ANKARA - 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölüm nedeninin belirlenmesi için kabrinden çıkarılan naaşının araştırmaya çok müsait olduğu açıklandı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 'Adli Tıp ekibi, Turgut Özal'ın naaşında tahminlerin çok ötesinde ve şaşırtıcı veriler elde etti. Özal'ın cenazesi bozulmamış, önemli bir kısmı 20 senelik bir cenaze değil. Kabirden çıkan cenaze araştırmaya şaşırtıcı derecede müsait. Eğer toksik bir madde varsa bulunabilir' dedi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 'Adli Tıp ekibi, Turgut Özal'ın naaşında tahminlerin çok ötesinde ve şaşırtıcı veriler elde etti. Özal'ın cenazesi bozulmamış, önemli bir kısmı 20 senelik bir cenaze değil. Kabirden çıkan cenaze araştırmaya şaşırtıcı derecede müsait. Eğer toksik bir madde varsa bulunabilir' dedi.
Adalet Bakanı Ergin'nin bu çarpıcı açıklamasının ardından önce bir haber portalı ardından da çok sayıda gazete adli tıp uzmanlarına sordu: Özal'ın naaşı neden çürümedi?
Uzmanlar cesedin çürümeme nedeninin, Turgut Özal'ın vücudunun üst kısmında bulunan vücut yağlarının fazlalığından ve mezarın içindeki aşırı nemli ortamdan kaynaklandığını ifade etti.
Uzmanlar cesedin çürümeme nedeninin, Turgut Özal'ın vücudunun üst kısmında bulunan vücut yağlarının fazlalığından ve mezarın içindeki aşırı nemli ortamdan kaynaklandığını ifade etti.
ATASOY: SU DA KORUMUŞ
Adli Tıp Kurumu'nun eski başkanı Prof. Sevil Atasoy, Özal'ın kilolu olmasının çürümeyi önleyici önemli bir etken olduğunu söyledi. Atasoy, Özal'ın cesedinin neden bozulmadığını şöyle anlattı: 'Özal'ın cesedinin üst kısmı çürümemiş. Bu Allah'ın bir mucizesi… Mezarda bulunan su da bu korumayı sağlamış. Soğuk ve nemli ortamda normal çürüme süreci yavaşlar uzun süre su altında kalmada beden şaşırtacak ölçüde korunmuş biçimde kalabilir hele cilt altındaki yağların çürümeye karşı özellikle koruyucu etkisi vardır. Islak toprakta, göl tabanındaki çamurda ayrıca iyice kapalı tabutta, gerek tahnittenmiş gerekse hiçbir işlem görmemiş bedenlerde bir nevi kimyasal sabunlaşma oluşumuna rastlanır.
Ölümden bir ay kadar sonra başlayan bu süreç havasız ortamda yüzyıllarca dayanabilir. 13'ncü yüzyıldan kalma bir çocuk beyninin sol yarısında her türlü özelliğini tespit etmek mümkün olmuştur. Kadın çocuk ve aşırı kilolu kişiler daha fazla beden yağı içerdiklerinden 'adiposer' oluşumuna yatkındır.'
'İLAÇLAMA DA ETKİLİ OLMUŞTUR'
Cesetlerde özellikle yağ dokusunun fazla olduğu bölgelerde 'mumlaşma' ve 'sabunlaşma' benzeri bir oluşum olduğunu söyleyen Atasoy, 'Bu olayda muhtemelen suyun kazı sırasında beden üzerinde birikmesinden ziyade, çok daha önceki yıllarda beden üzerinde toplandığı düşünülebilir. Elbette kısmi olsa da ilaçlamanın da korumada etkisi olmuştur. Bedeninin üst kısmının bütünlüğünün koruması beklenen bir durum, daha fazla yağ dokusunun bulunduğu bölgeler belden üst kısma doğru yerleşmiş olduğundan bu bölümlerin mum benzeri bir organik madde ile kaplandığını ve böylelikle üst kısmın alt kısma göre daha fazla korunduğunu açıklamak mümkün' dedi.
'ÇOK İLERİ ANALİZ ARTIK MÜMKÜN'
İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurumu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan da, Özal'ın kilosunun çürümeyi durdurduğunu ifade etti. Prof. Alkan şunları söyledi: 'Yağ dokusu fazla cesetlerde ve toprak nemli rutubetli ise çok ortaya çıkan kimyasal reaksiyon dolayısıyla cesette çürüme durur ve sabunlaşma oluşur. Özal'ın aşırı kilosu çürümeyi durdurmuş. Böylelikle cesede en sağlıklı biçimde analiz yapılabilecektir. Yeni ölmüş gibi bir otopsi olmaz, ama kemik analizinden çok daha ileri bir araştırma analiz artık mümkün olacaktır. Tüm şüpheler bu otopsi sonucunda ortaya çıkacaktır' diye konuştu. Alkan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in konuyla ilgili detaylı açıklama yapmasını da eleştirdi 'Adalet Bakanı'nın konunun dibine kadar girmesi de anormal bir açıklamadır. Adli Tıp Kurumu Başkanı açıklama yapmalıydı.'





