ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iç politikadan İran savaşına kadar birçok başlıkta mesajlar verdi.
Konuşmasına ikinci başkanlık dönemindeki icraatlarını anlatarak başlayan Trump, önceki yönetimden “karanlık bir Amerika” devraldığını savundu ve kendi döneminde ülkeyi “Amerika’nın altın çağına” taşıdığını ileri sürdü.
Trump, ekonomi, göç politikaları ve suçla mücadele alanındaki uygulamalarını yönetiminin başlıca başarıları arasında gösterdi.
İRAN İÇİN SEÇİM SONRASINI İŞARET ETTİ
Trump’ın konuşmasındaki önemli başlıklardan biri İran’la devam eden savaş oldu.
İran’la bir anlaşmaya varılabileceğini söyleyen Trump, kasım ayındaki ABD ara seçimlerini işaret ederek, “Seçimden hemen sonra bir anlaşma yapacağımıza inanıyorum, çünkü onların anlaşma yapmamasının hiçbir anlamı yok” dedi.
“İRAN TAM EKONOMİK İZOLASYONA ALINMALI”
Trump, İran’ın nükleer silah edinmesine “asla izin vermeyeceğini” bir kez daha söyledi. Konuşmanın bu bölümünde salondan kısa süreli alkış geldi.
Trump, İran yönetimini hedef alarak, “Orta Doğu’nun zorbasıydılar, artık değiller” ifadelerini kullandı.
Trump, konuşmasında diğer ülkelere de İran’a karşı ekonomik baskıyı artırma çağrısı yaptı.
ABD Başkanı, ülkeleri İran’a yönelik “tam ekonomik izolasyonu” uygulamaya davet ederek, bu baskının İran’ın ticari deniz taşımacılığına yönelik saldırılarını durdurmasına, nükleer hedeflerinden vazgeçmesine ve Washington’ın “teröre destek” olarak nitelendirdiği faaliyetleri sonlandırmasına kadar sürmesi gerektiğini savundu.
ABD yönetimi ağustos ayında da İran’a yönelik küresel finansal ve ticari bağlantıları hedefleyen daha kapsamlı bir ekonomik izolasyon kampanyası başlatmıştı.
TRUMP: “BÜYÜK BİR KARAR VERMEM GEREKİYOR”
İran konusunda önünde iki seçenek bulunduğunu söyleyen Trump, bunlardan birinin Tahran’la anlaşmaya varılması, diğerinin ise askeri operasyonların çok daha ağır biçimde sürdürülmesi olduğunu ifade etti.
Trump, İran’ın geleceğine ilişkin kararın kendi önünde bulunduğunu savunarak, Tahran’la yapılacak bir anlaşmanın ülkenin yeniden yapılanmasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
ABD Başkanı, diğer seçeneği ise İran’ın askeri güç kullanılarak ortadan kaldırılması şeklinde tarif etti:
“Yoksa İslam Cumhuriyeti'ni yok mu edeyim ve bunu çabucak yapayım, onlara bir daha insanları ve ülkeleri öldürme ve yok etme şansı vermeden? Onları, hayatta kalma şansı ve gelecekte büyüklüğe ya da nesillere dair hiçbir umut kalmayacak şekilde cehenneme mi sürükleyeyim?”
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINA DA DEĞİNDİ
Trump, İran başlığının ardından Rusya-Ukrayna savaşına geçti.
Washington’ın Moskova ve Kiev yönetimleriyle yakın temas halinde olduğunu belirten Trump, savaşın sona erdirilebileceğini savundu.
“Rusya ve Ukrayna liderleriyle çok yakın çalışıyoruz” diyen Trump, savaşın “insanların düşündüğünden daha hızlı” sona erebileceğini ileri sürdü.
KÜBA HEYETİ SALONU TERK ETTİ
Trump, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında İran ve Rusya-Ukrayna savaşının ardından Küba’ya ilişkin mesajlar verdi.
Trump, ABD yönetiminin Küba’daki mevcut siyasi ve ekonomik tabloda “temel bir değişim” görmek istediğini belirtti.
Küba’yı “başarısız bir devlet” olarak nitelendiren Trump, ülkenin mevcut durumunun sürdürülemez olduğunu savundu ve “Daha önce hiç olmadığı kadar başarısız oluyor ve çökecek” dedi.
Trump, konuşmasında Küba’nın ABD’nin güvenliği açısından stratejik konumuna da vurgu yaptı.
