Metehan UD/ EGEDESONSÖZ –.İzmir’in Aliağa Belediyesi’nin 2025 yılına ilişkin Sayıştay denetim raporunda, belediyenin mali kayıtları, taşınmaz yönetimi, gelir tahakkuk ve tahsilat işlemleri ile belediye şirketlerinin borçlarının raporlanması konusunda çok sayıda bulguya yer verildi.

Raporda, belediyenin bilgi sisteminde mali veriler üzerinde sınırsız değişiklik yetkisinin bulunduğu, taşınmazların envanter ve değerleme işlemlerinin tamamlanmadığı, gelir sistemindeki rakamlarla muhasebe kayıtlarının uyuşmadığı ve hurdaya ayrılan taşınırların yönetiminde eksiklikler olduğu tespit edildi. Denetçiler ayrıca belediyenin kendisine ve şirketlerine ait vergi ile sosyal güvenlik borçlarının mali tablolarda gerçek tutarlarıyla gösterilmediğine dikkat çekti.

ŞİRKETLERLE BİRLİKTE BORÇ 1,1 MİLYAR TL’Yİ AŞTI
Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, belediye ve şirketlerinin vadesi geçmiş vergi ve sosyal güvenlik borçlarına ilişkin oldu.

31 Aralık 2025 itibarıyla ilgili kurumlardan alınan bilgilere göre Aliağa Belediyesi’nin kendi tüzel kişiliğine ait vergi borcu, gecikme zamlarıyla birlikte 225 milyon 887 bin 60 TL olarak hesaplandı. Aliağa Belediyesi Personel Ltd. Şti.’nin vergi borcu 129 milyon 664 bin 841 TL, Aliakent Peyzaj Sanayi A.Ş.’nin vergi borcu ise 3 milyon 105 bin 818 TL olarak kayıtlara geçti.

Böylece belediye ve şirketlerinin toplam vergi borcu 358 milyon 657 bin 720 TL’ye ulaştı.

Sosyal güvenlik borçlarında ise daha yüksek bir tablo ortaya çıktı. Aliağa Belediyesi Personel Ltd. Şti.’nin sosyal güvenlik borcu 713 milyon 834 bin 290 TL olarak belirlenirken, belediyenin kendi borcu 31 milyon 48 bin 730 TL, Aliağa Belediyesi Sosyal Tesisler A.Ş.’nin borcu ise 8 milyon 229 bin 700 TL oldu.

Belediye ve şirketlerinin toplam sosyal güvenlik borcu 753 milyon 112 bin 720 TL olarak hesaplandı.

Vergi ve sosyal güvenlik borçları birlikte değerlendirildiğinde toplam yükümlülük 1 milyar 111 milyon 770 bin 441 TL’ye ulaştı.

MALİ TABLOLARDAKİ BORÇ İLE GERÇEK TUTAR ARASINDAKİ FARK
Sayıştay raporunda, belediyenin 2025 yılı dönem sonu mizanında vergi borçlarının yapılandırılmış kısımlar dahil 151 milyon 848 bin 130 TL olarak gösterildiği belirtildi. Oysa belediye ve şirketlerinin toplam vergi borcu 358 milyon 657 bin 720 TL olarak hesaplandı.

Sosyal güvenlik borçlarında da benzer bir tabloya dikkat çekildi. Belediyenin dönem sonu mizanında kendi tüzel kişiliğine ait sosyal güvenlik borcu, yapılandırılmış kısımlar dahil 6 milyon 887 bin 69 TL olarak yer aldı. Belediye şirketleri de dahil edildiğinde toplam sosyal güvenlik borcu ise 753 milyon 112 bin 720 TL’ye çıktı.

Raporda, belediyenin mali tablolarında vergi ve sosyal güvenlik borçlarının toplamının 158 milyon 735 bin 199 TL olarak gösterildiği, belediye şirketlerinin borçlarıyla birlikte toplam yükümlülüğün ise 1 milyar 111 milyon 770 bin 441 TL olduğu kaydedildi.

Denetçiler, belediyenin kontrol ettiği şirketlerin mali tablolarıyla kendi mali tablolarını konsolide etmesi, şirketlerin amme borçlarını da mali raporlamada dikkate alması ve vergi daireleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu birimleriyle mutabakat sağlayarak borçları gerçek tutarlarıyla göstermesi gerektiğini belirtti.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Belediye tüzel kişiliğinin toplam vergi ve borcu 225.887.060,09 TL, şirketleri ile birlikte borcu ise 358.657.720,42 TL tutarındadır. Ancak 2025 yılı dönem sonu mizanında gösterilen vergi borcu yapılandırılmış kısımlar dahil 151.848.130,29 TL tutarındadır.

Yine aynı şekilde 2025 yılı dönem sonu mizanında Belediye tüzel kişiliğinin toplam sosyal güvenlik borcu yapılandırılmış kısımlar dahil 6.887.069,59 TL olarak gösterilmiştir. Ancak İdarenin şirketleri ile birlikte toplam sosyal güvenlik borcu ise 753.112.720,91 TL tutarındadır. Bu çerçevede, İdarenin vadesi geçmiş vergi ve sosyal güvenlik borçlarının toplamı 2025 yılı mali tablolarında 158.735.199,88 TL olarak gösterilmiş iken, şirketlerle birlikte toplam ödenecek borç 1.111.770.441,33 TL tutarındadır.

Bu itibarla, anılan mevzuat gereğince vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu birimleri ile gerekli mutabakatlar yapılarak belediye tüzel kişiliği ile şirketlerinin borçlarının İdare mali tablolarında gerçek duruma uygun olarak gösterilmesi gerekmektedir.

37,7 MİLYON TL’LİK VARLIĞA AMORTİSMAN AYRILMADI
Belediyenin maddi duran varlıklarına ilişkin amortisman işlemlerinde de hatalar tespit edildi. Kayıtlı değeri 37 milyon 787 bin 825 TL olan varlıklar için hiç amortisman ayrılmadığı, 21 milyon 791 bin 389 TL tutarındaki bazı varlıklar için ise kayıtlı değerlerinden daha fazla amortisman hesaplandığı belirtildi.

Belediye, gerekli işlemlerin yapıldığını bildirse de Sayıştay, 2026 yılında yapılan kayıtların 2025 yılı dönem sonu mali tablolarındaki hataları düzeltici etkisinin bulunmadığını vurguladı.

1048 ARSA VE ARAZİ İLE 51 YAPI TAPUYA KAYITLI DEĞİL
Taşınmazlara ilişkin incelemelerde, belediyenin taşınmaz kayıt sistemi ile muhasebe sistemi arasında entegrasyon bulunmadığı belirtildi. Bu nedenle tahsis, devir ve kiralama gibi işlemlerin muhasebe kayıtlarına zamanında ve doğru biçimde yansıtılamadığı kaydedildi.

Raporda ayrıca taşınmazların numaralandırılması, dosyalanması, envanterinin çıkarılması, değerlemesi ve cins tashihi işlemlerinin tamamlanmadığı ifade edildi. Bu eksiklikler nedeniyle maddi duran varlık hesaplarının gerçeği yansıtmadığı, enflasyon düzeltmesi işlemlerinin de doğru ve eksiksiz yapılamadığı belirtildi.

