Evet, bu başlık bir haber sitesinden. Bu başlığa sebep, Gıda Mühendisleri Odası başörtülü bir Gıda Mühendisinin üyelik müracaatını geri çevirmiş. Türkiye'de yüzden fazla oda var, her oda yönetimi kendilerini özerk kabul ederek, adeta bildiğini okumakta. Küçük bir gurup yıllarca yönetimde kalarak, buralarını sıçrama tahtası haline getirmektedirler. Buradaki temel yanlış, bir mühendisin veya meslek sahibinin kendisine hiçbir katkısı olmayan, kendisine hizmet üretmeyen kendisi ile sorumluluk paylaşmayan bir odaya kanunen kayıt olma zorunluluğudur. Ben elli yıllık mühendislik hayatımda odanın bana yönelik bir hizmetini görmedim. Resmi yerlerde çalıştığım için de kayıt zorunluluğu olmadığından oda aidatı ödemedim.(Yeminli Mali Müşavirler odası hariç). Ben mesleğim ile ilgili odalarda bana dönük önemli faaliyet yapılsa niye meslek odama ilgi duymayayım. Mevcut yasal düzenlemeden dolayı oda diyor ki 'Biz buradayız kanunlara göre sen bize üye olacaksın bizde senden iyi bir aidat ayrıca da faaliyetinle ilgili tasdiklerden ücret alacağız'. Oda üyesinin meslek erkini irdelemiyor, hiçbir şekilde sorumluluk almıyor, sadece noter görevi görüyor. Sonrada,saçını saldı mı beğenmedim, aaa birde baş örtüsü varmış vay canına bunu üye kaydetmeyelim mesleğini icra edemesin diye odaya almıyor. Yeni anayasamızda gönüllülük esasına dayalı üyesine hizmet üreten kurumlar haline gelsin. Tabii ki yeni anayasayı yapabilirsek. Geçen yıl Meclis Başkanı bu konuya başladığında 'ben yeni bir anayasa yapılabilme ihtimalinin çok zayıf ' olduğunu yazmıştım.

Dileğim bu meslek odalarına kayıt zorunluluğu kaldırılsın. Zorunluluk kaldırıldığında birçok oda üyelerine hizmet götürme arayışında olacak. Odalar, fenni konularda üye ile beraber sorumluluk taşıyarak aranan kurumlar haline gelecekler. Odaları, Batı Dünyasında olduğu gibi sivil toplum kuruluşu haline soktuğumuz takdirde birçok oda-üye anlaşmazlıkları ortadan kalkacaktır.