Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)nun verilerine göre; 2018'in son çeyreğinde ekonomi yüzde 3 küçülürken 2018'in tümünde yüzde 12.6 oranında büyüdü.

Büyümeyi negatif etkileyen faktörler; yatırımda, üretimde ve talepte meydana gelen düşüş olmuştur.

2018'in son çeyreğinde sanayi, inşaat, hizmetler, finans ve tarım sektörlerinde ciddi oranda küçülme, daralma yaşandı.

Özellikle; ekonominin sürükleyici sektörü olan inşaatta yüzde 8.7 oranında bir küçülme medya geldi.

Ekonomik büyüme; Gayri Safi Yurtiçi Hasılada meydana gelen artış demektir. Daha açık anlatımla; milli gelir artışıdır.

2017'de fert başına düşen milli gelirimiz 10 bin 547 Amerikan dolarıydı.

2018'de ise fert başına düşen milli gelirimiz 9 bin 632 Amerikan dolarına geriledi.

Bu arada; 2017 yılında milli gelirimiz 851 milyar Amerikan doları iken, 2018'de 784 milyar Amerikan dolarına indi.

Böylece milli gelirimiz geçen yıla göre 67 milyar Amerikan doları azalmış oldu.

Bunun sonucunda; 2017'de dünya sıralamasındaki 17.'ncilik sıramızı Hollanda'ya kaptırarak 18'nci sıraya gerilemiş olduk.

MUHALEFETİN SEÇİM STRATEJİSİ EKONOMİ, İKTİDARIN TERÖR

Türkiye 2018'in son çeyreğinde ortalama yüzde 22.4 enflasyonla yüzde 3 küçülmüş.

Ekonomistler bu süreci 'enflasyon içinde küçülme' olarak tanımlıyorlar. Bunun bir başka anlatımı da; 'enflasyon ortamında durgunluktur.'

Uygulanacak ekonomi politikasının omurgasını 'enflasyonu düşürmek, bununla beraber küçülmeyi önce durdurmak, sonra büyümeye döndürmek ve işsizlik artışını önleyerek istihdamı artırmak' oluşturmalıdır.

Rakamlardan arındırılan ekonominin amacı; işsizliği önlemek, gelir dağılımını adil bir şekilde düzenlemek, refahı yaygınlaştırmak, insanlara huzur ve mutluluk vermek olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; işsizlik ve yoksulluk her türlü olumsuzluğun, kötülüğün temel nedenidir.

31 Mart yerel yönetimler seçim sürecinde, iktidarın ve muhalefetin propoganda stratejisi birbirinin taban tabana zıddıdır.

İktidar (Cumhur İttifakı); seçim ve propoganda stratejisini 'ülkenin bekası, bölücü terörle mücadele' eksenine oturturken, muhalefet 'millet ittifakı'; stratejisini (pahallılık, işsizlik, yoksulluk) zemininde yürütüyor.

Ayrışan bu strateji de; seçim ortamını sert söylemlere ve gerginliğe sürüklüyor.

Sonuç olarak: Türkiye'nin ihtiyacı; çatışma değil; uzlaşma ortamında sorunlara çözüm aramak olmalıdır.