CHP genel merkezinde jammer kullanarak olağanüstü güvenlik önlemleri altında hazırlanan listeler tüm bu hassasiyete rağmen gece yarısı basına sızdı ya da sızdırıldı. Sabah saatlerinde netleşen listedeki isimlere baktığımda ise beklediğim isimlerde yanılmadığımı gördüm. Örneğin Alaattin Yüksel, Hülya Güven, Erdal Aksünger, Oğuz Oyan ve Güldal Mumcu benim için banko isimlerdi. Kendi adıma yeni isimlerin listelerde yer bulacağına inanıyor fakat bu yeni isimleri tam olarak kestiremiyordum.
Listede bulunan isimlerden birçoğunu tanımıyorum. Önümüzdeki günlerde adaylığı netleşen bu isimler üzerine pek çok şey yazılıp çizileceği için çok geçmeden de hepsini tanıyacağımızı düşünüyorum. Bu bir yarıştır. Bu yarışta kazanan da olacaktır, kaybeden de… Fakat aslolan bir şey varsa; o da partinin kaybetmemesi gerektiğidir. Kişiler listelerde yer almayabilir ve belki yer aldığı sırayı kendisine uygun da bulmayabilir. Bu açıdan aday listesinde yer bulamayan veya listedeki yerini beğenmeyen aday adaylarının buruk olmasını anlayabilirim ancak kızması, kızgın olması doğru bir hareket değildir. Bugün bu listeyi beğenen de beğenmeyen de bu listeye destek olmak zorundadır. Ülkenin geleceği bu yönde bir atışmayı kaldıracak kadar parlak değildir. CHP'nin kendi içsel rekabetine yönelik harcanacak bol enerjisi olmadığı gibi bu yönde bir tasarruf kullanma lüksü de yoktur. Gün birlik olma zamanıdır. Sosyal demokrasiyi besleyip, büyüten ve sahip çıkan bu parti her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek akıl ve dimağa sahiptir.
Ben bugün listelerin açıklandığı şu ana kadar müthiş bir performans sergileyen aday adaylarının öncekinden daha hevesli ve daha etkili çalışmalara imza atmasını beklerim. Bugüne kadar gerek medyada gerekse meydanlarda olan bu aday adaylarımız Türkiye'nin aydınlık geleceği için çalışıp; kuşatılan, hapsedilen ve zincir vurulan özgürlüklerin hesabını sormak zorundadır. Milletin vekili olmak için mazbata almak gerekmez. Milletin vekili olmak; bugün görevi her ne olursa olsun toplumsal duyarlılığı yüksek kişilerin milletin derdine sahip çıkmasından geçer.
Kimileri milletvekili olabilmiş fakat milletin derdine sahip çıkamamış ve bu kutsal görevin hakkını verememiştir. Geçtiğimiz günlerde bazı milletvekillerinin medyada yer alan 'konuşuyormuş gibi yapayım sende çek fotoğrafları' bu acı tabloyu maalesef gözler önüne sermiştir. Bu durum, bugün üstü çizilen ve listede kendisine yer verilmeyen bütün milletvekilleri görevini boşlamıştır anlamını taşımamaktadır. Zira Selçuk Ayhan örneği de bunu kanıtlar niteliktedir. Ödemiş, Kiraz, Beydağ, Tire ve Bayındır başta olmak üzere bu yöreyi hiç ihmal etmeyen ve adı hiçbir şaibeye karışmamış Selçuk Ayhan'ın liste dışı kalmasına sebep olarak kendisinin çalışmadığı veya etkin olmadığı gibi sebepler kesinlikle öne sürülemez.
Bu bir takdir meselesidir. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun takdiridir. Kim bili? Belki de bu bir taktik meselesidir ve yine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun taktiğidir.
Oldukça etkili ve büyük ses uyandıran Tarım Mitingi'nin yapıldığı Ödemişle devam edelim. Ödemiş'te yapılan tarım mitinginin bu listeye etkisi ne oldu bilemiyorum. Tarım mitinginde pek rakamlara değinilmese de CHP' nin tarım politikalarına yönelik rapor ve planlamalarında emeği büyük olan Ödemişli Rahmi Aşkın Türeli CHP'nin ikinci bölge dördüncü sıra adayı oldu. Ona keza ikinci bölge beşinci sıra adayı olarak yeri netleşen Aytun Çıray'ın rozeti de bu mitingde takılmıştı.
Bu mitingin tarım başkenti Ödemiş'te yapılması nedeniyle genel başkanın bu bölgeye verdiği/vereceği öneme binaen kendinde güç bulan aday adayları da vardı. Ödemiş'in Efsane Belediye Başkanı Mehmet Eriş mesela… Ve 358 aday adayı içindeki veteriner hekim sayısının azlığından hareketle kendini haklı olarak oldukça şanslı gören, tarım ve hayvancılık için aday adayı olan Veteriner Hekim Mustafa Aydın ve Ödemişli olmasa da bu bölgedeki çiftçi örgütlenmeleri üzerine konferans ve seminerler düzenleyerek varlık gösteren Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı'yı da bu kategoride değerlendirebiliriz. Ne yazık ki bu isimlerden herhangi birini listelerde göremedik. Fakat akademik kariyerinin baskın gelmesi nedeniyle listenin oldukça önemli bir sırasına oturan ve yine bu yörenin insanı olan Rahmi Aşkın Türeli Küçük Menderes Havzası'ndaki yerel aday burukluğuna da bir anlamda su serpmiş oldu.
Şahsen Rahmi Aşkın Türeli; politikanın da ötesinde sevip saydığım ve değer verdiğim bir insandır. Son derece mütevazı ve oldukça cana yakın bir duruşu vardır. İzmir'e geldiğinde muhakkak görüştüğümüz ve ne zaman Ankara'ya gitsem beni utandırır derecede güzel ağırlamış bir hemşerimdir. En ufak samimiyetsizliği dahi içinde barındırmayan Rahmi Aşkın Türeli'nin parlamentoya yakışır bir milletvekili olacağından en ufak bir şüphe duymuyor ve kendisine başarılar diliyorum.