Futbolda başarıyı oluşturan temel unsurlardan biri istikrardır. Bir diğer deyişle futbolda istikrarı oluşturan temeller üç ana başlıkta toplanabilir. Bunlar sırası ile 1-yönetim de istikrar 2-Teknik yönetimde istikrar(Antrenörde) 3-futbolcu kadrosunda istikrardır. İzmir futbolunu masaya yatırdığımızda her profesyonel kulübü ayrı ayrı analiz ettiğimizde ortaya çıkan gerçekler şunlardır:
BUCA SPOR
Lig bittiğinde puan cetvelinde 12.sırada yer aldı. Yönetim de 3 değişik başkan görev yaptı. Sezon başında transfer yasağı geldi. Gençlere fırsat doğdu. Buca Spor süper lige çıktığında ki süreci maalesef iyi yönetememiştir. Süper lige çıkan başarılı kadroyu bozmayıp aşırı transfer yapmasalardı daha başarılı olurlardı. Aşırı borçlanmadan o süreci iyi yöneterek düşseydi bile tekrar çıkma adına çok daha güçlü olur ve kesinlikle tekrar süper lige dönerdi. Yüksek borç yükü altında da ezilmezdi. Her şeye rağmen geçtiğimiz sezon İzmir 'in en başarılısı Buca spor ve Sait hoca ve yardımcılarıdır. Transfer yasağı hem dezavantaj gibi hem de avantaj gibi algılanabilir. Transfer yasağı gelmeseydi beklide zorunlu olarak gençler oynama şansı bulamayacaklardı. Kim bilir?
KSK
Lig bittiğinde puan cetvelinde 15. Sırada yer aldılar. Tek başkanla sezonu tamamladılar. İki teknik adam çalıştı. Sezon başı 19 yeni futbolcu transfer edildi. İkinci yarıda ise 7 yeni oyuncu daha takıma katıldı. Sezon başında şampiyonluk amacı ile yola çıkıldı. Son maçta ligde kalabildi. Yönetimde istikrarı yakalayan KSK, teknik adam ve futbolcu kadrosuna bunu yansıtamadı.
GÖZTEPE
Aliağa yı satın aldıktan sonra günümüze kadar hep aynı başkanla gelindi. İki değişik başkan vekili görev yaptı. Ali Gültiken dahil 4 değişik teknik adam çalıştı. Futbol takım kadrosuna baktığımızda da sezon başında bir üst lige çıkan başarılı kadro dağıldı. Onların yerine 13 yeni oyuncu alındı. İkinci yarı ara transferde ise 8 i dışarıdan 4 ü alt yapıdan 12 takviye gerçekleşti. Göztepe de başkanda yakaladığı istikrarı teknik adam ve futbolcu kadrosuna yansıtamadı maalesef. İstanbul ağırlıklı yönetim handikap oluşturdu. Sezon başı amaç ve son gelinen noktada oldukça büyük fark oluştu.
ALTAY
Altay da sezonu tek başkanla tamamladı. İçerde bazı yönetim çalkantıları ve istifalar olduğu da bir gerçek. Diğer yandan 4 değişik teknik adam görev aldı. Sezon başında eski takımdan 2 oyuncu kaldı ve çok sayıda transfer yapıldı. İkinci yarıda ise 6 yeni transfer gerçekleşti. Çok sayıda oyuncu ile de yollar ayrıldı. Altay takımında da benzer sıkıntıların olduğunu görüyoruz. Tek başkan ama çok hoca ve çok futbolcu. Sonuçta da başarısız bir sezon geçirildi.
ALTINORDU
Aynı başkanla tamamladı. Profesyonel şube ile Başkan arasında sürekli problem vardı. Altınordu da aynı sıkıntıları yaşadı. Sil baştan takım yaptı sezonun başında. İkinci yarıda ise tam 8 oyuncu geldi. Ekstra yükselme gurubundan çıkma şansı buldu ama inanılmaz bir şekilde hızla düştü. Çok başarısız bir sezon geçirdiler.
MENEMEN
Sezonu onlarda tek başkanla tamamladılar. Ama aynı istikrarı hoca seçiminde yakalayamadılar. Üç değişik hoca ile çalıştılar. Sezona 14 yeni oyuncu alarak başladılar. İkinci yarıda ise 11 yeni oyuncu aldılar. Menemen spor da sezonun başarısız kulüpleri arasında yerlerini aldılar.
Altı takımada bakıldığında teknik adam ve futbolcu transferinde inanılmaz bir hareketlilik gözlemliyoruz. Doğal olarak istikrar olmayınca başarıda olmuyor. Buca spor hariç başkanlarda istikrarı yakalayan kulüplerimiz çok teknik adam ve futbolcu değiştirerek başarıyı ıskalıyor. Bir başka deyişle başkanlar hoca ve futbolcu konularında yanlış seçimler yapıyorlar. Başkanlar ya yanlış tercihler yapıyorlar ya da yanlışta ısrar etmeyi istikrar sayıyorlar ne yazık ki.
Siz hiç Real Madrid'in, Barselona'nın, İnter'in, Milan'ın, Bayern'in, PSG'nin, Chelsea'nin, Liverpool un Senede 2-3 başkanla, 3-4 değişik hocayla, 20-25 değişik yeni futbolcuyla başarılı olduklarını gördünüz mü?