ABD Başkanı, Washington’ın ülkenin hemen yakınında yabancı rakiplerin ABD’ye yönelik tehdit oluşturabileceği bir alan meydana gelmesine izin vermeyeceğini söyledi.
Trump, “Yabancı rakiplerin Amerika’yı hemen kapımızın dibinden tehdit edebileceği güvenli bir alan oluşmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Küba’ya yönelik açıklamaları sırasında Küba heyeti BM Genel Kurulu salonundan ayrıldı.
“BATI YARIMKÜRE’DE TEHDİTLERE İZİN VERMEYECEĞİZ”
ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Venezuela’ya ilişkin politikalarını savundu.
Trump, yönetiminin Venezuela’da attığı adımları bir “başarı” olarak nitelendirirken, bu sürecin bölgedeki diğer ülkelere de mesaj niteliği taşıdığını söyledi.
Trump, Venezuela’daki gelişmelerin ABD’nin Batı Yarımküre’ye yönelik güvenlik yaklaşımını ortaya koyduğunu savundu.
ABD Başkanı, Washington’ın kendi ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin bölgede kalıcı hale gelmesine izin vermeyeceğini belirterek, gerekli görülmesi halinde Amerikan ordusunun kullanılabileceğini söyledi.
Trump, ABD’nin “hayati ulusal çıkarlarını” korumak için askeri kapasitesini devreye sokmaktan kaçınmayacağı mesajını verdi:
“Venezuela'daki adımlarımız, Amerika Birleşik Devletleri'nin artık Amerika'ya yönelik tehditlerin Batı Yarımküre'nin herhangi bir yerinde yer edinmesine izin vermeyeceğinin kanıtıdır; gerekirse, Amerika Birleşik Devletleri'nin hayati ulusal çıkarlarını korumak için eşsiz askeri gücümüzü kullanacağız.”
BM DIŞINDA İRAN YÖNETİMİ KARŞITI GÖSTERİ
Trump’ın konuşması sırasında BM Genel Merkezi dışında da İran yönetimi karşıtı bir grup gösteri düzenledi.
Göstericilerden bazıları özgürlük ve demokrasi çağrısı yapan pankartlar taşırken, İran’daki yönetim sistemini eleştiren sloganlar kullandı.
Trump ise BM kürsüsünden yaptığı açıklamalarda İran’a yönelik ekonomik ve diplomatik baskının artırılması gerektiğini savunarak, nükleer program, ticari deniz taşımacılığı ve bölgesel faaliyetler konusunda Tahran’ın geri adım atmasını istedi.
TRUMP’IN ONAY ORANI YÜZDE 32’YE GERİLEDİ
Trump’ın açıklamaları, kamuoyu desteğine ilişkin göstergelerin gerilediği bir dönemde geldi.
21 Eylül’de yayımlanan Reuters/Ipsos araştırmasına göre Trump’ın görev onayı yüzde 32 ile siyasi kariyerindeki en düşük seviyeye geriledi. Bir önceki ankette bu oran yüzde 35 olarak ölçülmüştü.
Araştırmada Cumhuriyetçi seçmenler arasında Trump’ın görev performansını onaylayanların oranı da bir hafta içinde yüzde 82’den yüzde 73’e düştü. Katılımcıların yalnızca yüzde 17’si Trump’ın yaşam maliyetini yönetme biçimini onaylarken, İran’a yönelik saldırıları destekleyenlerin oranı yüzde 34 olarak kaydedildi.
KASIMDA KONGRE’NİN DENGESİ BELİRLENECEK
ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisinin tamamı ile Senatonun bir bölümü için sandığa gidilecek.
Seçimler, Cumhuriyetçilerin Kongredeki çoğunluklarını koruyup koruyamayacağı açısından önem taşıyor. Reuters/Ipsos araştırmasında kayıtlı seçmenlerin yüzde 43’ü Kongre seçimlerinde Demokratları, yüzde 35’i ise Cumhuriyetçileri tercih edeceğini belirtti. Bu ulusal anket, tek tek eyalet ve seçim bölgelerinin sonucuna ilişkin bir tahmin niteliği taşımıyor.
Trump ise konuşmasında ikinci dönemindeki ekonomik ve siyasi performansını savunurken, İran savaşının sona erdirilmesi için ara seçimlerin sonrasını işaret etti.




