İşsizlik ve yoksulluk; terör kadar can yakıyor.

Ağustos'ta İşsizlik oranı %11.1, genç işsizler %20,8, her evde bir üniversite mezunu işsiz. Gençler ve kadınlar işsiz. Kayıt dışı işsizlik oranı da %34. Merkez Bankası'nın araştırma sonuçlarına göre; 1 milyon 800 bin kişi 'net asgari ücret'in altında çalışırken, 6 milyon 700 bin kişi de 'açlık ve yoksulluk' sınırının altında kalan asgari ücretle, yani 'sefalet' ücretiyle yaşam savaşı veriyor.

Öte yandan; son 10 ayda 'ekonomik kriz'in etkisiyle 1 milyon 100 bin kişi işini kaybetti. İŞKUR'a başvuranların sayısı %27 artışla 3 milyon 200 bine ulaştı. Üstelik; 'işsizlik ödeneği' almanın koşulları da ağır.

İşsizlik ödeneği almak için hizmet akdinin feshedilmesinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmak ve son 3 yıl içinde en az 600 gün 'işsizlik sigortası pirimi' ödenmiş olması gerekir.

Bu ağır koşullar; işsiz kalanların önüne konulmuş aşılması zor bir 'barikat'tır.

Ayrıca; ekonomideki 'belirsizlik' ve 'daralma' nedeniyle sanayi, inşaat ve perakende sektörlerinde 3 binden fazla şirketin 'iflastan korunmak' için 'konkordato' ilan etmesi, önümüzdeki aylarda yoğun işten çıkarmaların yaşanacağı kaygısını yoğunlaştırıyor.

Bu 'korkutucu' tabloya 'kayıtsız' kalmamak gerekir. Bu tablo; 'ürkütücü' olduğu kadar da; 'sürdürülebilir' değildir.

İşsizlik, yoksulluk, açlık sınırında çalışmaya mahkum olmak, bozulmuş bir gelir dağılımı cenderesine sıkışmak; 'kader' olamaz.

TÜRK-İŞ'İN 'ÇEKİNGEN' VE MAHÇUP TAVRI

Ne yazık ki; ülkemizde grevli-toplu sözleşmeli, örgütlenme özgürlüğü olan 'AB standardındaki' sendikal düzenin adı var, ancak; kendisi yok.

Bir zamanların en güçlü işçi sendikası TÜRK-İŞ; yaşadığımız siyasal iklimde, toplumun diğer kesimleri gibi 'hak arama' konusunda 'çekingen' ve 'mahçup.' Tüketici enflasyonunun %24, üretici enflasyonunun da %48 düzeyinde olduğu bir tabloda TÜRK-İŞ; asgari ücretin 2 bin TL olmasını 'yeterli' görebiliyor.

Nitekim; TÜRK-İŞ'i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; TÜRK-İŞ'in bu 'çekingen', 'utangaç' tavrına, 2 bin TL'lik asgari ücret talebine adeta haklı olarak 'isyan etti', ziyareti 'eleştiri platformu'na dönüştürdü.

Kılıçdaroğlu, TÜRK-İŞ'in '2 bin TL'lik asgari ücret talebi'nin 'yetersiz' olduğunu, daha fazla bir artış gerektiğini ve asgari ücretin tümünün vergi dışı bırakılmasının mevcut ekonomik koşullarda zorunlu olduğunu güçlü ifadelerle vurguladı.

Unutmayalım ki; yüksek işsizlik, açlık sınırındaki ücret, yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği, toplumsal huzurun, iç barışın ve demokrasinin esenliğinin, sürdürülebilirliğinin önündeki en büyük engeldir.

Bu engeli ortadan kaldırmak hepimizin, en başta da ülkemizi yönetme sorumluluğunu taşıyanların ötelemeyeceği öncelikli sorumluluğu olmak gerekir.

Sonuç olarak: İşsizlik, yoksulluk ve çalışanların açlık sınırında ücret almasının oluşturduğu tablo; sürdürülebilir değil.