Türkiye, sinsice alınmış kararlarla farklı bir kulvara doğru gidiyor. Allah sonumuzu hayretsin.
Türbanın üniversitede serbest bırakılması için yapılan baskılar, eylemler, sonunda meyvesini verdi. Artık üniversitede böyle bir sorun yok.
Buna izin verilirken, devlet dairelerinde çalışan hanımefendiler de bu haktan yararlandı. Orada da bir sorun yok.
’“Türban, bari ilkokula girmesin’” dedik, ’“Olur mu öyle şey!’” diye çıkıştılar.
Sonra Başbakanımız çıktı, ’“Önümüzdeki günler ne gösterir, bilemem’” dedi.
10 yaşında kızlarımız, ’“Bana ne, bana ne, ben türbanla derse gireceğim’” diye tutturdu. Babası, ’“Vallahi ben bilmem, kızım öyle istiyor’” diyerek sözde topu kızına attı. Biz de yedik!
Sözün kısası türban, ilkokula da girdi.
...Ve türban, artık uçakta. Türk Hava Yolları'nda...
Şeyh uçmaz, mürit uçurur derler.
Sadece mürit değil, THY de uçurur.
THY hosteslerinin, yer hizmetleri veren kadın personelinin başları kel mi?Onlar neden türban takmasınlar ki!..
THY Genel Müdürü Temel Kotil, böyle düşünmüş, iktidara hoş görünmek istemiş olacak ki, 13 Mayıs 2010'da kendi imzasıyla yayımlanan genelgede yer alan ’“Görev mahallinde saçlar daima açık, düzgün taranmış veya toplanmış’” olacak ibaresini çaktırmadan siliverdi.
Kotil imzalı 26 Kasım 2010'da (Referandumdan 74 gün sonra) yayımlanan genelgede, biraz önce açıkça ifade edilen sözler çıkarılmış.
Bu ne demektir?Tabii ki THY (İster TÜRK HAVA YOLLARI deyin, isterseniz TARİKAT HAVA YOLLARI) hostesleri, yer hizmetlerinde çalışan hanım personel, isterse türban takabilir.
Temel Bey bu genelgeyi referandumdan önce de çıkarabilirdi ama AKP'ye tepki olmasın diye kulağının üstüne yattı anlaşılan.
Referandum sonrası hemen ocağa sürmek de istemedi, üzerinden biraz zaman geçsin istemiş olmalı ki, 26 Kasım'ı seçti.
Dikkatinizi çekerim, son genelge yayımlandıktan 25 gün sonra, THY'nin türbana gireceğinden haberimiz oluyor.
Gizli saklı işler yapılıyor maalesef.
* * *
Temel Kotil, uçak mühendisidir. Kafası çalışır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, müritlerinden en az 3 çocuk ister ama Temel Bey bir fazlasını yapmıştır. Belki bu özelliği yüzünden hükümet tarafından çok seviliyordur, bilemem.
THY Genel Müdürü, türban konusundaki kararı tek başına mı vermiştir acaba?Mümkün değil.
Ağabeyleri gerekli talimatı vermiş, o da yerine getirmiştir.
Vatanımıza, milletimize hayırlı uğurlu olsun.
Bu gelişmeden sonra bir kutlama yapmak lazım sanırım.
Temel Bey'e akıl vermek haddime değil (Çünkü o Başbakan ve adamlarından başka kimseyi dinlemez) ama yine de birkaç öneride bulunmak istiyorum.
Bir: Uçan tabut RJ tipi 11 uçağının sonuncusundan da kurtuluşumuz, THY'de deve kesilerek kutlanmıştı. Türbanın THY'ye girişi, deve kesilerek, fener alayı düzenlenerek kutlanmalı.
İki: THY yolcularından bazıları, tesettürlü hosteslerle uçmak istemeyecektir. O yolcuları küstürmemek için uçakları sınıflandırın. Tesettürlü uçak, tesettürsüz uçak diye...
Üç: THY uçaklarının bir bölümündeki koltukları kaldırın, küçük de olsa bir mesçit oluşturun. Yolcularınız 10 bin metre yüksekte namaz kılmak isteyebilir çünkü.
* * *
İşte böyle... Sadece türbanla ilgili gelişmeler bile AKP hükümetinin, içten pazarlıklı olduğunu, istedikleri her türlü düzenlemeyi çaktırmadan hayata geçirdiklerini görüyoruz.
Bugün öğrenciler dayak yiyor meydanlarda... Yarın, pantolon giyen kadınlar, tıpkı Sudan'da olduğu gibi meydanlarda kırbaçlanırsa, hiç şaşırmayalım.
Türkiye'de türbanlılar ve başı açıklar olmak üzere iki büyük kutup var. Türbanlılar, burun farkıyla öne geçti, yakında 10 boy fark atacaklar.
Çünkü türban, THY ile daha hızlı yol alacak! Hem de 10 bin metre yükseklerde olacak!