CHP'nin İzmir'den seçime gireceği listenin kimlerden oluşacağı bugünlerde tam bir muamma olarak karşımıza çıkıyor.
Birinci bölge gibi ikinci bölgede de aday adayı enflasyonu var.
CHP İzmir'den vekil adayı olmak için müracaat edenlerin sayısının rekora koştuğu bir ortamda birde bazı isimler arasında gizliden gizliye listede '1 numara' olmak için mücadelesi başlamış durumda.
Tüm bunlara ilave olarak birde 'Tavşan aday' diye nitelendirdiğimiz isimler var.
Bu tavşan adaylar ya birilerinin bürokratları; ya eski yönetim arkadaşı; ya da eskinin mutlak muhalifi, partiden istifa edip, partiye en ağır eleştirileri yapanları.
Sanırım bu isimler o günleri unutarak aday adayı oldular…
Hem de cefakar CHP üyeleriyle gırgır geçercesine…
Hepsinin özgeçmişine baktığımız da sanki onlar CHP'yi hiç terk etmemişler, geçmişlerinde CHP'yi hiç yarı yolda bırakmamışlar.
Ya da bazı malum Aksolcularla işbirliği içerisine gitmemişler…
Durum böyle iken bunlara destek verenleri, ön ayak olanları unutmamak lazım diye düşünüyorum.
Kayınbiraderleri, kardeşleri, kankileri, ticaret lideri dostları unutursak hata etmiş oluruz.
Hadi onları da anmış olduk…
Birde altlarında koltuk olanları analım…
Koltuklarda oturanlar şimdilik susuyorlar…
Korkum; şuan suskunluk sarmalında olan koltuk sahipleri, yarın listeler hazırlandığında ortaya çıkıp, 'ne şiş yansın ne de kebap' hesabıyla, 'daha çok benim adamım olsun' diye konuşmaya başlamasıdır.
Ya bu şekilde konuşmaya başlarsalar?
İşte o zaman durum vahim olur…
Bu durum büyük kavgalara sebep olur.
Hele birde malum şahıslar kendileri gibi düşünenlere tam destek olup, kendileri gibi düşünmeyenleri de listeye aldırmamak için hesaplar tutturursa ve bu hesaplar sonucunda liste şekillenirse sonuç İzmir içinde, CHP içinde fena olur.
Ötesi 'Cefakar CHP üyelerine' büyük haksızlık yapılmış olur.
Buradan, hesapsız kitapsız 'Halkın İktidarını' kurmak için bütün iyi niyetiyle, gecesini gündüzüne katarak çalışan Gandi Kemal'e seslenmek istiyorum…
Ey Gandi Kemal…
Ey Halkçı Kemal…
Duy sesimizi…
Biliyoruz ki;
Siz, CHP'yi iktidara taşımak için, güneş gibi aydınlık bir ülkeyi yaratmak için düştünüz yollara.
Bu yollarda hep 'Türkiye'yi İzmir gibi yapacağız' diyorsunuz…
Biliniz ki, sizi yanıltıyorlar, doğru bilgilendirmiyorlar.
İzmir'de her şey güllük gülistanlık değil…
İzmir'de CHP aile partisine, aile şirketine doğru yol almış ve o yolda hızlıca gidiyor.
Bunları gizliyorlar sizden.
İlçe belediyelerinin çalışmadığını, ilçelerin kuytu bir kasabaya çevrildiğini gizliyorlar sizden.
İzmir, sosyoekonomik olarak hak ettiği konuda değil.
İzmir'in liderliğine soyunanlar bu konuda proje üretmiyorlar.
Bırakın proje üretmeyi bu konuda somut adımların atılmasına gayret bile göstermiyorlar.
CHP İzmir geçmişte benim adamım olsun anlayışının bedelleri çok ağır ödedi.
Kavgalar, rezillikler her geçen gün peşi sıra yaşandı.
Birileri popülizm yapmayı önemli başarı saydı.
Vatandaşı, cefakar parti üyesini düşünenlerin sayısı giderek azaldı.
Milletvekilliği aday adaylığına başvuranların büyük bir çoğunluğunun farklı hayalleri var.
İzmir'in kentsel dönüşüm sorunu, geri kalmışlık sorununu bilmeyen yok…
İstihdam sorunu, yatırım sorunu, liman sorunu, turizm sorunu, sağlık sorunu, eğitim sorunu, ulaşım sorunu, tarihi dokunun korunması ve vizyon sorunu İzmir'in en önemli açmazları olmayı sürdürüyor.
