Son günlerde Gül Sokak ve civarında yürüyüşe çıktıysanız, bu nezih bölgedeki değişikliği siz de fark etmişsinizdir. Yepyeni mekanlar açılmış, bir de mağazalar. Yeni açılan butikler arasında en çok So Chic ve Forever New'ı beğendim. İkisi için eskiden taa Agora alışveriş merkezine gitmek zorundaydım. Ayrıca, Meksika sokağının girişine MAC'in ilk mağazasını açmış olması da süper! Makyaja meraklı tüm hanımların uğrak yeri oldu şimdiden. Öyle çok renk seçeneği var ki, size en çok yakışan rengi bulmanız işten bile değil. Tavsiyem makyajsız gitmeniz ve merak ettiğiniz her şeyi rahatça denemeniz. Makyaj uzmanlarının da tavsiyelerine kulak vermeyi unutmayın, o kadar çok ten ve saç rengi görmekten, hangi kişiye hangi renk yakışır cuk diye biliyorlar.
***
Rouge ise Meksika sokağının klasiği. Sushi'nin en lezzetlisi onlarda. Akşamları bir Lounge havası esiyor mekanda. İlerleyen saatlerde Ajda-Sezen-Kenan şarkıları ile gece devam ediyor. Benim favori masam, dışarıda, melisa ağacına yakın olan masa. Çünkü melisa kokusu tüm masayı sarıyor ve sokak ortasında bir bahar havası yaşatıyor!
Cafe Biyer, Cafe Plaza, Sir Winston, Reyhan, Bonjour ve Rouge gibi sokağın nabzının attığı mekanlara yepyeni iki restaurant daha katıldı; Konak Pier'den aşina olduğumuz Yüzde 100 ve Dükkan Burger. Bana Nişantaşı Beymen Brasserie'yi hatırlatan Yüzde 100'de,geçtiğimiz günlerde İzmir'in başarılı avukatlarından Barış Kaşka ve kız arkadaşı Şepnem ile buluştuk. Barış ve Şepnem gerçekten çok tatlı bir çift. Bu arada 'Aşk tesadüfleri sever' filmini izleyenler buna çok şaşıracaklar; Barış ve Şepnem, birbirlerinin yazlıktan çocukluk aşkı, ikisi de aynı gün doğmuşlar, hem de 'Bir eylül akşamında!' ama yıllar içinde okul, iş derken yolları ayrılmış, taa ki iki yıl önceye kadar. Birbirilerini bulunca da bırakmamışlar. Duyunca çok şaşırdım gerçekten.
***
O gece Yüzde 100'de şaraplarımızı tadarken bir yandan da iş konuşuyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz ekim ayında Bornova'da yüz karası bir kedi vahşeti yaşanmıştı. Büfe sahibi Arda Baran'ın kedisi 'Yamuk'u vahşice öldüren o insan diyemeyeceğim yaratık mahkemeye verildi, kediyi kim savunuyor tahmin edin; Barış Kaşka! Hayvan hakları ile ilgili o kadar boşluk varmış ki yasalar da, tüm bunların giderilmesi adına bir mücadeleymiş aslında bu. Artık kapalı alandan sigara içen kişiler ile hayvanlara zulmedenlerin aynı cezayı almaması için, insanların hapis korkusuyla daha hassas davranması ve diğer canlıların huzurunun bozulmaması için başlatılan bir hayvan hakları mücadelesinin en büyük savunucularından Barış. Hem de hiçbir çıkar gözetmeden yapıyor bunu. Tebrik etmemek mümkün mü?
Yüzde 100'de lezzet var, servis elemanları ve müdür, olması gerektiği gibi kibar, mekan biraz küçük, ama dekorasyon ferah. Bir takım eksiklikler gözümüze çarpmadı değil; örneğin biranın yanında bardak olarak büyük su bardağı gelmesi garipti! Öte yandan deniz mahsullü Risotto İzmir'in en iyisi olmaya aday.
Gidin, yiyin, için, gezin, görün. Gül sokak ve Meksika sokağındaki bu değişiklik eminim hoşunuza gidecek.