Sn. Kemal Kılıçdaroğlu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı
Ülkemizde değişik partiler değişik dönemlerde iktidara gelerek; ama uzun ama kısa bir iktidar dönemi geçirmiştir. Günümüze baktığımızda ise geçmiş iktidar dönemlerinde yıldızı parlayan bu partilerin artık esamesinin bile okunmadığını görmekteyiz. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi'nin temsil ettiği kitle ve partinin toplumdaki yeri ve saygınlığı hiçbir zaman değişmemiştir. Sizinde her fırsatta anmaktan geri kalmadığınız bir isim olan Sn. Deniz Baykal; siz ve sizin gibi insanları partiye kazandırarak kendinden daha çok partinin büyüyüp gelişmesini amaçlamıştır. Sn. Deniz Baykal, yaşadığı ya da kendisine yaşattırılan talihsiz bir olay nedeniyle onurlu bir davranış göstererek genel başkanlıktan istifa etmiştir. İşte o dönemlerdeki bizzat cevapladığınız maillerinize bakarsanız; benim sizin genel başkanlığınızla ilgili herhangi bir sorunum olmadığını tam aksine genel başkanlığı size çok yakıştırdığımı görebilirsiniz. Sizin genel başkanlığınızdan rahatsızlık duyduğum gibi bir önyargınız olmaması için o dönemde size gönderdiğim maillere bakabilirsiniz.
Evet, o veya bu şekilde Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı oldunuz. Şunu bilmenizi isterim ki asıl önemli olan; 'Lider olmak değil lider kalabilmektir'. Bu konuda size Sn. Numan Kurtulmuş örneğini vermek isterim. Kendisi hakikaten değerli bir insan olmasına rağmen o dönem kendisi için oluşan medya desteğine aldanarak Saadet Partisi ile fikir ayrılığı yaşamış ve yeni bir oluşumla Has Parti'yi kurarak seçimlere girmiştir. Sonuç, hem eski hem de yeni partisi için büyük bir hüsran olmuştur. Oysa o günlerdeki medya desteğine aldanmayıp Sn. Necmettin Erbakan'ın fikir ve görüşlerine önem verseydi; bugün sonuç daha farklı olabilirdi diye düşünüyorum. Buradan hareketle gerek kurultay süreçlerinde gerekse parti içi önemli kararların alınması gerekli olan zamanlarda medya tarafından bilinçli olarak başınızın döndürüldüğünü düşünüyorum. Bu baş dönmesi ise sizin parti içindeki akil insanlardan daha çok şüphesiz değerli ama tecrübesiz isimlerden fikir almanıza neden olmaktadır. Ve bu yüzden yapılan hareketler önce sizi daha sonrada Cumhuriyet Halk Partisi'ni kamuoyu önünde zora sokmaktadır.
İlk göreve geldiğiniz günlerde kamuoyunda sizinle ilgili olarak inanılmaz bir rüzgar oluştu. Sağımda, solumda kim varsa hepsi sizden bahsediyor ve sizi iktidara çok yakın görüyorlardı. Ne yazık ki bu rüzgardan doğru olarak faydalanamadınız. Bugünlerde sizin güvenilirliğiniz konusunda size yöneltilen eleştirileri üzülerek izliyorum. Dün sizinle ilgili suni gündemler yaratıp sizi göklere çıkaranların sizi yerin dibine sokacak işlere imza atması inanın hiçte zor değil. İşte lider olabilmenin değil de lider kalabilmenin önemi tamda bu noktada ortaya çıkıyor. Başbakanın meydanlarda söylemekten geri durmadığı 'Manşetle gelenler, manşetle giderler' söyleminin ucuda bana göre benim bu anlatmak istediklerime dayanıyor. Genel başkan olduğunuz günden bu yana Sn. Deniz Baykal ile 2 yada 3 kere birlikte oldunuz. Ben onu yanınızdan hiç ayırmayın isterdim. Koltuktan sizi indirip kendi oturacak palavralarına kanmamalıydınız. Bu ucuz iftira hayatları boyunca bir yere gelemeyen insanların Sn. Deniz Baykal'a olan kin ve öfkesinin ürünüdür. Ona inanmalı ve güvenmeliydiniz! Cumhuriyet Halk Partisi Deniz Baykal'ın çocuğudur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin, parti emekçilerinin ve partiye gönül verenlerin mutlu olması herkesten çok Sn. Deniz Baykal'ı mutlu eder. Ben bu konuda ciddi bir sıkıntı olduğunu düşünüyor ve Deniz Baykal'dan yeterince faydalanamadığınızı öngörüyorum.
