Bir önceki ’“Mali Kural Çıkamıyor’” başlıklı yazımızda 1.5 sene önce söz verilmesine ve bu yılın Haziran ayında resmi ağızlardan önümüzdeki ay içinde kesin çıkıyor denilmesine rağmen Mali Kural’’dan çark edilmesi üzerinde durduk.
Bu yazımızda Mali Kural’’ın dışını değil içine üstünü değil altına bakacağız.
Mali Kural, mali disiplinin yasal bir zemine oturtulmasıdır. Hükümetler gelir gider veya yerinde kalır ancak bir defa mali kural işlerlik kazanırsa kim yönetime gelirse gelsin mali disiplinin yasal zeminini kaydırması zordur. Çünkü, yasal zemine oturtulmuş Mali Kural’’ı çiğneyen herhangi bir ekonomi yönetimi, hakimller önünde hesap vermek zorunda kalır.
Ayrıca, yasa ile korunan Mali Kural, uzun bir süre zarfında uygulanırsa ekonomilerin saygınlığı üzerinde de olumlu etki bırakır. Çünkü iktidarlar değişse bile tutarlı bir mali politika, iç ve dış yatırımcılara her ekonomik koşulda ışık tutacaktır. Tünelin sonu ne olursa olsun rayların durumu belli olduğu için trenin içindekiler nereye ve nasıl gidileceğini önceden aşağı yukarı öngörebilecektir.
Mali kural ile mali disiplin ön plana çıkarken zaman zaman rekabet, istihdam ve yatırım politikalarından ödün verilecektir. Ancak, uzun vadede büyüme hedefli ve mali dengeli bir ekonominin temelleri sağlamlaştırılacaktır. Çünkü, planlanan Mali Kural büyümeyi ön plana çıkarırken kontrolsüz harcamalar, yasalar önünde hesap verilebilirlik kuralı ile bir ölçüde garanti altına almaktadır.
Mali kural, net hedeflerle yola çıkıldığında başarıya ulaştığı çeşitli küresel tecrübelerde izlenmektedir. Örneğin, Türkiye ekonomisi için hazırlanan Mali Kuralda yüzde 1 oranında bütçe açığı ve yüzde 5 oranında büyüme hedefi bir eşik hedeftir. Zaman zaman bu hedeften şaşılabilir ama belirlenen hedef doğrultusunda değişen ekonomik koşullarda stratejiler belirlenir. Bu nedenle, sınırlı esnek anlayışlı ya da esnetilmiş Mali Kural, baştan kuralları olmayan bir oyuna benzer ki bu oyuna giren veya oyunda oynayan her oyuncu istediğinde kuralları kendine göre esnetme hakkına sahip olur. Bu durumda kural, disiplinsiz olur. Diğer bir deyişle, Mali Kural, bir kere uygulanmaya başladığında esnetilemez.
Mali Kural’’ın ertelenmesi ilk başlarda küresel krizde uluslararası sermayenin ekonomiye çekilmesi konusunda fırsat kaçırılması olarak değerlendirildi. Ayrıca, uluslararası derecelendirme kuruluşları herkesin notunu düşürürken bizim notumuzu yükseltme konusunda fırsat kaçırdığımız şeklinde yorumlandı. Üstelik, Mali Kural’’ın ertelenmesi sonucu Merkez Bankası’’nın aylarca uğraşıp hazırladığı hedefleri tekrar revize ederek boşu boşuna zaman kaybettiği şeklinde eleştirildi. Ancak, Mali Kural’’ın seçim ekonomisi nedeniyle ertelenmesi günah keçisi olarak karşımıza çıkarılırken gerçek neden ustaca gizlendi.
Gerçek neden bana göre şu idi: ’“Ya başarısız olursak yasalar önünde nasıl hesap vereceğiz ve ekonomide güveni kaybedersek halk önünde ne yapacağız?’” Ekonomi yönetiminin asıl endişe ettiği sorun budur. Mali Kural’’ı uygulamada başarısızlık olursa yapılacak bir şey yok. Yasalar önünde hesap verme ve kamuoyu önünde ciddi bir güven kaybı. Bu da seçimle gelen bir hükümet için büyük bir risk’”
Mali Kural, bazı yükselen piyasaların hala uyguladığı bir mali disiplindir. Bizimki ise daha çok Brezilya’’nın uyguladığı yasal çerçeve içinde bütçe dengesi, harcama, borç kuralı hedefli bir Mali Kuraldır. Bizim Mali Kural, şu hali ile belki bir bütün değildir ve ekonominin ihtiyaçlarını karşılamayacaktır. Örneğin, ülkenin eğitim, sağlık, teknoloji konularında tanımlanan bütçe içinde harcama programı yoktur. Diğer konu tanımlanan bütçede gelir arttırma mı gider azaltma mı öncelikli olacak belirsizidir. Çünkü, her iki koşulda da ya zamlar ya da harcamaların nereye gideceği konuları belirsizdir. Ayrıca, KİTleri kapsamaması da düşündürücüdür. Öte yandan, KİTleri kapsamayan Mali Kural’’ın Belediyeleri iç-dış borçlanma alanlarında kapsaması ve özerkliklerini ablukaya alması da ayrı bir tartışma konusudur.
Ancak, eksikleri bir yana Mali Kural, politik kaygılardan arınarak acil olarak çıkarılmalıdır. Bu halkın, seçim ya da siyaset kaygısı olmadan bütçe dengesini görme hakkı bulunmaktadır. Vergilerin nerelere harcandığını belki ayrıntılı olarak göremiyoruz ama en azından harcamalara sınır koyarak devlet üzerinden rant elde etmeye sınır koyabiliriz. Üstelik, başa kim gelirse gelsin uygulanmak üzere.