Sayıştay denetiminde belediyeye ait olduğu anlaşılan 51 yapı ile 1.048 arsa ve arazi niteliğindeki taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığı tespit edildi. Raporda söz konusu taşınmazların belediye adına tescil edilmesi, kayıt işlemlerinin tamamlanması ve ilgili muhasebe hesaplarına alınması gerektiği vurgulandı.

Belediyenin başka kurumlara tahsis ettiği taşınmazların muhasebe kayıtlarında izlenmediği, diğer kamu idareleri tarafından belediyeye tahsis edilen 12 taşınmazın da muhasebeleştirilmediği kaydedildi.

TAŞINMAZ SATIŞLARINDA HATALI MUHASEBE KAYITLARI
Raporda taşınmaz satışlarının da hatalı muhasebeleştirildiği belirtildi. Satışlarda taşınmazların kayıtlı değerleri yerine satış bedelleri üzerinden çıkış yapıldığı, kârlı satışlarda ise sonradan geriye dönük kayıtlarla gelir hesabına işlem yapıldığı ifade edildi.

Sayıştay, bu yöntemin maddi duran varlık hesaplarının hatalı bakiye vermesine ve faaliyet sonuçları tablosu ile kesin hesabın eksik veya yanlış bilgi içermesine neden olabileceğine dikkat çekti.

Denetçiler, satışların gerçekleştiği tarihte taşınmazın kayıtlı değeri üzerinden muhasebeleştirilmesi, satış kârı veya zararının doğru hesaplanması ve hatalı kayıtların geçmiş tarihler değiştirilerek değil, cari dönemde yapılacak düzeltme kayıtlarıyla giderilmesi gerektiğini bildirdi.

HURDALAR DAĞINIK ALANLARDA TUTULDU
Belediyenin hurda yönetiminde de eksiklikler belirlendi. Hurdaya ayrılan taşınırların ve kullanım imkânı kalmayan yedek parçaların çeşitli alanlarda dağınık biçimde tutulduğu, hurda ambarının bulunmaması nedeniyle güvenlik zafiyeti oluştuğu belirtildi.

Hurda taşınırların giriş kayıtlarının sağlıklı tutulmadığı, imha edilen hurdalar için tutanak düzenlenmediği ve hurda alanına getirilen malzemelerin tür, miktar ve ekonomik değerlerinin belirlenmediği kaydedildi.

Belediye, hurda satışlarının komisyon kararlarıyla yürütüldüğünü ve ilgili muhasebe hesaplarının kullanıldığını savundu. Ancak Sayıştay, mizan ve birleştirilmiş veriler defterindeki kayıtların hesapların sağlıklı işletilmediğini gösterdiğini belirtti. Ayrıca belediyenin Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş.’ye son hurda satışının 2023 yılında yapıldığı, sonraki dönemde şirkete hurda satışı gerçekleştirilmediği ifade edildi.

125,6 MİLYON TL’LİK GİDER BİR SONRAKİ YILA KAYDEDİLDİ
Sayıştay, 2024 yılına ait 125 milyon 696 bin 926 TL tutarındaki giderin 2025 yılında gerçekleştirildiğini ve ilgili gider ile bütçe gideri hesaplarına kaydedildiğini tespit etti.

Raporda, bütçelerin ait oldukları mali yıl için geçerli olduğu ve kamu gelir ve giderlerinin ilgili oldukları dönemin hesaplarında gösterilmesi gerektiği hatırlatıldı. Önceki yıla ait giderlerin sonraki yılın bütçe ödenekleri kullanılarak karşılanmasının ve faaliyet giderlerinin cari yılda kaydedilmesinin mevzuata aykırı olduğu belirtildi.

DEPO VE TAŞINIR KAYITLARINDA DA EKSİKLİKLER
Taşınır yönetimine ilişkin incelemelerde, halka dağıtılmak amacıyla alınan bazı malzemelerin belediye ambarında bulunmasına rağmen dağıtılmış gibi gösterilerek kayıtlardan çıkarıldığı tespit edildi.

Bunun yanı sıra birçok dayanıklı taşınıra sicil numarası verilmediği, 2025 yılına ait İdare Taşınır Mal Yönetimi Ayrıntılı Hesap Cetveli ile İdare Taşınır Mal Yönetim Hesabı İcmal Cetveli’nin düzenlenmediği ve Sayıştay’a sunulmadığı belirtildi.

Yıl sonu sayımlarının fiilen yapılmadığı, sayım tutanakları ile taşınır sayım ve döküm cetvellerinin kayıtlar üzerinden hazırlandığı da raporda yer aldı. Ortak kullanım alanlarındaki taşınırlar için sorumlu belirlenmediği ve gerekli dayanıklı taşınır listelerinin düzenlenmediği kaydedildi.

GELİR SİSTEMİ İLE MUHASEBE KAYITLARI ARASINDA MİLYONLUK FARKLAR
Belediye gelirlerinin tahakkuk, tahsilat ve takibine ilişkin işlemlerde de düzensizlikler tespit edildi. Sayıştay, bazı muhasebe işlem fişlerinin ekinde tahakkuk bordroları ve fişlerinin bulunmadığını, bazı belgelerin gerekli imzaları taşımadığını ve takipli alacaklardan yapılan tahsilatlarda ana para ile gecikme zammının ayrı ayrı gösterilmediğini belirtti.

2025 yılında gelir sisteminde kayıtlı tahakkuk tutarı 2 milyar 124 milyon 550 bin 782 TL iken, muhasebe kayıtlarındaki tutar 1 milyar 813 milyon 919 bin 315 TL olarak hesaplandı.

Gelir sisteminde tahsilat tutarı 1 milyar 793 milyon 279 bin 258 TL olurken, muhasebe kayıtlarında bu tutar 1 milyar 462 milyon 103 bin 428 TL olarak yer aldı.

Terkin kayıtlarında da farklılık görüldü. Muhasebe sisteminde 233 milyon 119 bin 47 TL olarak kaydedilen terkin tutarı, gelir sisteminde 364 milyon 390 bin 403 TL olarak hesaplandı.

Sayıştay, gelir işlemlerinin düzenli yürütülmesi, gelir sisteminde yapılan işlemlerin geciktirilmeden ve eksiksiz biçimde muhasebe birimine bildirilmesi gerektiğini belirtti.

FAALİYET SONUCU 2,8 MİLYAR TL OLARAK HESAPLANDI
Raporda yer alan Faaliyet Sonuçları Tablosu’na göre belediyenin 2025 yılı faaliyet giderleri 2 milyar 416 milyon 826 bin 229 TL, faaliyet gelirleri ise 2 milyar 295 milyon 715 bin 121 TL oldu. Tabloda enflasyon düzeltmesi 2 milyar 941 milyon 203 bin 54 TL olarak yer alırken, dönem olumlu faaliyet sonucu 2 milyar 820 milyon 91 bin 947 TL olarak hesaplandı.

Ancak Sayıştay, taşınmaz envanteri ve değerleme işlemlerindeki eksiklikler nedeniyle enflasyon düzeltmesinin doğru ve tam yapılamadığını, faaliyet sonuçları tablosu ile bilançonun gerçek durumu yansıtmadığını belirtti.

Raporda yer alan bulguların bir bölümünde belediye tarafından düzeltici işlemlere başlanacağı ifade edilirken, tespitlerin devam edip etmediğinin takip eden denetimlerde izleneceği kaydedildi.

ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ ALINMAYAN İŞYERLERİ TESPİT EDİLDİ
Sayıştay raporunda, Aliağa Belediyesi sınırları içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmasına rağmen Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) beyanında bulunmayan faal işyerlerinin olduğu belirtildi. Raporda, belediyenin Gelir Servisi kayıtları ile Zabıta Müdürlüğü kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda bu tespitin yapıldığı kaydedildi.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca belediye sınırları içerisinde çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan işyerlerinin ÇTV ödemesi gerektiği hatırlatılan raporda, vergi mükellefiyetine ilişkin denetim ve yoklamaların düzenli yapılması, vergi vermesi gereken işyerlerinin belirlenmesi ve tahsilatın mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVALARINDA 22 MİLYON TL’Yİ AŞAN ÖDEME BEKLİYOR
Sayıştay denetiminde, Aliağa Belediyesi’nin kamulaştırmasız el atma davalarından kaynaklanan borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle ek mali külfet oluştuğu tespit edildi. Rapora göre belediye bütçesinde 2025 yılı için bu ödemelere yönelik 10 milyon TL ödenek ayrıldı. Ancak kesinleşen dava bedellerinin öngörülen ödeneğin üzerinde kaldığı belirtildi.

31 Aralık 2025 itibarıyla belediye aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davalarının toplam tutarı 64 milyon 418 bin 701 TL olarak kaydedildi. Bu tutarın 22 milyon 62 bin 913,48 TL’lik kısmının yargı kararına bağlanmasına rağmen henüz ödenmediği belirtildi.

Raporda, ödemelerin gecikmesi halinde faiz ve icra giderleri gibi ek maliyetlerin ortaya çıktığına dikkat çekilerek, dava ödemeleri için yeterli ödeneğin ayrılması ve borçların zamanında ödenmesi gerektiği vurgulandı.

36 TAŞINMAZIN YAPI RUHSATI BULUNMUYOR
Belediyenin kiraya verdiği düğün salonu, konut, işyeri, kafe, çay ocağı ve büfe gibi taşınmazlardan 36’sının yapı ruhsatının bulunmadığı tespit edildi. Sayıştay, yapı ruhsatı olmadan kullanılan söz konusu taşınmazların mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Belediye yönetiminin yanıtında, tespitin düzeltilmesine yönelik işlemlere başlanacağı ifade edildi. Raporda, ruhsatlandırma işlemlerinin ivedilikle yapılması gerektiği kaydedildi.

BELEDİYE TAŞINMAZLARI DERNEK VE KOOPERATİFE TAHSİS EDİLDİ
Sayıştay raporunda, belediyeye ait bazı taşınmazların mevzuata aykırı şekilde tahsis edildiği de belirtildi. Buna göre belediye mülkiyetindeki bazı taşınmazlar, belediye meclisi kararıyla kamu idaresi olmayan bir derneğe, meclis kararı olmaksızın ise bir kadın kooperatifine tahsis edildi.

Raporda, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uyarınca belediyelerin taşınmazlarını asli görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere mahallî idarelere ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebileceği hatırlatıldı. Sayıştay, dernek ve kooperatiflere yapılan bu tür tahsislerin sonlandırılması gerektiğini bildirdi.

37 KİŞİDEN 396 BİN TL ALACAK TAKİP EDİLMEDİ
Belediyenin muhasebe kayıtlarında yer alan kişilerden alacaklarının tahsil ve takibinin yapılmadığı da rapora yansıdı. Sayıştay incelemesinde, 2025 yılı açılış kaydında 37 kişiye ait toplam 396 bin 393,92 TL alacağın bulunduğu, bu tutara ilişkin 2025 yılı boyunca tahsilat ve takip işlemlerinin yapılmadığı ve alacağın 2026 yılına devrettiği tespit edildi.

Raporda, belediyenin gelir ve alacaklarını takip edip tahsil etmesinin yasal bir zorunluluk olduğu hatırlatılarak, söz konusu alacakların gecikmeksizin takip edilmesi gerektiği ifade edildi.

KİRA ALACAKLARININ YÜZDE 61’İ TAHSİL EDİLEMEDİ
Aliağa Belediyesi’nin kiraya verdiği taşınmazlardan kaynaklanan kira alacaklarının önemli bir bölümünü tahsil edemediği belirtildi. Rapora göre 2025 yılında tahakkuk eden kira alacakları 54 milyon 931 bin 954,04 TL olurken, tahsil edilen tutar 21 milyon 285 bin 224,76 TL’de kaldı.

Tahsil edilmeyen ve sonraki yıla devreden kira alacağı ise 33 milyon 646 bin 729,28 TL olarak hesaplandı. Böylece kira alacaklarının yüzde 61’i tahsil edilemedi.

Sayıştay, vadesi gelen kira alacaklarının tahsil edilerek muhasebe kayıtlarında izlenmesi gerektiğini belirtti.

UZUN SÜRELİ KİRALAMALARDA BEDELLER GÜNCELLENMEDİ
Belediyeye ait taşınmazlardan 10 yıl ve daha uzun süreyle kiraya verilen bazılarının kira bedellerinin beş yıllık dönemlerin sonunda güncel rayiç değerlere göre belirlenmediği tespit edildi. Raporda Taşkahve, halı saha, boru hattı, soğutma suyu boru hattı, kabin dolabı, dernek, fırın, sanayi kiralama ve büfe gibi taşınmazlar örnek gösterildi.

Sayıştay, beş yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde kira bedelinin her beş yılın sonunda taşınmazın durumu ve emsal kira bedelleri dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Mevcut kira bedellerinin güncel rayiçlerin oldukça altında kaldığı belirtilerek, kira bedellerinin mevzuata uygun şekilde güncellenmesi istendi.

ORMAN İŞLETMESİNDEN KİRALANAN ALAN İZİNSİZ DEVREDİLDİ
Aliağa Belediyesi’nin Orman İşletme Müdürlüğünden kiraladığı mesire yeri ve tesisleri, sözleşmedeki devir yasağına rağmen alt işletmeciye devrettiği tespit edildi. Sayıştay, işletme hakkının devri öncesinde Orman İşletme Müdürlüğünden gerekli yazılı iznin alınmadığını belirtti.

Belediyenin söz konusu alanı yap-işlet-devret modeli kapsamında 18 yıllığına kiraya verdiği, kira bedelinin 1 milyon 550 bin TL peşin olarak belirlendiği, ancak muhammen bedelin tespitine ilişkin mevzuata uygun ve belgeye dayalı bir çalışma yapılmadığı da raporda yer aldı.

Raporda, belediyeden alanı kiralayan yüklenicinin, taşınmazın bir bölümünü belediyenin ve Orman İşletme Müdürlüğünün onayını almadan başka bir şirkete devrettiği ifade edildi. Kır lokantası, kır kahvesi ve macera parkı yapılması öngörülen tesislerin yaklaşık maliyeti 20 milyon 864 bin 157,03 TL olarak hesaplandı.

Bu tutarın 13 milyon 786 bin 175 TL’lik bölümünü oluşturan macera parkının kapalı tutulduğu ve işletilmediği belirtildi. Sayıştay, macera parkının güvenlik gerekçesiyle açılmamasına ilişkin belediye açıklamasını yeterli bulmayarak, yüksek maliyetli yatırımın tamamlanmasına rağmen amacına uygun kullanılmamasının kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması ilkesiyle bağdaşmadığını değerlendirdi.

