Geçtiğimiz ay itibariyle Sağlık Bakanlığı yetkilileri domuz gribinin Türkiye’’ye gelebileceği konusunu gündeme getirmiş ve vatandaşı tedbirler konusunda uyarmıştı. O günden beri yurdum insanını bir korkudur sardı.’¶ Bu konudaki bilgi kirliliği ve karmaşası ise kamuoyunda paniğin tetiklenmesine neden oldu.
Her ne kadar son iki hafta içerisinde onlarca kişinin domuz gribinden ölmüş olabileceği belirtilmiş olsa da bu konu ile ilgili olarak konulan teşhis ile ilgili tartşmalarda bitmek bilmiyor. Domuz gribinden ölen kişiler ile ilgili daha sonra "Aslında zatüreydi" şeklinde söylemlerde ortaya çıkabiliyor.
Sağlık Bakanlığı yetkililerinin öncelikli çözüm olarak gördüğü aşı projesi ile alakalı sıkıntılı günler yaşanıyor. Kafalar iyice karıştı. Hükümetin başı ve kolları arasında görüş ayrılığı had safhada’… Bir taraftan ’“ben aşı yaptırmayacağım’” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan diğer cepheden kameralar karşısında aşı yaptırarak korkulacak bir şey olmadığını söyleyen Başbakan'ın Sağlık Bakanı Akdağ... Peki bu durumda vatandaş ne yapacak?Hangi Recep'e inanacak?İşte asıl sorun bu.. Bir bilgi kirliliğidir aldı başını gidiyor.. Her saat başı bir bilen(!) çıkıyor ve televizyonda ahkam kesiyor.Vatandaşın kafası çok karışık...
Tartışmaların gölgesinde binlerce kişiye aşı yapılamaya başlandı... Peki sonuç?Daha ilk günden zehirlenenler, fenalaşanlar... Hastane personeli kendisi hastanelik olmaktan kurtulamadı. Oralarda da durum karışık. Sağlık kuruluşlarında adeta kaos hakim, çoğu doktor ve sağlık görevlisi de aşı olmak istemiyor... En azından bekleyip görmek istiyor. Daha önce Sağlık Bakanlığı’’nın aksine hareket etmesi ile bilinen Ankara Tabip Odası da bu kez Başbakan’’ın aksine Recep Akdağ ile aynı fikirde. Ankara Tabip Odası Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Azap'ın katılımıyla düzenlediği basın toplantısında "aşı olun" sonucu çıktı.
Başbakan ve bakanının bu konuda ters düşmesi kafalarda soru işaretlerine neden olurken, bu durum kamuoyunda farklı yorumlara sebep oldu. Bazı çevreler Erdoğan'ın aşı sonucu ortaya çıkacak tablonun sorumluluğunu üstlenmek istemediği için bu açıklamayı yaptığını ifade ederken, bazı çevreler ise Başbakan'ın aşı ile ilgili tartışmaların daha çok alevlenmemesi ve domuz gribi aşısının önlenmesi yönündeki müdahaleleri püskürtmek amacıyla ince bir taktik sergilediği görüşünde...Yani herkes eteğindeki taşları döktükten sonra Başbakan, "Aslında bu aşı faydalıymış, olmak gerekiyormuş. Bende aşı olacağım" derse hiç şaşırmayın....