Sıcaklar iyiden iyiye bastırınca yaşamı da olumsuz yönde etkiledi!..
Bakıyorsunuz her alanda çatlak sesler yükseliyor!..
Caddeler, sokaklar, meydanlar saçma sapan seslerin yükseldiği yerler oldu!..
İş alanında bunalıma girenler çoğaldı!..
Buna karşın sahiller dolup taştı! Gece kulüplerinde, gündüz beachlerde yer bulmak olanaksız oldu!..
Sıcakta yaz sporlarıyla uğraşanlar adına güzel günler bunlar!.. Ya diğerleri?
Örneğin futbol!..
Yöneteni de, oynatanı da, oynayanı da bunalıma sokmaz mı hiç bu havalar?
Görüyorsunuz dolarlar, avrolar havada uçuşuyor! Kulüpler gelene de gidene de parayı basıyor!
'Gidene neden?' diye sormayın şimdi. Biliyorsunuz 'borç yiğidin kamçısıdır'... Öyle olunca gelen-giden halinden memnun; varsın kulüp yöneticisi düşünsün!..
Bir diğer kentlere bakıyorum, bir de İzmir ve Ege'ye...
Cepte para olmayınca, sabır da kısa sürede tükenirse, adına baskı mı dersiniz yoksa başka bir şey mi bilemem, iplerin kopup gittiğini görüyorum...
Bunu deneyimli isimlerin yapması daha bir düşünülesi kılıyor insanı!..
Örneğin Karşıyaka'da Yücel İldiz'in, beklediğini bulamadığı gerekçesiyle istifası!..
Buca'da parasızlığa karşın Sait Karafırtınalar'ın genç yüreklerle sezona damga vuracağını söylemesi...
Göztepe'nin varsıl durumuna karşın bir türlü golcü bulamaması...
Altay'ın gidenlerin yerine salt b ir teknik direktör bulup, futbolcu arayışını sürdürmesi...
Altınordu'nun transfer çıkmazı vs...
İnsan böylesi bir tabloya baktığında içi kararıyor ister istemez. Başlayacak olan sezonu düşünemiyor bile. Süre daraldıkça kulüp yönetimlerinde, camialarda stres artıyor, taraftarlarda 'homurdanmalar' yoğunlaşıyor...
Hal böyleyken arada çatlak sesler yükselmeye devam ediyor:
'Efendim Dünya'nın sörf merkezi Alaçatı'nın yıldızı sönüyor. Böyle giderse starlar kendilerine başka bir cennet bulacak!..'
Buyrun buradan yakın bakalım!..
Nereden ve kimlerden, nasıl bir duyum aldıysa birileri, oturup döşenmişler yazıyı!..
Daha geçen yıl Dünya'nın en büyük yarışlarından birini başarıyla gerçekleştiren sörf merkezi nasıl oluyor da bir anda çökertiliyor anlamak olanaksız!..
Yok efendim 'Alaçatı Port Projesi' sörf merkezi için büyük tehlikeymiş; girip çıkan tekneler sörf sporu için olumsuzluk yaratıyormuş; sörf okulları iş yapamaz duruma gelmişler!..
Bu görüşe karşın sörf bölgesinde Çağla Kubat, Bora Kozanoğlu gibi uluslararası arenada da boy gösteren sporcularımızın okullarının olduğu biliniyor ki, kendilerinden bugüne değin herhangi bir yakınma duyulmadı...
Anlaşılan o ki, Alaçatı üzerine birileri oyun hazırlığında!..
Özellikle sörf bölgesinden söz ederek konuyu saptırmaya çalışıyorlar...
Belki Bodrum Yalıkavak, belki de Çanakkale Gelibolu ağırlıklı yeni sörf merkezleri yaratma düşüncesinin ürünleridir bu eleştiriler!..
Bilinmez ki!..
Bekleyelim bakalım...
Zaman bize bu 'çatlak seslerin' hangi amaçla yükseldiğini gösterir!..
Futbolda olsun, turizmde olsun, sörfte olsun...
Spor olsun işte!..