KİRA BEDELLERİNİN DAYANAKLARI İHALE DOSYALARINDA YOK
Belediyeye ait taşınmazların kiraya verilmesinde belirlenen muhammen kira bedellerinin dayanak belgelerinin ihale dosyalarında bulunmadığı tespit edildi. Sayıştay, kira bedellerinin uzman kuruluşlardan veya bilirkişilerden yararlanılarak rayiçlere uygun biçimde belirlenmesi ve hesaplamaya esas belgelerin ihale dosyalarında saklanması gerektiğini bildirdi.

Belediye yönetimi, muhammen bedellerin Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlendiğini ifade ederken, hesap tutanakları ve dayanak belgelerin dosyalarda standart ve denetlenebilir biçimde muhafaza edilmesi gerektiğini de kabul etti.

TAŞINMAZLAR PAZARLIK USULÜYLE KİRAYA VERİLDİ
Sayıştay, belediyeye ait bazı taşınmazların kapalı teklif usulü yerine pazarlık yöntemiyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, belediye şirketlerine herhangi bir ihale yapılmaksızın pazarlık usulüyle kiralanan bazı tesislerin daha sonra şirketler tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği ifade edildi.

Denetim raporunda, belediye şirketlerinin aracı kılınmasıyla taşınmazların üçüncü kişilere kiralanmasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda öngörülen ihale usullerinin fiilen devre dışı bırakıldığı ve rekabete açık sürecin bertaraf edildiği değerlendirmesine yer verildi.

Belediye yönetimi ise pazarlık usulünün bazı sosyal kullanım alanlarında yerel ihtiyaçların kesintisiz karşılanması amacıyla tercih edildiğini savundu. Ancak Sayıştay, tespitlerin yalnızca bu tür alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında mevzuatta esas alınan kapalı teklif usulünün uygulanması gerektiğini kaydetti.

ÜÇ TAŞINMAZ 25 YILI AŞAN SÜRELERLE TAHSİS EDİLDİ
Belediyenin bazı taşınmazları kamu kurum ve kuruluşlarına 25 yılı aşan sürelerle tahsis ettiği tespit edildi. Emlak Müdürlüğü tarafından hazırlanan listede üç taşınmazın bu kapsamda olduğu, bunlardan birinin süresiz, ikisinin ise 49 yıllığına tahsis edildiği belirtildi.

Belediye yönetimi, kayıtlarında 25 yılı aşan tahsis bulunmadığını bildirse de Sayıştay, sunulan liste üzerinden yaptığı incelemede söz konusu üç taşınmazı tespit etti. Raporda, tahsislerin 25 yıllık azami süreyi aşmayacak şekilde düzenlenmesi ve ihtiyaç devam ediyorsa süre sonunda mevzuata uygun biçimde yenilenmesi gerektiği ifade edildi.

AMBALAJ ATIKLARI İHALESİZ TOPLANMAYA DEVAM EDİLDİ
Aliağa Belediyesi’nin ambalaj atıklarının toplanması ve değerlendirilmesine ilişkin imtiyaz hakkını belediye şirketine ihalesiz olarak devrettiği tespit edildi.

Belediye yönetimi, 27 Mart 2023 tarihinde yapılan ihale sonucunda işin belediye şirketi ABPAŞ tarafından 31 Aralık 2023’e kadar yürütülmesinin kararlaştırıldığını bildirdi. Ancak Sayıştay, ihale kapsamında tanınan işletme hakkının bu tarihte sona ermesine rağmen ambalaj atıklarının toplanması ve satışı faaliyetinin yeni bir ihale yapılmadan aynı şirket tarafından sürdürüldüğünü belirledi.

Raporda, 2023 yılında yapılan ihalenin sonraki dönemdeki faaliyetler için hukuki dayanak oluşturmadığı vurgulanarak, gelir getirici nitelikteki ambalaj atığı toplama işine ilişkin imtiyaz hakkının ihale yoluyla devredilmesi gerektiği kaydedildi.

3 BİN 985 İŞYERİNİN 1 BİN 839’UNUN RUHSATI YOK
Sayıştay raporunda, Aliağa Belediyesi sınırlarında faaliyet gösteren ve Çevre Temizlik Vergisi beyanı bulunan 3 bin 985 işyerinden 1.839’unun işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği belirtildi.

Belediye yönetimi, ÇTV kayıtlarında belediyenin ruhsat verme yetkisi dışında kalan işyerlerinin de bulunabileceğini savundu. Ancak Sayıştay, incelemede ruhsat muafiyeti bulunan işyerlerinin değerlendirme dışında bırakıldığını ve tespitin belediyenin ruhsat verme yetkisi kapsamındaki işyerleriyle sınırlı olduğunu bildirdi.

Raporda, ruhsatsız faaliyet gösteren işyerlerinin denetlenmesi, gerekli ruhsatlandırma ve yasal işlemlerin yapılması, ayrıca işyeri açma izni harcının tahsil edilmesi gerektiği ifade edildi.

MECLİS KARARI OLMADAN 135 MİLYON TL KREDİ KULLANILDI
Aliağa Belediyesi’nin belediye meclisi kararı olmadan üç ayrı banka kredisi kullandığı da Sayıştay raporunda yer aldı. Rapora göre belediye, Türkiye Finans Katılım Bankası ve Vakıf Katılım Bankasından toplam 135 milyon TL ana para tutarında üç kredi kullandı. Kredilerin toplam geri ödeme tutarı 190 milyon 815 bin 298,17 TL olarak kaydedildi.

Geri ödemeleri 2024 ve 2025 yıllarında yapılacak krediler için belediye meclisinin borçlanmaya izin veren kararlarının alınmadığı tespit edildi. Sayıştay, belediyelerin borçlanmasına ilişkin karar alma yetkisinin belediye meclisine ait olduğunu hatırlatarak, uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu belirtti.

853 MİLYON TL’LİK YOL İŞİNDE MAHAL LİSTESİ VE METRAJ EKSİK
Sayıştay, Aliağa Belediyesi tarafından ihale edilen “2025-2026 Yıllarında İlçemiz Geneli Cadde ve Sokaklarda Yol, Kaldırım Yenileme ve Yapım İşi”nde mahal listeleri ile metraj cetvellerinin hazırlanmadığını tespit etti. Sözleşme bedeli KDV hariç 853 milyon 436 bin 40 TL olan işte, hangi imalatın hangi cadde veya sokakta ve ne miktarda yapılacağının ihale öncesinde somut biçimde belirlenmediği belirtildi.

Raporda, mahal listeleri bulunmadığı için metraj cetvellerinin de düzenlenemediği, bu durumun yaklaşık maliyetin gerçekçi biçimde hesaplanmasını riske attığı kaydedildi. Ayrıca eksik teknik dokümantasyonun tekliflerin değerlendirilmesini, rekabet koşullarını ve yapım işlerinin denetimini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

Belediye yönetimi, yaklaşık maliyetin iş kalemleri ve miktarları esas alınarak belirlendiğini, uygulama sırasında hakedişlerin yerinde yapılan ölçüm ve kontrollerle düzenlendiğini bildirdi. Sayıştay ise ihale öncesinde hangi imalatın nerede ve ne miktarda yapılacağının belirlenmemesinin teknik ve mali açıdan önemli riskler doğurduğu değerlendirmesini yaptı.

