Kanal Projesi daha da geliştirilmeli, Selçuk Devlet Hastanesi, yeni otogar, kapalı otopark gibi projelere bir an önce başlanmalıdır. Selçuk ilçe merkezi yönünden Efes'e giriş kavşağı tehlikesiz hale getirilmelidir. Meryemana Evi çevre peyzajı yenilenmeli ve ulaşım kolaylaştırılmalıdır. İlçede yıllardır var olan ancak fazlaca bir etkinliği görülmeyen İlçe Turizm Müdürlüğü'nün personel sayısı ve olanakları artırılarak güçlendirilmeli, daha görünür ve etkin hale getirilmelidir. Selçuk'un kültürel zenginliği ile çevre ilçelerin zenginlikleri birbirleriyle ilişkilendirilerek tanıtılmalı ve pazarlanmalıdır. Selçuk' un İzban'a kavuşturulması çalışmaları hızlandırılmalı, proje tamamlanıncaya kadar Selçuk hattında çalışan trenlerin yolcu taşıma kapasiteleri ve sefer sayıları artırılmalıdır.
Selçuk'ta yaşadığı halde bu kültürel varlıklarımızı bir kez bile görememiş binlerce insanımız vardır. İnsanlar göremedikleri, dokunamadıkları şeyleri nasıl koruyup, kollar ve değerini bilirler? Halkımızın bu eserleri gezip görmeleri onları daha çok sahiplenmelerine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle de Selçuk'ta bulunan tüm ören yerleri ve müze girişleri yerli halka ücretsiz olmalıdır.
Daha güzel günler görme umuduyla tüm dost ve okuyucularımın bayramlarını kutluyorum. Sevgiyle kalın.