Geçtiğimiz hafta Manisa'da bana göre çok önemli bir etkinlik düzenlendi. Projenin mimarı Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz ve il Milli Eğitim Müdürü idi.
Kitap ve gazete okuma oranının çok düşük olduğu ülkemizde düzenlenen etkinlikle Manisalı çocuklar 1.Sevgi Şenliği kapsamında kitapları parklarda ve meydanlarda okudular.
Toplumumuz görsel medyanın acımasız potasında erirken çocuklarımız ve yarının işbaşındakileri araştırmadan, okumadan, bilmeden, öğrenmeden algı güçleri zayıf geçmişten kopuk, bugününden habersiz, gelecek öngörüleri olmadan yetişiyorlar.
Yakın bir arkadaşımdan duymuştum: Amerika ve Paris metrolarını anlatırken şöyle diyordu:'Metrodaki yolcuların tamamına yakını mutlaka bir şeyler okuyorlardı, gazete, dergi,kitap ama okuyorlardı.Metro ortamında birbirine odaklanan,birbirini dikizleyen hiç kimse görmedim.En önemlisi bazı eyalet metrolarında metro içinde okumanız koşuluyla size kitap veriliyor.Kitap okumayan birileri varsa da onlar mutlaka Ortadoğu orijinli toplumların insanlarıdır.
Evet Türkiye 3. sınıf Ortadoğu ülkesi olmaktan belki teknik, fizik ve gelişmişlik olarak kurtuldu, lakin bilgi toplumu olma yolunda bu sürece dahil olamadı.
Az okuyoruz efendim hiç okumuyoruz.
Dünyadan onlarca örnek verebilirim.
Nüfusu 30 milyon olan ülkelerin gazete tirajları 50 milyonlardadır.Büyük çelişki değil mi?Çünkü aynı eve birden fazla gazete giriyor,onlarca dergi giriyor,yüzlerce kitap dahil oluyor.
Bitmedi….
Bu gün bizim en yoksul evlerimizin baş köşesini süsleyen devasa elsidi –lcd- ve plazma televizyonlar ın Avrupa'daki tüketim oranı Türkiye'nin onda biri bile değilmiş…Rakamları çoğaltmak mümkün …Sizi rakamlarla boğmak istemiyorum ancak bir gerçek var bilgisizlik ve cehalet denizinde boğuluyoruz….
Nedeni yüzme bilmediğimizdendir. İlmin deryasında hiç kulaç atmamışız.Ol mübarek suya değil başımızı ayağımızı dahi koymamışız.
Bu yüzdendir ki ülkemizde başta ar-ge (araştırma-geliştirme
) olmak üzere bir çok alanda dünya bilimiyle yarışamıyoruz.
) olmak üzere bir çok alanda dünya bilimiyle yarışamıyoruz.
Başkalarının ürettiklerini tüketerek sahte ,bize ait olmayan hayatları yaşıyoruz.Bunu ne kadar yaşayacağız?!!!
1980 li yıllarda kitapla silahın tv ekranlarında ortak suç unsuruymuş gibi gösterildiğini hatırlayanların eminim bu konuda söyleyecek çok sözü var….
Kendi ülkesinin yazarını okudu diye onlarca,yüzlerce kişinin ceza evlerinde hapsedildiği bir ülkede Manisa Valisi Sayın Halil İbrahim Daşöz'ün ve bu ekibin girişimini aynı zamanda bir sosyal onarım projesi olarak algılıyorum….