Yaşantım boyunca Karşıyaka ile yattım Karşıyaka ile kalktım...
Onun başarılarında güldüm, başarısızlıklarında ağladım...’¶
Acıyı, tatlıyı, zaferi, hüsranı...
Şampiyonluk turlarını hep Kaf-Sin-Kaf'la, Yeşil-kırmızıyla yaşadım...
1970-1971 şampiyonluğundaki Ali Ulvi Kiremitçiler'in, 1994-1995 şampiyonluğundaki Hüseyin Hamamcı'nın, omuzlardaki Gode'nin, Erol Baş'ın Ekrem Güçsav'ın, Deli Hayrettin'in, Czyıo'nun İlyas Sazalan'ın, birçok yönetici, futbolcu, emekçi ve binlerce Kaf Sin Kaf taraftarının akıttığı gözyaşını gördüm...
Ölüm trenini, Dünya rekorunun kırıldığı maçı, Kuşadası'nı, Denizli'yi, Ankara ASAŞ stadından boynu bükük dönüşümüzü hepsini ama hepsini hafızama kazıdım...
Dağdan gelip, bağdakini kovanların kısa zamanda foyasının nasıl ortaya çıktığına şahit oldum...
Ama hiç bu haftaki kadar acı çektiğimi, üzüldüğümü, yüreğimin direğinin sızladığını, ne söyleyeceğimi, ne yazacağımı bilemeyecek durumu geldiğimi hatırlamıyorum...
Karşıyaka'ya ömrünü vermiş, Karşıyaka'yı canı kadar seven, hakkını ne yapsak hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar KSK taraftarlarının bazılarına gösterdiği tepkiler nedeniyle en büyük sevdası Karşıyaka'sından istifa edeceğini açıkladı...
Yazıyı okuduğum an şok oldum... Bir Baba 52 yıldır gözünün nuru gibi baktığı evladını terk edip gidebilir mi?
Bir ’‘Baba’’ canı kadar sevdiği Karşıyaka’’sını terk edip gidebilir mi?
Bu taraftarın Baba'sının üzülmesine, kırılmasına gönlü razı olur mu?
Olmazzz...Olmazzz...Olmazzz... Olamazzzz.
Taraftarlar da Baba'ya olan sevgilerini, saygılarını Alsancak Stadyumuna astıkları pankartla belirttiler, "SELÇUK YAŞAR BABAMIZ, BAĞRIMIZA TAŞ BASARIZ"...
İsyan edenler gerçekten şimdilik bağırlarına taş bastı... Aslında bu pankarttaki mesajı kime gittiğini herkes anlıyor, anlamasına ama esas anlaması gerekenler var ya onları Allah’’a havale ediyorum...
Kısacası; Kulübümüzün hamisi, Onursal Başkanı, Babamız Selçuk Yaşar ile taraftarın arasına nifak sokmaya çalışanlar başarılı olamadı. Taraftarlarımız Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar'a olan saygı ve sevgilerini bugün suskun kalarak maç öncesi ve sonrası bir kere daha ispat ettiler...
İki haftadır bizim kısmetsizliğimiz maç yazısı yazmaya oturuyoruz, maçtan başka her şey yazıyoruz.
Gelelim Mersin maçına, Mersin'li dostlar kırılıp gücenmesin, bu futbol fakiri Mersin'i yenemeyen hem de farklı yenmeyen takımı bu ligde meşe sopasıyla dö-ver-ler...
Ben de bu maçı açık tribünde gollerin atıldığı kale tarafında seyrettim... İlk yarıdaki
uyur- gezer Karşıyaka mı rezalet?İkinci yarı mı?.. Karşıyaka muhteşem... Erçağ süper’… Kıvanç anlatılmaz yaşanır... Okan kurnaz tilki... İkinci yarıda atılan üç gol çok güzel bir galibiyet... Ancak yönetim cephesine bakacak olursak mızrağın çuvala sığmayacağı günler geliyor...