'Zaman aşımına uğrayan Sivas Katliamı davası içi hayırlar diliyorsun.'

'Sivas katillerini adeta korumaya alıp avukatlarını vekilliklerle ödüllendiriyorsun.'
'Cem Evlerimizi ibadethane saymıyorsun.'
'Zorunlu din dersleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen kaldırılmadığı gibi iki saate çıkarıyorsun.'
'Toplumu bölüyorsun.'
'Katillerimizi ve Aleviler hakkında 'Katli Vacip' fetvası verenleri övüyor, mezarlarını restore ediyorsun.'
'Okullarda bahsettiğin Alevilik'le bizleri asimile etmeye çalışıyorsun.'
'Kuran'ı mızraklarının ucuna takanlar gibi yeni eğitim sistemine kalkan etmeye çalışıyor, din istismarı yapıyorsun.'
'Ülkenin pek çok farklı yerinde bir zamanlar Maraş'taki gibi evler işaretlenirken seyirci kalıyorsun.'
Bu cümlelerin her birinin sonunda yüz binlerden bir alkış tufanı yükseliyor.
'Kılıçdaroğlu'nun soyunu sopunu sorgulamaya kalktın; biz söyleyelim: Pir Sultan'a çıkar, Hz. Hüseyin'e çıkar, Hz. Ali ye çıkar. Seninkini sorgularsak Yezit'e çıkar, Muaviye'ye çıkar'
'Bize karşı kullandığın vergilerimizi sana helal etmiyoruz'
Sivas Katliamı davasının zamanaşımına uğramasını ve yeni eğitim sistemini protesto için 31 Mart 'ta Kadiköy'den alkışlar yükselirken devam eden onay coşkusu aşağıdaki cümleyle doruğa ulaşıyor.
'Sen bizim Başbakanımız değilsin.'