EVSEL ATIK HİZMETLERİNDE KDV ORANI TARTIŞMASI
Belediyenin evsel katı atık hizmetleri için abonelerden aldığı ücretlerde yüzde 20 yerine yüzde 10 KDV uyguladığı tespit edildi. Sayıştay, söz konusu hizmetler için genel KDV oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, eksik tahakkuk ve tahsilat yapıldığını değerlendirdi.

Belediye yönetimi ise evsel katı atık hizmetlerinin belediyenin asli ve kamusal görevi kapsamında sunulması durumunda KDV’ye tabi olmayabileceğini savundu ve uygulamanın yeniden değerlendirileceğini bildirdi. Sayıştay, belediye tarafından yürütülen evsel katı atık toplama, taşıma ve bertaraf hizmetlerinin KDV Kanunu kapsamında olduğunu değerlendirerek, tahsil edilen bedeller üzerinden yüzde 20 oranında KDV hesaplanması gerektiği görüşünü rapora yazdı.

10 YILI AŞAN KİRALAMALAR MEVZUATA AYKIRI BULUNDU
Belediyeye ait bazı taşınmazların 10 yıldan uzun sürelerle kiraya verildiği de raporda yer aldı. Sayıştay, ilgili mevzuat kapsamında belediye meclisinin taşınmazları 10 yılı aşan sürelerle kiralama yetkisinin bulunmadığını belirtti.

Raporda, uygun olmayan idari işlemlerin düzeltilerek mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.

47 İCRA DOSYASINDA 225 MİLYON TL’Yİ AŞAN TUTAR
Aliağa Belediyesi’nin taraf olduğu dava ve icra takiplerinin mali açıdan risk oluşturabilecek seviyeye ulaştığı da Sayıştay raporuna yansıdı. Raporda, belediye aleyhindeki 47 icra dosyasının 33’ü için toplam 210 milyon 388 bin 686,93 TL ödeme yapıldığı, kalan 14 dosya için ise 14 milyon 882 bin 665,45 TL ödeme yapılacağı belirtildi.

Buna göre söz konusu dosyalarda ödenen ve ödenmesi planlanan tutarların toplamı 225 milyon 271 bin 352,38 TL’ye ulaşıyor.

Sayıştay, hukuki ihtilafların belediyenin mali yapısı üzerinde baskı oluşturabileceğine, belediye varlıklarına haciz konulması halinde hizmetlerin aksayabileceğine dikkat çekti. Raporda, gereksiz yargılama giderleri, faiz, icra giderleri ve vekâlet ücretlerine neden olan uygulamalardan kaçınılması, mevzuata göre ödenmesi gereken tutarların zamanında ödenmesi ve kamu zararına neden olanlardan gerekli şartlar oluştuğunda rücu yoluna gidilmesi gerektiği belirtildi.

15 BELEDİYE İŞÇİSİ BAŞKA KURUM VE KURULUŞLARDA ÇALIŞTIRILDI
Sayıştay, belediyenin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında kendi şirketinde istihdam ettiği 15 işçiyi belediye hizmetleri dışındaki kurum ve kuruluşlarda görevlendirdiğini tespit etti. İşçilerin ilçedeki ibadethane, devlet hastanesi, kaymakamlık, tapu müdürlüğü, engelliler derneği ile belediyenin başka bir şirketinin işlettiği sosyal tesis ve kafeteryada çalıştırıldığı belirtildi.

Raporda, söz konusu işçilerin ücretlerinin belediye bütçesinden ödendiği ancak belediye hizmetlerinde çalıştırılmadıkları kaydedildi. Belediyenin diğer kamu kurumlarına veya sivil toplum kuruluşlarına personel sağlama şeklinde bir görev ve yetkisinin bulunmadığı vurgulanarak, hizmet alımı kapsamında istihdam edilen işçilerin belediye birimlerinin yürüttüğü hizmetlerde çalıştırılması gerektiği ifade edildi.

244 BOŞ YEVMİYE NUMARASI TESPİT EDİLDİ
Aliağa Belediyesi’nin 2025 yılı yevmiye defterinde 244 boş yevmiye numarası bulunduğu ve geçmiş tarihli muhasebe kayıtları yapıldığı tespit edildi. Sayıştay, belediyenin kullandığı otomasyon programının boş yevmiye numarası bırakılmasına ve geriye dönük kayıt yapılmasına imkân tanıdığını belirtti.

Raporda, muhasebe kayıtlarının tarih ve numara sırasına göre günlük tutulması gerektiği hatırlatılarak, kullanılan sistemin boş numara bırakılmasını ve geçmiş tarihli kayıt yapılmasını engelleyecek şekilde düzenlenmesi istendi.

DOĞRUDAN TEMİN ALIMLARINDA ÜÇ AYRI EKSİKLİK
Sayıştay, belediyenin doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirdiği bazı alımlarda mevzuata aykırılıklar bulunduğunu belirledi. Raporda, tek kaynaktan temin edilen bazı mal ve hizmet alımlarında gerekli formun düzenlenmediği, parasal limit dâhilindeki bazı alımlarda yasaklılık teyidinin yapılmadığı ve ihale yoluyla gerçekleştirilmesi gereken bazı işlerin doğrudan temin yöntemiyle parçalara bölündüğü kaydedildi.

Tek kaynaktan yapılan alımlarda, alımın neden yalnızca belirli bir gerçek veya tüzel kişiden gerçekleştirilebildiğini açıklayan formun ve dayanak belgelerin hazırlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca Kamu İhale Kanunu’nun ilgili parasal limiti kapsamındaki doğrudan temin alımlarında, alım yapılacak kişi veya şirketin yasaklı olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiği hatırlatıldı.

Raporda, 2025 yılında gerçekleştirilen bazı makine ve teçhizat alımları ile yapım, bakım ve onarım işlerinin açık ihale usulüyle yapılması gerekirken kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespitine yer verildi.

Sayıştay, eşik değerlerin altında kalmak amacıyla alımların parçalara bölünmesinin ihale mevzuatının temel ilkelerine aykırı olduğunu vurgulayarak, aynı nitelikteki ve bütünlük oluşturan ihtiyaçların rekabeti sağlayan temel ihale usulleriyle karşılanması gerektiğini belirtti.

KİRA SÜRESİ BİTEN TAŞINMAZLAR TAHLİYE EDİLMEDİ
Sayıştay raporunda, Aliağa Belediyesi’ne ait bazı taşınmazların kira süreleri sona ermesine rağmen tahliye edilmediği ve eski kiracılar tarafından işgaliye bedeli karşılığında kullanılmaya devam edildiği belirtildi. Raporda, bu uygulamanın mevzuata uygun olmadığı vurgulanarak taşınmazların tahliye edilmesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yeniden ihaleye çıkarılması gerektiği ifade edildi.

Raporda, kira sözleşmesi sona eren taşınmazların işgal yoluyla kullanılmaya devam edilmesinin yasal bir kiralama yöntemi olmadığına dikkat çekildi. 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine göre, işgal edilen taşınmazların idarenin talebi üzerine mülki idare amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilmesi gerektiği hatırlatıldı.

