Bir iki gündür, İstanbul'daki Taksim ve Gezi Parkı olayları dolayısı ile hükümetin tutumunu eleştirmek için 'DURAN ADAM' eylemine başladılar. 'Duran Adam' yolları trafiğe kapatmadığı sürece alkışlanacak bir duruş sergiliyor. Kimseye zararı yok. Bağırış, çığırış yok. Devlet malına zarar vermek yok. Duruşun mesajı var. Bu mesajı alan alır, almayan sandıkta neticesini görür. Taksim olayları dolayısı ile çok şey kaybettik. Esnaf üç haftadır iş yapamıyor. Birçok kişi yerinden yurdundan olmuş veya edilmiş olarak Taksim olaylarının ceremesini çekiyor. Devlet malına verilen zarar da çabası.
Ak Partinin yaptığı Milli iradeye saygı mitingleri de, Erdoğanın arkasında bulunan halk desteğini göstermiyor mu? Göstermiyorsa, 8 ay sonraki sandıkta hesaplaşılsın. Gösteriyorsa, Taksimde yüzü gözü kapalı, eli sopalı veya taşlı saldırılara derhal son vermek gerekir.

Ülkemiz tam depara kalkacak, ekonomik büyüme olumlu bir istikamete girmiş ülke ekonomik yatırım yapabilir notunu almış, birileri bizi çelmeliyor. Birileri bizi istikrarsız bir ülke, hatta bir Orta Doğu Ülkesi gibi gösterip Avrupa Birliği projesini savsaklamak istiyor. Buna meydan verilmemeli. Taksim olaylarına dışarıdan desteğin tek amacı Türkiye'yi AB ye almamak için sebep olarak öne sürmek isteğidir.

Taksimdeki olayları ağaç kesme bahanesi olarak ilk gün kabullenildi. Duygusal olarak, bu millet asırlar boyunca ormanlarını kesti, yaktı, yıktı, şimdi ağaca sahip çıkıyor diye de bazı kesimlerde memnuniyet yarattı.

Protestolar sadece oturma, durma şeklinde olsaydı, ben eminim konu millete mal olacaktı. Ama şimdi gözü dönmüş, radikal guruplar ortalığı savaş alanına çeviriyor olması başlangıçtaki sempatiyi kızgınlığa dönüştürdü.

Polis toplum olaylarına yaklaşımda büyük merhale kat etmiş. Nihayet onlar da insan. Bir Molotof kokteyli, bir havai fişek hatta bir taşın nereden geleceğini kestirememenin stresini günlerce yaşadılar. Eski polis müdahalelerini hatırladıkça polisin gösterdiği düşük reaksiyonu takdir etmemek mümkün değil.

Günlerce apartman sakinlerinden bazılarının tencere tava çalmaları, borulara vurup, gürültüleri ile konuyu tasvip etmeyenleri rahatsız etmeleri
yerine, kimseye rahatsızlık vermeden de protesto yapılabilir olduğunu öğrenmişizdir inşallah.