Mart 2019 yerel seçimleri yaklaştıkça siyasi partilerin aday belirleme gündemli toplantı ve çalışmaları da doğal olarak yoğunluk kazandı.
Belediye hizmetleri; diğer kamu hizmeti ve kurumlarından farklı olarak vatandaşın günlük yaşamının tümünü kapsayan bir genişlik ve özellik taşımaktadır.
Yürüdüğümüz cadde ve sokaktan kullandığımız toplu taşım araçlarına, soluduğumuz havadan gezindiğimiz park-bahçeye, mutfağımızda kullandığımız sudan alış-veriş yaptığımız pazar yerine, konut ihtiyacımızın giderilmesinden aracımızı bırakacağımız otoparka, sağlıklı çevre dokusundan kentsel alt yapıya kadar yaşamımızın tüm kesitlerini belediye hizmetleri kapsamaktadır.
Diyebiliriz ki; beşikten mezara uzanan yaşam çizgisinde mutluluğun ve huzurun anahtarı Belediye Başkanının ve oluşturduğu ekibin elindedir.
Bu nedenle; sepetinde projeleri, kalbinde insan sevgisi, geçmişinde başarıları ve belde halkını huzura, mutluluğa taşıyacak geniş vizyon sahibi olanlar belediye başkanlığına aday olmalı, partiler de bu nitelikleri taşıyanları aday göstermeli.
Belediye; problemlerin biriktiği değil; çözümün hızlandığı yerler olmalı.
Unutulmasın ki; Belediye Başkanları halkın 'efendi'si değil; vatandaşın ve kentin 'hizmetkar'ı olduğunu 'ön kabul'le benimseyip işe başlamalı. Belediyelerde karşısında vatandaşı gören bürokrat 'ah yine bir işi yükü geldi' diye vatandaşı terslememeli...
DOST KAPISI BELEDİYE
Belediye; halkın günlük yaşamını kolaylaştıracak 'kent ortamı'nı hazırlamanın yanında, halkın dertlerine derman olan, duygularına, gönüllerine de pencere açan 'dost kapısı-gönül kapısı' olmalı.
Belediye Başkanı aynı zamanda halka en yakın ve halktan biri olan seçilmiş kamu görevlisidir.
Belediye Başkanı sadece aday olup seçildiği partinin ve partililerin değil; kendisine oy veren-vermeyen belde halkının tümünün başkanı olduğunu hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır.
Belediye Başkanı bir yönüyle de, demokrasinin 'sinir uçları'nı oluşturmakta ve güvene dayalı devlet-yurttaş ilişkisinde de adeta bir 'eklem' işlevi görmektedir.
Öte yandan; çağımız odağına insanı, yaşanabilir çevreyi ve belediye hizmetlerine adil erişim ortamını alan yerel demokrasi çağıdır.
Yerel demokrasi ne kadar kapsayıcı ve kaliteli ise; genel demokrasi de o ölçüde kaliteli ve kapsayıcı olur.
Sonuç olarak: Aday belirlenmesinde projelere, geçmiş başarılara, halkın beklentilerine ve halkta karşılığı olma prensibine öncelik verilmeli.