BELEDİYE ŞİRKETİ ÜZERİNDEN 19,5 MİLYON TL’LİK FİNANSMAN
Sayıştay’ın 26’ncı bulgusunda, belediyeye ait Aliakent Peyzaj A.Ş. üzerinden belediyeye finansman sağlandığı tespitine yer verildi. Rapora göre şirket, 2025 yılı içerisinde kendisinin ve belediyenin yüklenicisi olan özel bir şirketten 27 milyon 500 bin TL borç aldı. Bu tutarın 19 milyon 500 bin TL’si daha sonra Aliağa Belediyesi’ne aktarılarak belediyenin borçlarının ödenmesinde kullanıldı.

Sayıştay, söz konusu borçlanma işleminde şirket yönetim kurulunun kararının bulunmadığını ve taraflar arasında yazılı bir borç ya da finansman sözleşmesi düzenlenmediğini belirtti. Ayrıca alınan paranın şirket faaliyetlerinde kullanılmadan doğrudan belediyenin banka hesabına aktarıldığı kaydedildi.

Raporda, belediye şirketi üzerinden yürütülen bu işlemle belediyelerin borçlanmasına ilişkin meclis kararı, borçlanma sınırı ve izin şartlarının devre dışı bırakıldığı ifade edildi. Belediye Kanunu’nun 68’inci maddesi uyarınca belediyenin borçlanma işlemlerinin belirli usul ve sınırlamalara tabi olduğu hatırlatılarak, belediye şirketleri aracılığıyla ve meclis kararı alınmadan üçüncü kişilerden borç temin edilmemesi gerektiği vurgulandı.

MUHASEBE KAYITLARINDA BELGE VE İMZA EKSİKLİKLERİ
Sayıştay raporunun 27’nci bulgusunda, belediyenin muhasebe işlemlerinde çeşitli belge, imza ve onay eksiklikleri bulunduğu belirtildi. Bazı muhasebe işlem fişleri ve ödeme belgelerinin ekinde işlemlerin dayanağı olan faturaların, taşınır işlem fişlerinin ve harcama talimatlarının bulunmadığı ya da eksik olduğu tespit edildi.

Elektrik, doğal gaz, telefon ve internet ödemeleri ile dönem başı açılış kayıtları, mevduat faiz gelirleri ve banka-kasa işlemlerine ilişkin muhasebe belgelerinin gerekli kanıtlayıcı evrak ve listeler eklenmeden düzenlendiği kaydedildi.

Vezne tahsilatları ve banka işlemlerinde de düzensizlikler belirlendi. Kasa tahsilatlarının bankaya yatırılması, banka hesaplarından yapılan ödemeler, veznedarlar arasındaki nakit aktarımları ve çevrim içi tahsilatlara ilişkin belgelerde eksiklikler bulunduğu; bazı belgelerin imzasız ve onaysız olduğu ifade edildi.

Ayrıca 2025 yılı açılış kaydındaki banka mevcudunun tespiti için 2024 yılı sonunda bankalarla resmi yazışma yoluyla mutabakat yapılmadığı, günlük tahsilatın tamamının teslimat müzekkerelerinde gösterilmediği ve banka ödemelerine ilişkin bazı belgelerin günlük toplam tutar üzerinden düzenlendiği belirtildi.

MAL VE HİZMET ALIMLARINDA KABUL İŞLEMLERİNE ELEŞTİRİ
Raporda yer alan 28’inci bulguda, belediyenin bazı mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde denetim, muayene ve kabul işlemlerinin yetersiz olduğu tespit edildi.

Sayıştay incelemesinde, bazı alımlarda fiilen muayene, kontrol ve denetim yapılmadan kabul tutanaklarının düzenlendiği belirtildi. Bazı malların belediyeye teslim edilmeden veya ambar ve depoya konulmadan kabul işlemlerinin gerçekleştirildiği, kimi malzemelerin ise doğrudan tüketime verildikten sonra kabul belgelerinin düzenlendiği kaydedildi.

Bina yapımı dışındaki bazı yapım işleri ile bakım ve onarım hizmetlerinde işlerin dağılımını gösteren mahal listeleri ve metraj cetvellerinin hazırlanmadığı; yapılan işleri ayrıntılı biçimde ortaya koyan harita ve krokilerin dosyalarda bulunmadığı ifade edildi. İş programları kapsamında gerçekleştirilen çalışmalara ait fotoğrafların da düzenli şekilde çekilerek kabul tutanaklarına eklenmediği belirtildi.

Sayıştay, mal ve hizmet alımlarına ilişkin kabul işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi ve yapılan işlerin yeterli, ayrıntılı belgelerle kayıt altına alınması gerektiğini bildirdi.

ARAÇ GİDERLERİ 256,8 MİLYON TL’Yİ AŞTI
Sayıştay raporunun 29’uncu bulgusunda ise Aliağa Belediyesi’nin taşıt ve iş makinesi edinme ve kullanma uygulamaları eleştirildi. Raporda, araç kiralamalarının ve yükleniciler tarafından sağlanan taşıtların kullanımında hizmet gerekçelerinin yeterince ortaya konulmadığı, araçların mevzuata uygun kullanılmadığı tespitlerine yer verildi.

Belediyenin ilk ihalede kiraladığı 7 araç ile belediye şirketinden sağlanan 1 araç olmak üzere toplam 8 binek otomobilin yanı sıra ikinci ihaleyle kiralanan 13 binek otomobilin Özel Kalem Müdürlüğü’nde kullanıldığı belirtildi.

Rapora göre 2025 yılının ilk dokuz ayında farklı tür ve sınıflarda 68 araç ve iş makinesi kiralama yoluyla, 34 araç ise belediye şirketleri ve diğer kişilerden bedelsiz olarak temin edildi. Böylece toplam 102 araç kullanıldı. Yılın son üç aylık döneminde ise aynı yöntemlerle temin edilen araç sayısı 110’a çıktı. Binek otomobil sayısının da bu dönemde 11’den 18’e yükseldiği kaydedildi.

Belediyenin 2025 yılı boyunca şirketler ve diğer kişilerden bedelsiz olarak aldığı 106 aracın farklı dönemlerde belediye birimlerinin kullanımına verildiği, bu araçların yakıt giderlerinin ise belediye tarafından karşılandığı belirtildi.

ARAÇLARA 256 MİLYON 835 BİN TL HARCANDI
Sayıştay raporunda, belediyenin 2025 yılı taşıt ve iş makinesi giderleri de ayrıntılı biçimde sıralandı. Buna göre belediye;

· 58 milyon 626 bin 274,82 TL akaryakıt,

· 172 milyon 953 bin 236,41 TL araç ve iş makinesi kiralama,

· 20 milyon 596 bin 277,54 TL taşıt ve iş makinesi yedek parça alımı,

· 4 milyon 659 bin 770 TL bakım ve onarım

gideri gerçekleştirdi. Bu kalemlerdeki toplam harcama 256 milyon 835 bin 558,77 TL oldu.

Raporda, bedelsiz kullanılan araç sayısının yüksekliğinin, belediyenin şirketler veya üçüncü kişiler üzerinden araç temin ederek ihale sistemi ve tasarruf tedbirlerindeki sınırlamaların dışına çıktığına işaret ettiği belirtildi. Bazı özel amaçlı araçların ihale yoluyla kiralanmasının ardından aynı nitelikteki başka araçların kullanım sürelerinin aylık dönemlere bölünerek doğrudan temin veya pazarlık usulüyle ilave olarak temin edildiği de kaydedildi.

