Dün Sabah gazetesinde böyle bir başlıkla bir derleme vardı. 'Federation of American Scientists' kaynak olarak verilmiş. Ülkemiz için Asker sayısını 789.000 olarak veriyor. Bu sayı içinde Jandarmanın ve Sahil Korumanın rakamları yok. Bunları da koyarsak ülkemizin asker sayısı 900.000'i geçiyor. Bunun üçte biri muvazzaf yani, maaş alan kadrolu insanlarımız. Nüfusumuz da 72,5 milyon gösteriliyor. Yani her 80 kişiden birimiz şu veya bu şekilde askeriz.
Bu yayında verilen en büyük ordu Çin'in. Nüfusu 1338 milyon asker sayısı 2.400.000.yani Her 560 kişiden biri asker. Üçüncü Hindistan, asker sayısı 1.300.000 Nüfus 1166 milyon, her 897 kişiden biri asker. Dördüncü büyük askeri topluluk Kuzey Kore asker 1.000.000, nüfus 24 milyon. Yani her 24 kişiden biri asker. Beşinci Rusya, asker sayısı 900.000, nüfusu 141,9 milyon. Yani her 158 kişiden biri asker. Altıncı sırada biz görünüyoruz. Ama aslında biz Rusya'dan daha büyük orduya sahibiz. Yani Dünya beşincisiyiz ama K.Kore hariç, her bin kişiye düşen asker sayısında dünya rekortmeni. Bizden sonra Güney Kore görünüyor. Asker sayısı 665.000, Nüfus 50 milyon, her 75 kişiden biri asker. Pakistan nüfus 172,9 milyon asker 590.000,yani her 293 kişiden biri asker.
Kuzey Kore, Güney Kore'nin birbirine düşman edilmesi dolayısıyla rekor düzeyde asker besleniyor.
Biz 60 yıldır NATO şemsiyesi altındayız. Hiçbir ülkeye saldırmadık. Kıbrıs ihtilafında da bir tugay kadar asker kullandık. Yani pratikman askerimizi hiç kullanmadık. Kimse de cesaret edip bir NATO üyesi ülkesi olan Türkiye'ye saldırabilir. Peki, biz niye bu kadar büyük harcamalar ile Dünyadaki ülkeler arasında her 1000 kişiye düşen asker sayısında rekortmeniz. Niye bu kadar asker besliyoruz. İhtiyacımızın olmadığı belli, Cumhuriyet döneminde silahlı bir çatışmaya girmedik. Bu durumun tek bir izah tarzı var o da Askeri kışlasına sokamadık, sivillerin, onu planlamasına müsaade etmedik.Asker kendi otonom idaresini kurmuş, karışanı görüşeni yok. Yirmi yıl evvel ordu mevcudu bugünkünün %60 civarındadır. Bazıları durumu çarpıtmak için bize Yunanistan ve Bulgaristan örneklerini verebilirler. Cevap çok basit, NATO içinde bir çatışmaya kim müsaade verebilir.
Yapılan bir hesaplamadan, 1950 den sonra (NATO ya girdikten sonra ) ülkemiz orduya, milli gelirinden ayırdığı payı NATO ortalamasında tutabilseydi bugün Fert Başına düşen Milli Gelir yönünden, Avrupa Birliği ortalamasında olacaktık. Evet, buyurun, güçlü Türkiye nasıl oluşturulur, siz düşünün.