Mülkiyet ve iktidar, uygar toplumu inşa eden kavram ve olguların başında geliyor.

Muktedirin toplumsal hayatı kontrol altında tutmasını sağlayan hiyerarşik yapı böylece oluştu; mülkiyet ilişkilerini mümkün kılan toplumsal yapı ve bu yapının bekasını sağlayan iktidar…

Ne var ki sitem dengeden çıktı, toplumsal yaşam normları çöküyor. İktidar getiren sosyal güvenlik, istihdam, güvenlik, eğitim, sağlık politikalarının tamamı sürekli eror veriyor. Paradigma çökmesinin bütün emareleri ortaya çıkmış bulunuyor.Akıl çöktü, vicdan yitik, yalan söylemek bir erdem, kötülük olağan.

Sokak artık sistemden umudunu kesen bireyin kendini bildiği gibi ifade ettiği alan. Suç nicedir kendini ifade biçimi.

Ülkede şiddetin boyutları dehşet dengelerini bile zorluyor. Son olarak, iki gün art arda okullarda meydana gelen saldırıların şaşkınlığını yaşıyoruz. Amerikan rüyasının getirdiklerinden… ABD’ye gidemeyenler, ABD’yi ayağına getiriyor.

Mülkiyetin belirleyici olduğu piyasa koşullarında şekillenen tüketim toplumunun uygarlık hikayesi yolun sonunda.

Tüketim her şey, gerisi teferruat… Bütün değerler böylece çürüdü. Piyasa koşullarında akıp giden hayatın paraya hizalanması, değerlerin içinin boşalmasına yol açtı. Ancak iki yüzlü ahlaka yaslanarak yitik değerleri varmış gibi gösteren modern zamanların yitik insanı, gerçekle yüzleşmekten kaçıyor.

Kaçmak da bir yere kadar... Muktedirlerin toplumları zapturapt altına almalarını sağlayan her sistem tarihsel ömrü dolunca çöküyor. Gene öyle zamanlardayız. Devlet kurum ve kuruluşları çalışmıyor, kamusal alan normları çalışmıyor, yasalar, tüzükler, yönetmelikler ve kurallar sadece onları tanıyanlar için var. Hal böyle olunca, başının çaresine bakan kişinin şiddete yönelmesi olağanlaşıyor. Çünkü açılmayan kapıları şiddet açıyor.

Yönetenler artık çaresiz. Bahane yaratmaktan öte ellerinden bir şey gelmiyor. Son yaşanan olaylardan sonra, suçu dijital değişimin getirdiklerine bağladılar. Dijital platformların etkisi ve yarattığı olanaklar sadece sonuç, suç işlemek için farklı araçlar kullanabilirler; İnsan şiddete dayalı suçları işlemeye hazır hale nasıl geldi, asıl mesele bu sorunun doğru yanıtını vermektir.

İnsan yeryüzünü parasını verip alabileceği mülk zannediyor. Ve bu nedenle,“olmak” yerine “sahip olmayı” tercih etti. Sahipliğin anahtarı ise para. Vicdanlı olmak, ahlaklı olmak, bilgili olmak, erdemli olmak, dürüst olmak, iyi olmak gibi kalitelerin haliyle para etmediği koşullarda, bu değerler göstermelik oldu.Bunun anlamı, önemli olanın değerli olanı yok etmesidir.

Ve gerçek yürüyor, önemli olanların öne çıktığı ve insanlığı yönettiği koşullar, aptal toplumu inşa ediyor, tükeniş hükmünü sürüyor.