Danıştay’’ın kararı İdeolojik (Ege’’de SonSöz)
Başbakan Erdoğan, bayram namazını kıldığı Eyüp Sultan Camisinden ayrılırken gazetecilerin Danıştay’’ın, YÖK’’ün katsayı uygulamasını kaldıran kararının yürütmesinin durdurduğunu ’¶ anımsatarak bu konudaki görüşlerini sorması üzerine Erdoğan şunları söyledi;
’“Bu konuda yetkili mercinin YÖK olduğunu söyleyen Danıştay’’ın, aynı yıl içerisinde tamamen aldığı o kararı nakseden bir karar alması hiçbir şeyle izah edilemez. Bu karar tamamıyla ideolojik bir karardır. Dolayısıyla böyle bir ideolojik kararı anlamakta ben şahsen zorlanıyorum. BUNUN KABUL EDİLEBİLİR HİÇBİR YANI YOK.’”
Bu cevaptan hemen sonra memur eylemleri konusunda soru yönelten gazeteciye; ’“Yaptırım olacak. O kurumların yöneticileri gerekli olan neyse takip edecek. Yasaların çiğnenmesine müsaade edilirse ülke yolgeçen hanına döner. Biz onların yasa çerçevesinde çalışmasını istiyoruz. HERKES MAHKEME KARARLARINA MUTLAKA UYMALIDIR.
Aynı anda iki konuda yapılan konuşma. Konuşmayı yapan kim?Başbakan R.T.Erdoğan. Birincisinde Danıştay kararını kabul etmiyor, iki dakika sonra sendikacıları Yargı kararlarına uymaya çağırıyor. Nasıl bir anlayış bu?Hukuk Devletine bağlılık bu mu?Anlayan varsa beri gelsin!
Bölücüler sokaklara indi (Çok sayıda Haber Sitesi)
İmralı canisinin yeni yerini beğenmediğini açıklaması ve terör örgütünün kuruluş günü olması sebebiyle, başta Diyarbakır, Hakkari ve İzmir’’de olmak üzere çok sayıda şehirde olaylar çıktı. PKK bayrakları ve Apo’’nun posterlerinin taşındığı gösterilerde atılan sloganlar ve afişlerde yazanlar şunlardı; ’“Ya Apo ile özgür bir yaşam ya da intikam’” , ’“ Kürt halkı 6 metrekareye sığmaz’” ,’” Özgürlüğün özgürlüğümüz, yol haritan rotamız, savunmaların perspektifimizdir’”, ’“27 Kasım’’ı yaratan önder Apo’’ya bin selam’”
Göstericiler yollara barikat kurdular, Medrese Mahallesinde zırhlı polis araçlarına baltalarla saldırdılar. Polis olaylara müdahale etmedi, göstericiler dağıldıktan sonra geniş güvenlik önlemleri aldı! Kimse gözaltına alınmadı. Şimdi burada duralım ve düşünelim. Bu kanunsuz gösterileri sendikacılar, emekliler hatta gaziler yapsa idi neler olurdu?Kahraman Türk Polisi, copla biber gazıyla, tazyikli su ile hepsini dağıtır, çoğunu da gözaltına alır ve görevini yapardı.
Geçen günkü memur eyleminde polis copuyla kafası yarılan bir memur şöyle bağırıyordu;
’“Dünyanın en pahalı benzinini alıyoruz ses etmedik, en fazla vergiyi ödüyoruz ağzımızı açmadık, deprem oldu özel iletişim vergisi dediler vatan sağ olsun dedik. 1,5 lira ile konuşulan telefon için 24 lira fatura ödedik gık demedik. Faturalarımıza Güneydoğudaki, kaçak kullanılan elektriğin bedelini eklediniz ödedik. Bütün bunlar gücümüze gitmiyor da, bize teröristten daha sert davranıyorsunuz ya, işte bu tutum bizi öldürüyor.’”
İşte AKP’’nin açılımının özeti budur. ( Bu yazıdaki haberleri yazılı ve görsel medya da göremezsiniz)
Türkiye’’den İran’’a Jest;
UAEK (Uluslar Arası Atom Enerjisi Kurumu) İran’’a yaptırım uygulanmasını ve İran’’ın nükleer projesinin derhal durdurulmasını istedi ve konunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine havale edilmesini talep etti. Tasarı, yaklaşık dört yıldır İran’’a karşı onaylanan ilk karar tasarısı olma niteliğini taşıyor. Karar tasarısı, aralarında Türkiye’’nin de bulunduğu yönetim kurulu asil üyelerinden 34’’ünün katıldığı oylamada, 25 oyla kabul edildi.
Tasarıya, İran’’a yönelik yaptırımlara devamlı olarak karşı çıkan RUSYA ve ÇİN destek verdi. Türkiye ÇEKİMSER OY kullandı. Bizimle beraber, Afganistan, Pakistan, Mısır, Güney Afrika’’da çekimser oy kullandı.
Dış politikada ’“Tutarlı ve İlkeli’” olmaya örnek olabilecek bir davranışla, bir taraftan İran’’ın uranyum zenginleştirme tesisi kurmasına destek verirken, diğer yandan İran’’dan gelebilecek füze saldırısına karşı ’“Patriot’” füzesavar sistemi satın almaya karar verdik.
Buna ’“Eksen Kayması’” değil, dense dense ’“Eksen Kaybolması’” denir.