Bu hafta, ’“Asrın Soygunu(1-2) ve (Büyüme/Cari Açık/İşsizlik) konulu 3 adet yazı yazdım. Bu yazılar için Türkiye’’mizi karşılıksız seven gerçek uzman arkadaşlarımdan destek aldım. Bu yazılarda, bir hükümete yapılabilecek en ağır eleştiriler ve suçlamalar vardı.
AKP Yetkilileri her zaman yaptıkları gibi, cevap vermek yerine gerçekleri görmezden gelmeyi tercih ettiler. Gerek Başbakan, gerekse ekonomiden sorumlu Bakanlar Süheyl Batum’’un beyanatı ve KKTC’’deki ’“besleme’” terbiyesizliği gibi boş, millete faydası olmayan dedikodularla bir haftayı daha harcadılar’…
AKP Yetkilileri her zaman yaptıkları gibi, cevap vermek yerine gerçekleri görmezden gelmeyi tercih ettiler. Gerek Başbakan, gerekse ekonomiden sorumlu Bakanlar Süheyl Batum’’un beyanatı ve KKTC’’deki ’“besleme’” terbiyesizliği gibi boş, millete faydası olmayan dedikodularla bir haftayı daha harcadılar’…
Esasında onlara fazla kızamıyorum. Bir insanın, bir konuyu dert edinmesi için o konuda bir şeyler bilmesi gerek. İnsan bilmediği, araştırmadığı, öğrenmediği, öğrenmek için yardım almadığı bir konuda nasıl proje üretebilir ki?.. İlginç olan, geçmişlerinde hiçbir kalıcı başarıları bulunmayan bu kişilerin bunca hatalara, yolsuzluklara rağmen ısrarla iktidarda kalmak istemeleri ve milletin bunlara iki seçimdir tek başına iktidar şansı vermesidir. Hüsnü Mübarek de %87 oy almıştı. Bu gün, yerini korumak için utanmadan kırk takla atıyor. Acaba Mübarek de seçimlerde bizdeki SEÇSİS seçim sistemini mi kullanıyordu?
Bizim sevdamız ise Türk Milleti; Onun iyiliği, refahı, huzuru, gelişmesi için okumaya, kendimize yeni hedefler koymaya, bunları anlatmaya ve Türk Milletini rahatsız edecek her kişi ve kurumla boğuşmaya devam edeceğiz..
Türkiye 194 ülke içinde 15-20. sıralarda yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz ilk 10 ülke arasında yer almak olmalıdır. Hem ekonomiyi büyütmek hem de zenginliği tüm ülkeye yaymak önümüzdeki en önemli başarımız olmalıdır. Bu da yıllık ortalama %7 büyüme demektir. Nüfusunun %30’’u tarımla geçinen bir ülkede bunu başarmak oldukça güçtür.(Bu rakam ABD’’de %3 tür)
1980 yılında ithal ikameci sanayileşmesini terk ederek ihracata dayalı büyüme modeline geçen Türkiye bu yıllarda sanayisini 3T’’ye(Tarım-Turizm-Tekstil) dayandırmıştı. Emek yoğun üretim teknolojisinin hakim olduğu bu sanayileri artık terk etme zamanı gelmiştir. Türkiye artık sermaye yoğun da değil, bilgi yoğun üretim teknolojilerinin uygulandığı sanayilerde stratejik planlama yapmak mecburiyetindedir. Ancak bu sayede dünyada rekabet şansı olan malların üretimine yönelebilir.
Hatta bilgi toplumu gereklerini yerine getirdikten sonra ’“yaratıcı toplum’”a dönüşmeyi hedeflemeliyiz.
Hatta bilgi toplumu gereklerini yerine getirdikten sonra ’“yaratıcı toplum’”a dönüşmeyi hedeflemeliyiz.
Türkiye son 60 yılda;
*15 Milyon Konut, 1000 adet Gölet, 25000 fabrika yapmıştır.
*60 bin km asfalt yol, 237 bin km köy yolu yapmıştır.
*15 Milyon çocuğunu ilköğretim seviyesinde eğitmektedir. Üniversite çağına gelmiş gençlerinin %35 ine eğitim vermektedir.(Açık öğr. Dahil) Bu oran AB de %50, ABD ve Kuzey Ülkelerinde %80 civarındadır. Türkiye gelecek 25 yılda bu oranı en az %50 ye çıkarmalıdır.
*Okuryazar oranımız %90 lar düzeyindedir.
*3 devlet üniversitesinden, devlet ve vakıf olmak üzere toplam 141 adet üniversiteye gelinmiştir.
