Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla Karşıyaka ilçesinde bir halk yürüyüşü gerçekleştirdi. Karşıyaka İZBAN İstasyonu önünde toplanan yurttaşlar, sloganlar ve pankartlar eşliğinde Karşıyaka Çarşısı boyunca yürüyerek çarşı girişine kadar ilerledi.
Karşıyaka Çarşısı girişinde toplanan kalabalığa seslenen TKP Merkez Komite Üyesi Berkay Kemal Önoğlu, 29 Ekim’in tarihsel anlamına dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu:
“Cumhuriyet’i çalanlardan hesap sormak için çağrımıza yanıt verdiniz. Cumhuriyet devriminin 103. yıl dönümündeyiz. Cumhuriyet devrimi bize 100 yıl önce büyük insanlığın neler başarabileceğini, bizim gibi emeğiyle, alın teriyle yaşamını idame ettiren, milyonlarca para kazanmayan, çocukları için toprağını süren ve yarınlarını düşünmek zorunda olan emekçilerin bir amaç uğrunda birleştiğinde neler kazanabileceğini gösterdi. 1923’te 28 Ekim’de, ‘Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz’ sözü söylenirken Anadolu köylüsü egemenliği eline aldı. Eski düzenin kalıntılarıyla, emperyalizmle ve iş birlikçileriyle hesaplaşıldı. Yüz sene önce bütün asalakları sırtımızdan attık ama devrimin kalbinde bir uğur gibi burjuvazinin büyümesine müsaade etmiş olduk. Bugün ise sermayedarlar, burjuvazi cumhuriyetimizin varlığına kastetmiş durumdadır.”

Büyük holdinglerin ve sermaye gruplarının 29 Ekim mesajlarını sert sözlerle eleştiren Önoğlu şunları söyledi:
“Şimdi her 29 Ekim’de olduğu gibi büyük övgülerle, süslü cümlelerle o büyük sermaye sahipleri reklam filmleri yayınlıyorlar. Milyonlarca emeklimiz, okullarda sabun aranırken yüzde 400-500 kâr oranlarıyla her yıl Cumhuriyet’in tasfiyesini karşılayanlar neyi kutluyorlar? Kıdem tazminatına bile göz dikenler, kıyılarımızı, madenlerimizi, ormanlarımızı yağmalayan Cengiz’i, Limak’ı, Koç’u, Sabancı’sı... Bunların bugün Cumhuriyet’le ne ilişkisi var? Cumhuriyet bizim için eşitlik, egemenlik ve özgürlük demektir. Cumhuriyet bizim, patrona, yobaza bırakmayız! Mücadelemiz verildikten sonra sırtımızdan bu sömürücüleri attıktan sonra geriye adını koymak kalacak: Yeniden Cumhuriyet, emekçilerin cumhuriyeti olacak, ille de sosyalizm olacak!”