Aday adaylarına bakıyoruz da bazıları hariç maalesef bu sorunların çözümüne katkı koyma konusunda hiç umut vermiyorlar...
İzmir yıllardır aynı sorunları irdeliyor.
Yine aynı hataların yapılmasından korkuyoruz.
Yine samimiyetsizliğin, yine adamcılığın ön plana çıkmasından korkuyoruz…
Siz söz verdiniz…
Herkese güven aşıladınız.
Verdiğiniz sözler, gerçekleşemeyen hayallerin adı olmasın.
İzmir'e hiçbir şey vermemiş zamanın çoğunu kahvede geçirmiş ya da eskinin ithali milletvekilini silip kendi ithalinizi yazmayın lütfen…
Hele hele birilerinin eniştelerini, iş arkadaşlarını, kankilerini listelere almayın lütfen…
İnanın bugünlerde cefakar CHP üyesi umutsuz bir yaklaşım içinde.
Ve korkuyorlar.
Yine aynı sahneyi mi yaşacağız?
Acaba söz verilen değişim, başka bahara mı kalacak?
Bu kaygılar, gerek CHP tabanında, gerekse İzmirli'de hep soru işareti oluşturuyor.
Dönüp dolaşıp aynı yere gelmeyi kimse istemiyor.
Oysa ne İzmir ne de cefakar CHP üyeleri bunları hak etmiyor.
Evet, Gandi Kemal duy sesimizi…
Lütfen, İzmir'e, İzmirliye ve cefakar üyelerine sahip çıkınız…
İzmir siyasetindeki adamcılıkla oluşan kirlenmeye bir dur deyiniz…
İzmir'e, İzmirliye ve cefakar üyelerine güven aşılayınız…
Projeleriyle, emekleriyle, çalışkanlığıyla İzmir'e güç katacak isimlerin listelerde olması sağlayınız…
Ürettiği ürünü para etmeyen çiftçinin, ürününü satamayan esnafın derdine derman olmak için çalışanlara listelerde yer veriniz…
İzmirlinin yaşam kalitesini yükseltmek için, İzmir'i kalkındırmak için çalışmayı kendine yaşam biçimi belirlemiş isimlere kucak açınız…
Vatandaş artık masal anlatanları, kahve köşelerinde okey oynayanları, akrabaları, silahla poz verenleri, ithalleri istemiyor.
'Belediye başkanlarının koltuğunu korumak için, (X) kişiyi daha güçlü kılmak için, eşini dostunu daha fazla korumak için, menfaatleri için aday olanları yok sayınız…
Onlara listelere almayınız…
İzmir'i birde siz sorgulayınız…
Çok güvendiğiniz, inandığınız isimlere gizli bir araştırma yaptırınız…
O zaman sizinde gerçekleri göreceğinizi iddia ediyoruz.
Biliniz ki, İzmirli kör bir rant kavgası için değil, aile saadeti için değil, kanki güç birliği için değil; İzmir için yollara düşecek isimlerin listede olmasını istiyor ve arzuluyor.
Sen Gandi Kemalsin…
Sen Halkçı Kemalsin…
Bu sesi duyacağına inanıyoruz…
Bu halkı kucaklamak, bu halkı sevmek, bu halka karşı adil olmaktır…
Bu halkı figüran değil, bu işin asli unsuru kabul etmek demektir…
O nedenledir ki;
Halkın adaylarına yer vermelisin listelerde…
İzmirlinin sesi olacaklara kucak açmalısın…
Listelerde gençler olmalı…
Kadınlar olmalı…
İşçinin, memurun, emeklinin, çiftçinin temsilcileri olmalı…
Doktorlar, hemşireler olmalı…
Mühendisler, mimarlar olmalı…
Öğretmenler, bilim insanları olmalı…
Hukukçular, sendikacılar, gazeteciler olmalı…
Kısacası toplumun tüm kesimlerini temsil edecek, İzmir'i kucaklayacak bir listenin oluşmasını sağlamasın…
Böyle bir listeyi oluşturacağınıza da inanıyoruz, inanmaktan başka da çaremiz de yok…
Sen Gandi Kemalsin…
İnan ki sana inanıyoruz…
Ve biliyoruz ki;
'Parti küçük olsun, benim olsun' diyenlere dur diyeceksin…