*Kişi başı 40 kwh elektriği varken bu gün kişi başına 400 bin kwh ulaşılmıştır.
*Sadece 13 köyde elektrik varken bu gün elektriksiz köy yoktur.
*15 Milyon Konut, 1000 adet Gölet, 25000 fabrika yapmıştır.
*60 bin km asfalt yol, 237 bin km köy yolu yapmıştır.
*15 Milyon çocuğunu ilköğretim seviyesinde eğitmektedir. Üniversite çağına gelmiş gençlerinin %35 ine eğitim vermektedir.(Açık öğr. Dahil) Bu oran AB de %50, ABD ve Kuzey Ülkelerinde %80 civarındadır. Türkiye gelecek 25 yılda bu oranı en az %50 ye çıkarmalıdır.
*Okuryazar oranımız %90 lar düzeyindedir.
*3 devlet üniversitesinden, devlet ve vakıf olmak üzere toplam 141 adet üniversiteye gelinmiştir.
*Kişi başı 40 kwh elektriği varken bu gün kişi başına 400 bin kwh ulaşılmıştır.
*Sadece 13 köyde elektrik varken bu gün elektriksiz köy yoktur.
Tüm bu gelişmeler, her ne kadar Başbakan Erdoğan görmese de, ülkemizi gelişmekte olan ülkeler arasında önemli bir yere getirmiştir. Türkiye’’nin gelecek 25 yılda G20 de, ilk 10 ülke içinde yer alması gerekmektedir. Bunun için de Türkiye ekonomisi gelecek 25 yıl içinde; üretimi, yatırımı, tasarrufu, ihracatı arttırmak zorundadır.
*Sürekli %7 kalkınma hızını yakalamalıyız.
*%7 kalkınma hızını sağlayacak, enerjiyi üretmenin çaresini bulmalıyız.
*Uygulanan ekonomik politikaların istihdam ve refaha dönük olmasını sağlamalıyız.
*Yeni bir sanayileşme politikası, yeni bir tarım politikası oluşturmalıyız.
*Bilimi, hoşgörüyü,sağduyuyu ve çok çalışmayı rehber edinmeliyiz.
*Dış Politikada ilişki yelpazesini, komşularla sıfır politika saçmalığından çıkararak,
’“Yurtta Barış-Cihanda Barış’” çizgisine oturtmalıyız.
*Sürekli %7 kalkınma hızını yakalamalıyız.
*%7 kalkınma hızını sağlayacak, enerjiyi üretmenin çaresini bulmalıyız.
*Uygulanan ekonomik politikaların istihdam ve refaha dönük olmasını sağlamalıyız.
*Yeni bir sanayileşme politikası, yeni bir tarım politikası oluşturmalıyız.
*Bilimi, hoşgörüyü,sağduyuyu ve çok çalışmayı rehber edinmeliyiz.
*Dış Politikada ilişki yelpazesini, komşularla sıfır politika saçmalığından çıkararak,
’“Yurtta Barış-Cihanda Barış’” çizgisine oturtmalıyız.
Eğer bunları gerçekleştirebilirsek, bu zor coğrafya da ayakta kalıp özgür ve bağımsız olarak yaşayabiliriz. Bunları yapabilmenin yolu ise, çağdaşlığa, aydınlığa, Laik Cumhuriyete, sosyal hukuk devletine yürekten inanan iktidarlarla olur.
Türk Milleti, demokrasiyi sadece hedefleri için araç olarak görenlere vize verirse tabii ki bu kazanımları elde edemez, etse etse argo ve küfür hazinesi genişlemiş bir Ortadoğu ülkesi olmayı elde eder.
Türk Milleti, demokrasiyi sadece hedefleri için araç olarak görenlere vize verirse tabii ki bu kazanımları elde edemez, etse etse argo ve küfür hazinesi genişlemiş bir Ortadoğu ülkesi olmayı elde eder.
Bizler, Türk Milletinin sevdalıları, uyarı görevimizi yerine getirmeye gayret edeceğiz’…
Not: Büyüme/Cari Açık/İşsizlik başlıklı yazıda, Cari Açık bölümü ikinci paragrafında ki ’“bu ülkeler %40 lara varan cari açık vermişlerdir’” ibaresi;
’“bu ülkeler bu dönemde %40 lara varan yatırım oranlarına ulaşmışlardır’” şeklinde olacaktı, düzeltir özür dilerim.
’“bu ülkeler bu dönemde %40 lara varan yatırım oranlarına ulaşmışlardır’” şeklinde olacaktı, düzeltir özür dilerim.