Çok yakın bir tarihte kirli işlerinin ve ilişkilerinin ortaya çıkması muhtemel insanların korunarak; parti için emek ve mücadele veren çaba harcayan insanların önüne geçilmesini ve onları partiden uzaklaştırılmaya çalışılmasını doğru bulmuyorum. Bunu bir 'çekirge istilası' olarak yorumluyorum. Bu istilaya dur demeyerek bu istilanın bir parçası olacağınızı bilmenizi isterim. Bugün bu partiye yarım asrı geçen bir süredir hizmet eden insanların bile kafası kopartılmak istenmektedir. Sırf kurultay istiyorum dedikleri için partiden kesin ihraçları istenen bu insanların gururlarıyla oynanmaktadır. Bu duruma seyirci kalmanız size bir şey kazandırmayacağı gibi bu durum önümüzdeki süreçte parti içinde büyük bir kaos yaratacaktır.
İzmir'e yani bir zamanlar CHP'nin kalesi olan İzmir'e atadığınız il başkanı Alman nazi subaylarını aratmayacak bir edayla; seçilerek göreve gelmiş olan şahsımın büyük bir onurla sürdürmekte olduğu CHP Ödemiş İlçe Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmemi istedi. Buna sebep olarak da yazılarım gösterildi. İstifa etmemem halinde disipline verileceğimi hatta daha da ileri giderek Ödemiş İlçe Yönetimini görevden alacağını beyan eden kişi sizin atadığınız il başkanı Tacettin Bayır'dan başkası değildi. Belediye başkanının bana hakaret ve küfür ettiğini belirtmeme rağmen 'bana ne kardeşim' gibi kaba bir üslup takınan il başkanı; belediye başkanının cephesinde yer almanın daha karlı olacağını düşünerek resmen taraf olmuştur. İl başkanının önemsemediği hakaret ve küfür nedeniyle de Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı 'alenen hakaret' suçundan iddianame düzenleyerek Belediye Başkanı hakkında ceza davası açmıştır. İstifa etmemekte direnince hiçbir hakaret ve kötü niyet taşımayan tamamen eleştirel bir yazım nedeniyle hakkımda disiplin soruşturması açıldı. Bende bu soruşturmaya tepki olarak hem Cumhuriyet Halk Partisi Ödemiş İlçe Başkan Yardımcılığı görevimden hem de parti üyeliğimden istifa ederek belediye meclis üyeliğimi bağımsız olarak devam ettirme kararı aldım.
Kurultay isteyen insanları disipline verip onların kafalarını kopartmak için çaba sarf edileceğine;
'Fethullah Hoca Türkiye'de bir fenomendir, kimsenin görmezden gelemeyeceği bilge bir adam. Fakir halkın çocuklarının okuması için sonsuz gayret gösteren biri. İyi şeyler yapıyor. İnsanlar mesailerini, paralarını bireysel dünyanın görkemlerine harcarken, Fethullah Hoca Türkiye'nin ve dünyanın her yerinde okullar açıyor. Önce eğitime hizmet veren herkesi sonsuz saygıyla selamlıyorum. Fethullah Hoca, Türk toplumunun temel değer sistemine ve milletin, devletin daha da güçlenmesine katkı yapan bir kişidir. Saygıyla izliyoruz.'
'İki dilli hayat ve demokratik özerkliği tartışmaktan yanayız. Bu görüşler toplumun bir kesimini şoke edebilir, ama unutulmaması gereken bir konu var ki; ifade özgürlüğü şoke edici sarsıcı fikirler içindir.'

'Atatürk ilkelerinin ve Cumhuriyetin bekçisi değilim, olmak da istemiyorum'
'Cemaatleri yok saymak sivil toplum anlayışına uygun değildir'
'Tekke ve zaviyeler yeniden açılmalı. 'Bunlar irtica yuvaları!'. Yok öyle bir şey. Tam tersine kültür yuvaları. Tekke ve zaviyeler birer üretim yeridir. Bunun çok iyi anlaşılması lazım. Oralarda insan yetiştirilirdi, oralar eğitim ve kültür kurumlarıydı. Onun için de bu tür kurumlara ihtiyaç var. Bu kurumların yeniden kurulması için gerekli hazırlıkların yapılması gerekir'
'Heybeliada Ruhban Okulu açılmalı, Ekümenlik tanınmalı, iki dile sıcak bakıyorum, AKP ekonomiyi iyi yönetti, gelir ve zenginlik arttı'
'Senin adın Mehmet Ali Susam ise benim de adım Aziz Kocaoğlu... Terbiyesiz adam... 7 senedir nerdeydin? Biz de iyilik yapıp sizle toplantı yapıyoruz. Bizde kabahat. Sen benden hesap soramazsın, senin ne mal olduğunu hepimiz biliyoruz. Sen kimsin ki benden hesap sormaya kalkıyorsun. Partiyi ve İzmir'i ne hale getirdiğiniz ortada. Hakkındaki dosyalarını biliyoruz. İkimizin hakkında da dosyalar varsa bunların ne olduğunu ortaya koyalım'

diyenlerin bir muhakemesinin yapılması gerekmez miydi? Partinin ideolojisine ve kuruluş felsefesine tamamen zıt fikirler beyan eden bu kişilerle ilgili hiçbir işlem yapılmazken sırf kurultay istedikleri için CHP'ye 50 yıl hizmet etmiş insanların disipline verilmesini ne kadar doğru buluyorsunuz?
Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilerek belediye meclis üyesi oldum. Atamış olduğunuz il başkanınız benim parti aleyhinde çok ciddi yazılar yazdığımı beyan etmektedir. İstifa tarihim olan 1 Mayıs 2011 öncesi ve sonrasındaki yazılarımı değerlendirmenizi rica ederim. İstifam öncesi ve sonrası dahil olmak üzere tüm yazılarımda eğer partinin kurumsal kimliğine leke getirecek bir tek yazım olduğunu beyan ederseniz derhal özür dilemeye ev yazmayı bırakmaya hazırım. Ancak kişileri de eleştiremeyeceksek o zaman bizim Cumhuriyet Halk Partisi'nde işimiz ne? Şahsen ben bu partiye özgürlükçü anlayışı nedeniyle üye oldum. Hadi beni geçin, belki bana ihtiyacınız olmayabilir ama hepsi birbirinden önemli insanların harcandığı bu kıyımlara derhal bir son vermelisiniz.
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı'na atamış olduğunuz bu insan Büyükşehir Belediyesi'ndeki operasyonla ilgili 'Şimdi her bölgeden 9 milletvekilliğini garantiledik. 10'a çalışacağız' diyerek mağdur olunan bu olayda bile insanların CHP'yi yanlış değerlendirmesine neden olmuştur. Tacettin Bayır; hak arayan işçilere 'Terörist' ve CHP'lilere geç randevu veren Ticaret Odası'na da 'İZTO adını AKTO olarak değiştirsin' deme gafletini göstererek maalesef temsil ettiği makama yakışan bir davranış sergileyememiştir. Aziz Kocaoğlu ve Mehmet Ali Susam tartışmasına da 'Büyütülecek olay değil. Aile içi. İki gün sonra rakı içerken görürsünüz.' gibi abes bir yorum getiren Bayır; kendisinden önceki yönetimin borçları için de 'Borç benim borcum değil. Bunun hesabını bana değil diğer arkadaşlara sormalısınız.' diyerek bir önceki yönetimi de vebal altında bırakmaktan geri kalmamıştır. 'Genel merkezde 48 saat uykusuz bir şekilde liste hazırlığı yapıldığı için son şekillendirmelerde bir yazım hatası olabilir.' sözünün de sahibi olan Bayır için buna benzer örnekler çoğaltılabilir. Atamış olduğunuz CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır'ın en unutulmaz söylemi de; AKP'nin İzmir'de birinci parti olacağını söylemek, CHP'nin Türkiye'de birinci parti olacağını söylemek gibi bir şey!' şeklindeki garip tespiti olmuştur. Bayır; 'Muhtarlara saat dağıtılacağını kimse düşünemezdi.' diyerek seçimlerdeki başarısızlığına kılıf uydurmaktan da geri kalmamıştır.
Bu şahsiyetin başkanlık ettiği CHP'de İzmir'in akıbetini görmek için müneccim olmak gerekmez. Kıyıp doğramayı marifet sayan bu insan siyasi partilerin gönüllülük esasına dayalı olarak çalıştığını göz ardı ederek sevgi ve saygıya dayalı disiplin tesisi yerine kavgalı, sopalı susturma tekniğine girişmiştir. Bu konuda bir an önce adım atmanız şüphesiz CHP'nin menfaatine olacaktır.
Son olarak çok merak ettiğim bir şeyi de bu vesile ile sormak isterim. Arkadaşlarımız meclise gelene kadar yemin etmeyeceğiz demiştiniz. Hatta gerekirse bu kararın 4 yıl süreceğini de söylemekten geri kalmadınız. Arkadaşlarınız meclise gelmedi ama siz yemin ettiniz.
Çarşaf liste, önseçim hadi neyse de çok merak ediyorum; sahi 'Sarı Öküz' şimdi nerede?