6 parsel vitrinde... TOKİ'den İzmir'de 212 milyonluk satış!
6 parsel vitrinde... TOKİ'den İzmir'de 212 milyonluk satış!
İçeriği Görüntüle

ARAÇ HAVUZU SİSTEMİ BULUNMADIĞI BELİRTİLDİ
Sayıştay incelemesinde, belediyede araç ihtiyacına yönelik analiz yapılmadığı, tasarruf sağlayacak bir araç havuzu sisteminin uygulanmadığı ve taşıtlarla iş makinelerinin birimlere dağıtılarak kullandırıldığı tespit edildi.

Birimler tarafından araçların günlük çalışma bilgilerinin düzenli tutulmadığı, kullanım ve giderlerin harcama yetkililerince izlenmediği, araçların hangi işlerde ve ne kadar süreyle kullanılacağının önceden planlanmadığı belirtildi. Bazı görev emirlerinin sonradan ve toplu biçimde düzenlendiği, araç kullanımlarının ortak bir sistem üzerinden takip edilmediği de raporda yer aldı.

Bazı araçların personele 7 gün 24 saat esasına göre kullandırıldığı, kimi araçların yüksek mesafeler kat ederken bazılarının düşük mesafelerde kullanıldığı ifade edildi.

Sayıştay, araçların sayı ve niteliklerinin somut hizmet ihtiyacına göre belirlenmesini, ortak araç havuzu sistemine geçilmesini ve tüm kullanımların kayıt altına alınarak izlenmesini istedi. Raporda ayrıca Belediye Başkanı dışındaki görevlilere makam aracı tahsis edilmemesi, hizmet araçlarının kişilere ölçüsüz kullanım imkânı verecek biçimde 7 gün 24 saat kullandırılmaması ve şirketlerce bedelsiz araç tahsisi uygulamasının sonlandırılması gerektiği belirtildi.

VERGİ VE SGK BORÇLARINA 463,1 MİLYON TL GECİKME ZAMMI
Sayıştay’ın 30’uncu bulgusunda, Aliağa Belediyesi’nin nakit çıkışlarını planlayamaması nedeniyle vergi dairesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarını vadesinde ödeyemediği, bu nedenle yüksek tutarda gecikme zammı ve cezasıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi.

Raporda, belediyenin vergi borçları için 122 milyon 608 bin 209,83 TL, prim borçları için ise 340 milyon 548 bin 925,64 TL gecikme zammı tahakkuk ettiği kaydedildi. Böylece toplam gecikme zammı 463 milyon 157 bin 135,47 TL’ye ulaştı.

Belediyenin 2025 yılı toplam bütçe giderinin 2 milyar 938 milyon 757 bin 407,26 TL olduğu hatırlatılan raporda, gecikme zammı tutarının yıllık bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geldiği vurgulandı. Belediyenin hizmet ve harcamalarını mali durumuna göre planlaması, öncelikle tahakkuk etmiş kamu borçlarını ödeyebilecek nakit varlığını gözetmesi gerektiği ifade edildi.

BORÇ ÖDEMELERİNDE ÖNCELİK SIRASINA UYULMADI
Sayıştay’ın 31’inci bulgusunda, belediyenin nakit yetersizliği nedeniyle bütçe emanetleri hesabına kaydedilen borçların ödenmesinde mevzuattaki öncelik sırasına uyulmadığı belirtildi.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, kamu idaresinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderlerin muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmesi gerekiyor. Ancak vergi, prim ve benzeri kamu borçları ile ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek maliyet oluşturacak borçlara öncelik verilmesi hükme bağlanıyor.

Raporda, Aliağa Belediyesi’nin mal ve hizmet tedarikçileri ile diğer hak sahiplerine olan borçlarını gösteren bütçe emanetleri hesabından yapılan ödemelerde bu sıraya uyulmadığı tespitine yer verildi. Bazı alacaklılara uzun süre ödeme yapılmadığı, bu nedenle yüksek tutarlı icra takipleriyle karşılaşıldığı; bazı alacaklılara ise ödeme sırası gelmeden öncelikli ödeme yapıldığı kaydedildi.

Sayıştay, satıcılara ve diğer hak sahiplerine olan borçların mevzuatta belirtilen şekilde, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmesi gerektiğini bildirdi.

FİYAT FARKI HESAPLAMALARINDA HATA TESPİTİ
Rapordaki 32’nci bulguda, belediyenin bazı hizmet alımları ve yapım işlerinde hakediş ödemelerine esas fiyat farkı hesaplamalarının hatalı yapıldığı belirtildi.

Sayıştay incelemesinde, önceki yıl denetimlerinde de tespit edilen bazı yanlışlıkların tekrarladığı kaydedildi. Yapım işleri ve malzeme içeren hizmet alımlarında fiyat farkı katsayısı hesaplanırken formülde yer alması gereken bazı endekslerin hesaba katılmadığı, kimi işlemlerde ise tek endeks üzerinden hesaplama yapıldığı belirtildi.

Bazı hizmet alımlarında doğrudan asgari ücret artış oranı üzerinden fiyat farkı ödendiği halde hesaplamaya işçilik endeksinin de dahil edildiği ifade edildi. Raporda, yapım işleri ve hizmet alımlarında fiyat farklarının ilgili mevzuatta belirtilen formüllere uygun hesaplanması ve aynı hataların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.

225,2 MİLYON TL’LİK İCRA TAKİBİ
Sayıştay’ın 33’üncü bulgusunda, Aliağa Belediyesi’nin giderlerini zamanında ve tam olarak ödememesi nedeniyle çok sayıda icra takibine maruz kaldığı ve bu kapsamda ek masraf ve giderler oluştuğu belirtildi.

Rapora göre belediye hakkında ilamlı ve ilamsız olmak üzere toplam 225 milyon 271 bin 352,38 TL tutarında icra takibi yapıldı. Bu tutarın 210 milyon 388 bin 686,93 TL’lik bölümünün ödendiği, 14 milyon 882 bin 665,45 TL’lik kısmının ise ödenmediği kaydedildi.

İcra dosyalarının 16 milyon 865 bin 447,69 TL’sinin kamulaştırma kaynaklı olduğu, ilamlı icra dosyalarının toplam tutarının 6 milyon 842 bin 247,50 TL, ilamsız icra takiplerinin toplamının ise 186 milyon 680 bin 991,74 TL olduğu belirtildi.

Raporda, belediyenin 2024 ve 2025 yıllarında muhasebe kayıtlarında görülen icra borcu ödemelerinin toplam 16 milyon 829 bin 73,30 TL olduğu ifade edildi. Belediye tarafından ödendiği bildirilen ancak muhasebe kayıtlarında yer almayan 193 milyon 559 bin 613,63 TL’nin kaynağının ise açıklanmadığı kaydedildi. Söz konusu ödemelerin “haricen” yapıldığı belirtildi.

Sayıştay, belediyenin mali durumunu dikkate alarak harcama yapması ve icra takibine gerek kalmadan, hukuken vadesi gelmiş borçlarını hak sahiplerine zamanında ödemesi gerektiğini bildirdi.

