Ödemiş'te düzenlenen toplantıda konuşan Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Gölcük Yaylası'nın geleceğine birlikte yön vermek için bir araya geldiklerini söyledi.
Gölcük'ün bölge için taşıdığı öneme işaret eden Turan, "Gölcük yalnızca bir göl değildir. Gölcük, Bozdağlar'ın bağrında adeta saklı bir cennettir. Gölcük Yaylası turizmde eski günlerini arasa da Ödemiş ve çevresinde yaşayan herkes için dinlenme alanıdır. Hepimizin hafızasıdır. Hepimizin ortak mirasıdır." ifadelerini kullandı.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu ise Gölcük Gölü'nün tarihsel ve bilimsel önemine ilişkin sunum yaptı.

Gölün yaklaşık 7 bin 400 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Külköylüoğlu, dünya bilim tarihinde yer edinmiş çalışmaların proje kapsamında derlendiğini kaydetti.
Külköylüoğlu, gölün geçmişte "Forevya" adıyla anıldığını, Lidya Kralı Toreos ile bağları bulunduğunu ve Santorini'deki volkanik patlamanın etkilerinin bu havzada tespit edildiğini dile getirdi.
İZKA Mavi Büyüme Politikaları Birim Başkanı Dr. Saygın Can Oğuz da ajans olarak son beş yıldır kalkınmada "mavi büyüme" kavramına odaklandıklarını söyledi.
Denizler ve iç suların korunmasının yanı sıra bu alanların ekonomik değerinin artırılmasının stratejilerinin temelini oluşturduğunu belirten Oğuz, İzmir'in kıyı ve deniz potansiyelinin yanında Gölcük Gölü'nün de kent açısından önemli bir doğal kaynak olduğunu dile getirdi.




