Yeni Dünya düzeni kuruluyor. Türkiye’nin yeni toplumsal mutabakata ihtiyacı var.

Dünya ölçeğinde değişim sürecinin getirdikleri, ülke siyasetinin kritik gündemidir.

Değişim ve dönüşüm nasıl yönetilecek? Bu sorunun yanıtını bulmak için yeni toplumsal mutabakat oluşturmanın yolunu açacak fikirlere ihtiyaç var.

İktidar grubu, barış sürecinin ardından yeni Türkiye inşasında, Osmanlı referanslı federasyon fikrine yakın duruyor.

Ana muhalefette ise, “Ortak Program” ile sağlanacak toplumsal mutabakatta toplumu bir araya getirmenin koşulları hiç olmadığı kadar uygun duruma geldi.

Sosyal demokrat partilerde kanat hareketleri olağandır ve siyasal yaşamı zenginleştirici etkisi vardır. Kanat hareketleri oluşturulabilirse, CHP’yi çok güçlü kılacak dönemin kapıları açılır. Mevcut durumda ise CHP’nin öncü rolü gösteri ve gürültüden öteye geçmez.

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı, değişim ve dönüşüm yüzyılıdır. Çünkü Dünya’da bir çağ kapanıyor. Sanayi devrimi sonlanırken dijital devrimin bütün öncülleri ortaya çıkmış bulunuyor. Yapay zekâ popülizmini ziyadesiyle aşan akıllı sistemlerin yönettiği yeni dünya düzeni söz konusu…

Gelin görün ki iktidar grubunun tehlikeli sularda süren netameli arayışları ve teslimiyetçi politikaları çok umut kırıcı. Bu durumda, muhalefetin ülke yararını önceleyen politikaları hayati önemdedir. Ana muhalefet tarihi sorumluluk taşıyor.

Ülke dinamiklerini adeta yok sayan iktidar, Cumhuriyet’in yüzyılını yanlış yaşanmış ara dönem gibi değerlendirirken, ABD-İsrail ittifakına selam duruyor.

Türkiye’yi bölerek değil, birleştirerek yeni Dünya düzenine hazırlayacak akla, politikalara ihtiyaç var. Anadolu ve Trakya toprakları üzerinde, Cumhuriyet’in yüzyıllık birikimine dayanarak geleceği inşa edecek akla, politikalara ihtiyaç var.

Türkiye’de değişimin dinamiklerini doğru okuyacak kadroların hem iktidar hem muhalefette ortaya çıkması bir zarurettir. Yoksa, Türkiye, Ortadoğu’nun Gayya kuyularında tükenişten yıkılışa sürüklenişin altında kalacak.