KİRA SÜRESİ DOLAN TAŞINMAZLAR İHALESİZ KİRAYA VERİLDİ
Sayıştay’ın 34’üncü bulgusunda, belediyeye ait bazı taşınmazların kira süreleri sona ermesine rağmen yeniden ihale yapılmadan kiraya verilmeye devam edildiği belirtildi.

Rapora göre kira süresi dolan ve taşınmazı kullanmayı sürdürmek isteyen kiracıların sözleşmeleri, yeniden ihale yapılmaksızın belediye encümeni kararlarıyla uzatıldı. Sayıştay, uygulamanın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda yer alan açıklık ve rekabet ilkelerine aykırı olduğunu kaydetti.

Kanun hükümleri uyarınca belediyelerin taşınmazlarını kiraya verme işlemlerini ihale yoluyla gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatılan raporda, kira süresi sona eren taşınmazların sözleşmelerinin encümen veya meclis kararıyla doğrudan uzatılmaması, mevzuata uygun şekilde yeniden ihaleye çıkılması gerektiği ifade edildi.

94,8 MİLYON TL’LİK PARA CEZASI ALACAĞI TAHSİL EDİLEMEDİ
Sayıştay raporunun 35’inci bulgusunda ise belediyenin kestiği idari para cezalarının tahsil ve takibinde düzensizlikler tespit edildi.

Raporda, bazı idari para cezalarının tamamen veya kısmen terkin edildiği, ancak bu işlemlerin gerekçelerini gösteren belgelerin muhasebe işlem fişlerine eklenmediği belirtildi. Mahkeme tarafından tebliğ usulü nedeniyle hukuka uygun bulunmayan bazı imar para cezalarının yeniden ve doğru usulle tebliğ edilmediği, önceki yıllardan kalan bazı tahsil edilmemiş cezalar için de takip işlemi yapılmadığı kaydedildi.

Belediyenin 2025 yılı başında 213 milyon 453 bin 856,44 TL tutarında idari para cezası alacağı bulunduğu belirtildi. Yıl içerisinde bu alacakların 28 milyon 146 bin 37,88 TL’si tahsil edilirken 122 milyon 675 bin 775,83 TL’lik tahakkuk terkin edildi. Ayrıca 32 milyon 228 bin 249,39 TL tutarındaki ceza alacağının takibe alındığı ifade edildi.

Rapora göre 2026 yılına devreden, henüz tahsil edilmemiş ve takipte bulunan para cezası alacağı 94 milyon 860 bin 292,12 TL oldu.

Sayıştay, tahsil süresi geçmiş para cezalarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilmesini istedi. Mahkeme kararlarında belirtilen tebliğ eksikliklerinin giderilmesi, ceza alacaklarının terkin işlemlerinin ise mevzuata uygun belgelerle gerekçelendirilmesi gerektiği vurgulandı.

BELEDİYE ŞİRKETLERİNE KİRALANAN 84 TAŞINMAZIN 65’İ İHALESİZ DEVREDİLDİ
Sayıştay’ın 36’ncı bulgusunda, Aliağa Belediyesi’ne ait taşınmazların belediye şirketlerine mevzuata aykırı şekilde kiralandığı, şirketlerin de bu taşınmazların önemli bir bölümünü ihale yapmadan üçüncü kişilere kiraya verdiği tespit edildi.

Rapora göre, 4’ü Hazine adına kayıtlı, 20’si tapuda kayıtlı olmayan ve 60’ı belediye adına tapuya kayıtlı toplam 84 taşınmaz belediye şirketlerine kiralandı. Bu taşınmazların 65’i ise şirketler tarafından ihale yapılmaksızın üçüncü kişilere kiraya verildi.

Belediyenin kendi şirketlerine yaptığı kiralamalarda 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulünün kullanıldığı belirtildi. Sayıştay, söz konusu hükmün belediyenin kendi mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağını, taşınmazların kiraya verilmesinde mevzuata uygun ihale usullerinin izlenmesi gerektiğini kaydetti.

Raporda ayrıca, belediye şirketlerinin kiraladıkları taşınmazları ihale yapmaksızın üçüncü kişilere kiraya vermesinin mevzuata uygun olmadığı vurgulandı. Belediye tarafından tahsil edilmesi gereken kira bedellerinin ilgili alacak hesaplarında gösterilmediği ve ödeme yapmayan şirketlere yönelik alacak takibi yürütülmediği ifade edildi.

Şirketlerin üçüncü kişilere kiraya verdiği 65 taşınmazın 19’unda ise belediyeye ödenmesi gereken kira bedelinden daha düşük tutarda kira belirlendiği tespit edildi. Bu taşınmazlara ilişkin ödenmeyen kira alacaklarının tahsili için de takip işlemi yapılmadığı belirtildi.

YÜKLENİCİLERİN VERGİ VE SGK BORÇLARI KONTROL EDİLMEDİ
Sayıştay’ın 37’nci bulgusunda, belediyenin yüklenici ve tedarikçilere yaptığı ödemelerde vergi ve sosyal güvenlik borçlarının sorgulanmasına ilişkin işlemlerde eksiklikler tespit edildi.

Raporda, bazı yüklenicilere ödeme yapılırken borç sorgulaması gerçekleştirilmediği, borcu bulunan bazı yüklenicilerin hakedişlerinden kesinti yapılmadığı belirtildi. Ayrıca yüklenicilerin belediyeden olan alacaklarını üçüncü kişilere devretmesi durumunda, alacağı devralan kişilerin kamu borçlarının sorgulanmadığı kaydedildi.

Bazı ödemelerde ise ödeme günü itibarıyla güncel borç sorgulaması yapılmadığı, daha eski tarihli sorgulamalara dayanılarak ödeme gerçekleştirildiği ifade edildi.

Sayıştay, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri gereğince, ödeme tarihindeki güncel ve geçerli belgeler üzerinden vergi ve SGK borçlarının kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Borcu bulunan yüklenicilerin hakedişlerinden gerekli kesintilerin yapılması ve alacakların üçüncü kişilere devredilmesi durumunda devralanların borçlarının da sorgulanması gerektiği belirtildi.

DÖRT KADROLU MÜDÜR GÖREVSİZ BIRAKILDI
Sayıştay’ın 38’inci bulgusunda, Aliağa Belediyesi’nde kadrolu dört müdürün başkanlık onayıyla herhangi bir birim ya da müdürlüğe bağlanmadan görevsiz bırakıldığı, buna karşılık müdür kadrosunda bulunmayan dört personelin birim müdürü olarak görevlendirildiği tespit edildi.

Raporda, kadrolu müdürlere herhangi bir yöneticilik görevi verilmemesinin ve yerlerine müdür kadrosunda olmayan personelin görevlendirilmesinin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu ifade edildi.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki sınıflandırma, kariyer ve liyakat ilkelerine dikkat çekilen raporda, memurlara aylık ödemelerinin kanunların ve ilgili düzenlemelerin belirlediği görevler karşılığında yapılması gerektiği hatırlatıldı.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine de yer verilen bulguda, belediye başkanının belediye teşkilatını sevk ve idare etme sorumluluğu bulunduğu belirtildi. Sayıştay, kadrolu müdürlerin görevsiz bırakılarak yerlerine müdür kadrosunda olmayan personelin görevlendirilmesini mevzuata aykırı buldu.