EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanlığı ve YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı arasında başlayan telefon polemiği yargıya taşınmıştı.
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Yeni Partili Çağatay Güç hakkında ''Hırsızlık / Nitelikli hırsızlık', ''Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma', 'Suç eşyasını satın alma veya kabul etme'' ve 'Suça iştirak'' sebebiyle suç duyurusunda bulunmuştu.
Suç duyurusuyla ilgili açıklama yapan Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ‘biz o defteri kapattık’ yanıtını verdi.
Güç açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Konu bizim için kapandı. Muhasebe kayıtlarında belli. 2025 yılı denetimleri genel merkez tarafından yapıldı. Haber olsun diye ortaya çıkarılmış bir konu. O dönemde mali anlamda yüz binlerce lira harcadık, emek verdik. Bunların önemi yok. Bu defteri kapattık. CHP ayrı bir partidir. Onunla ilgili açıklama yapmayacağım.”
YEMEK KRİZİ İDDİALARINI YALANLADI
Gaziemir Belediye Başkanın Ünal Işık’ın daveti üzerine belediye başkanlarının bir araya gelmesinin ardından Işık ile arasında gerilim yaşandığı iddia edilmişti. İddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getiren Güç, “Ünal Başkan yemek adı altında belediye başkanlarımızla toplandı. Ara ara belediye başkanlarımız bir araya toplanıyorlar, yemek yiyorlar kendi aralarında. Biz toplantımızı önümüzdeki hafta pazartesi günü belediye başkanlarımızla yapacağız. Aramızda iddia edilen gibi bir ayrışma, iletişimsizlik kesinlikle yok. Medyaya yansıyanların hiç alakası yok, konuyla alakası yok. Hatta bazıları "İl yönetimi müdahale ediyor' dedi. Biz teşvik ettik belediye başkanlarını; "Gitmeniz lazım, gitmezseniz yanlış anlaşılabilir" diye teşvik ettik. Öyle bir şey söz konusu değil. Ünal Başkan bizim kıymetli belediye başkanımızdır. Yemeğe ben de katılabilirdim ama benim işlerim vardı, randevularım vardı, o yüzden katılamadım. Hiç problem yok, hiçbir sıkıntı yok" dedi.
BELEDİYELERDE BÜROKRASİYİ KORKUTUYORLAR
Operasyonlara ve yargı süreçlerine ilişkin dikkat çeken açıklama yapan Çağatay Güç, “Ben ve hukukçu arkadaşlarımızla, avukat arkadaşlarımızla beraber, milletvekillerimizle beraber, biz belediyelerde sıkıntı yaşayan arkadaşlarımızı, tutuklu yargılanan arkadaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Çok ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Bunlar aslında insan hakları yönünden çok ciddi problemler. 4 aydır içeride yatıyor arkadaşlarımız. Hiçbir iddianamenin İ’si yok, hazırlanmamış. Yani neyle suçlanıyor, neden suçlanıyor, ne yapmış, para transferi mi yapmış veya birini tehdit mi etmiş, ne olduğu hiç belli olmayan bir yargılama süreci başlatılmış. Bir taraftan belediyelerdeki, muhalif belediyelerdeki çalışan bürokratların, çalışan işçilerin bir kısmı içeride hapis yatıyor, iddianame hazırlanmadan yargılanıyor. Bir taraftan da iktidara yakın eski belediye başkanı sakız çiğneye çiğneye ifadeye gidiyor. Bu ne demek biliyor musun? "Ben umursamıyorum" demek. "Ben çiğner çiğner tükürürüm" demek. Bu aslında millete yapılan bir hakaret. Bu arkadaşlar millete hakaret ediyor. İktidar bu düzenle ülke yönetemeyeceğinin farkına varması gerekiyor. Hak ihlalleriyle alakalı, hak savunucularıyla alakalı istedikleri gibi gözaltı yapıp, kriminalize edebiliyorlar, kenara koyabiliyorlar insanları. İnsanları soyutlaştırabiliyorlar, toplumdan soyutlaştırabiliyorlar. Bizim belediyedeki bürokrasiyi korkutarak belediyeyi engellemeye çalışıyorlar” ifadelerine yer verdi.
SEFERİHİSAR’DA DRAM VAR
Seferihisar Belediyesi’ne yapılan operasyona yönelik açıklamalarda bulunan Çağatay Güç, “Ben geçen gün Seferihisar’daydım, resmen dram var. Ya bu insanlar nasıl geçiniyorlar? Maaşlarını nereden alacaklar? Çocukları okula nasıl gidecek? Bunlarla ilgili hiçbir şey yok, açıklama yok. 4 aydır, 5 aydır içeride yatan bürokrat arkadaşlar var, memur arkadaşlar var, işçi arkadaşlar var. Maaşları kesiliyor. Orada nasıl geçineceklerini geçtim, ailesi nasıl geçinecek onunla ilgili hiçbir şey yok. Bu suçlamalar, bu yargılamalar, tutuksuz çok rahat yapılabilir. Sadece muhalefet belediyelere yapılmış büyük bir baskı var. Sadece muhalif kesime yapılmış büyük bir baskı var. Bizlere siyasi anlamda ciddi bir siyasi baskı var. Biz siyasi anlamda çok güçlü olduğumuzu hissediyoruz. Milletimizin bizden yana olduğunu biliyoruz. Bu yapılan eziyetlerin tamamı aslında millete yapılıyor. Çünkü bunun sonucunda ekonomi kötüleşiyor, bunun sonucunda insanlar mutsuzlaşıyor, bunun sonucunda insanlar bir yargı süreci olduğu zaman "Ya hemen şöyle bir iktidar partisine yakın bir avukat bulayım, iktidar partisine yakın bir işte hakimle görüşmeye çalışayım, aracı bulmaya çalışayım..." Bu ne demek? Bu resmen hukuksuzluktur yani. Niye insanlar yargılama olacağı zaman veya hukuksal anlamda bir problem yaşadığı zaman iktidar partisine yakın birisini bulmaya çalışıyor? Bu adaletsizlikle alakalı bir şey değil midir? Adaletsizlikle alakalı bir şeydir. O yüzden Türkiye’de artık bu iktidar sisteminin yürümediği açıktır” dedi.
İZMİR’DE OY ORANIMIZ YÜZDE 50’DEN FAZLA!
Güç, ekonomik sorunlara ve yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerinin ardından erken seçim çağrısında bulunarak, “Oy oranlarımız Türkiye genelinde yüzde 35’ten fazla, İzmir’de yüzde 50’den fazla. Biz şu anda yeni parti olarak Türkiye’nin birincil partisiyiz. Bu çok büyük, kıymetli bir şey. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar hızlı kurulan, bu kadar hızlı örgütlenen bir parti yoktur. Biz de İzmir’de çok ciddi bir örgütlenme yaptık biliyorsunuz. 30 ilçenin 30’u da yeni partiye katılım sağladı örgütleriyle beraber, yöneticileriyle beraber, ilçe başkanlarıyla beraber. Şu anda da delegasyon sisteminde 30 ilçede hiçbir problem yaşamadan, hiçbir kavga etmeden tüm delegasyonu uzlaşıyla yazdırdık. Ön seçime gidiyoruz. Bu aslında insanların geleceğe olan umuduyla alakalı bir şeydir. İzmir’de bu başarıyı sağladık, Türkiye’de bu başarıyı sağladık. En yakın seçimlerde seçimi kazandıktan sonra da Türkiye’de bu başarıyı sağlayacağız” dedi.




