Kasım başında bir gazeteci heyetimiz Suriye'den gelen bir davet üzerine Şam'a gitti.’¶

İkinci gün Şam'daki Türkiye Büyükelçiliği ziyaret edildi. Güneş Gazetesinden Rıza Zelyut anlatıyor; "Salona girişte sağdaki duvar dibinde masanın üstünde Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan'ın baş fotoğrafları konulmuştu. Bunları da, bizim ülkemizin yöneticileri olarak orada görmekten mutlu olduk. Bu arada Büyükelçimiz Sayın YAŞAR HALİT ÇELİK ile tanıştık, sohbet ettik ve fotoğraf çektirdik. Büyük kabul salonunda duvarlar değişik resimlerle süslenmişti. Bir yerlerde devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün bir fotoğrafını aradı gözlerim. Yoktu.
Rıza Zelyut bunun üzerine lisanımünasiple Büyükelçiye soruyor:
*Sayın Büyükelçim, kabul salonunda pek çok resim var ama hiç Atatürk resmi yok. Acaba ben mi görmedim?
*Efendim, bu salona Atatürk resmi koymadık. Çünkü gerek görmedik.
*Niçin?
*Artık bu işleri aşmalıyız. Avrupa'da devlet adamlarının resmi olmaz kabul salonlarında. Sadece kralların, kraliçelerinki bulunur. Bizim de artık bu resim işini aşmamız gerek. Bu çağda Atatürk resmiyle uğraşmak doğru değil, başka şeylere bakalım.
*İyi ama Atatürk bir devlet adamından da öte. Kurucu lider’…
*Kurucu lider olabilir ama kabul salonunda resmi şart değil’…"
Evet, Salonda Erdoğan ve Gül'ün resimleri bulunuyor, ama Atatürk'ün resmi gereksiz görülüyor. Şeyhülislamdan bakan danışmanı, Vergi Dairesi Müdüründen Nurcu Hoca'ya evet, Atatürk'e hayır. Yazıklar olsun.
Büyükelçilikteki Askeri ateşe ne işe yarar?
Atatürk'ün resmini salona astıramıyorsa, söksün o rütbelerini. Zaten taşımaya layık değildir.
Herkes çok iyi bilmeli ki bu ayıp bu büyükelçi müsveddesinden mutlaka sorulacaktır.
STATEJİK APTALLIK:
Kendi vatandaşlarından 300 bin kişiyi öldürtüp, soykırım yaptığı gerekçesiyle mahkemece aranan EL BEŞİR, Türkiye'ye davet edilince, AB Türkiye'ye nota verdi. Cumhurbaşkanı Gül; "AB'de kim oluyor?Kim kime nota veriyormuş?Haddine mi düşmüş, dedi.
Gül, gürledi ama yağamadı.
AB'nin dediği oldu. El Beşir gelemedi.
EL Beşir'den kurtulduk derken, Ahmedinejad geldi.
ATATÜRK havaalanında, minicik "ÇARŞAFLI KIZLARIN" gösterisiyle karşılandı.
Heyetten bir densiz ise, havaalanında mescit olmasına rağmen apronda namaz kıldı.
Komşularımızla "Sıfır" problemci Dışişleri Bakanından isteğimiz; İmam Humeyni havaalanı'na "BAŞI AÇIK" Türk gazetecileriyle bir iniş yapmasıdır.
Ülkesinde, muhalefet tarafından devamlı olarak, "diktatörlere ölüm" çığlıkları ile protesto edilen Ahmedinejad Efendi, ATATÜRK Havaalanında çarşaflı kızlar ve şiirlerle karşılanıyorsa, bizim talebimizi de uygun görür herhalde.
Sevsinler sizin "sıfır problem" dış politikanızı!
DÜNYANIN EN GÜÇLÜ 500 MÜSLÜMANI:
ABD'nin uluslar arası üne sahip Georgetown Üniversitesi ve Ürdün merkezli Stratejik Çalışma Merkezi, " Dünyanın En Güçlü 500 Müslüman'ı" listesini yayınladı.
Suudi Arabistan Kralı Abdullah birinci olurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan birçok Emir ve Kralı geride bırakarak üçüncü oldu.
1999 yılından beri ikinci vatanı ABD'de yaşayan Fethullah Gülen, "Dini bir cemaat olan Nurcuların vaiz, düşünür ve eğitimcisi" sıfatıyla listeye on üçüncü sıradan girebildi.
Cumhurbaşkanı Gül ise maalesef ancak yirmi sekizinci olarak, bir daha seçilme şansınıda zora soktu.
Başbakanımızın geçtikleri arasında servetleri ile dünyada hayranlık uyandıran şu kişiler de var; Bin Said(Amman Sultanı)- Raşit El Maktum(Dubai Şeyhi)- Hasanal Bolkiah(Brunei Sultanı).
Ne diyelim, Allah servetini arttırsın. Vatana- Millete hayırlı ve uğurlu olsun.
ŞAM BÜYÜKELÇİMİZ: (Sn. M. İhsan Coşkun'dan alınmıştır)