EGEDESONSÖZ – İzmir Körfezi’nde yaşamını sürdüren nesli tehlike altındaki Akdeniz foklarının barınma, dinlenme ve yavrulama alanı olarak kullandığı kıyı mağaralarına yönelik insan baskısı fotokapanlara yansıdı. Sualtı Araştırmaları Derneği-Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) tarafından fokların izlenmesi ve türe ilişkin veri toplanması amacıyla mağaralara yerleştirilen fotokapanlarda insanların fokların kritik yaşam alanlarına girdiği görüntülendi.
Karaburun Yerel Fok Komitesi ile SAD-AFAG, görüntülerin ardından ortak açıklama yaparak özellikle fokların kullandığı kıyı mağaralarından uzak durulması çağrısında bulundu.
KRİTİK SIĞINAKLAR
Açıklamada, Akdeniz foklarının ve yaşam alanlarının uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat kapsamında koruma altında olduğu belirtildi. İzmir Körfezi’nde türün dinlenme, barınma ve doğum alanı olarak kullandığı önemli mağaraların bulunduğuna dikkat çekildi.
Akdeniz foklarının son sığınakları arasında yer alan bu mağaraların yapılaşmanın yanı sıra insan faaliyetlerinden de korunması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, yavrularını bu mağaralarda doğuran ve emziren fokların yaşam alanlarına dalarak, yüzerek veya herhangi bir deniz taşıtıyla girilmesinin mevzuat gereği yasak olduğu ifade edildi.
FOTOKAPANLARDA İNSAN BASKISI
SAD-AFAG'ın İzmir Körfezi ve Türkiye'nin farklı kıyılarındaki mağaralara yerleştirdiği fotokapanlarla Akdeniz foklarının varlığı, sayıları, bireysel özellikleri ve yaşam alanlarına ilişkin veriler toplanıyor.
Ancak bu çalışmalar sırasında elde edilen görüntülerde, insanların fokların kullandığı mağaralara girdiği ve tür üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.
Komite ve SAD-AFAG, mağaraların yalnızca Akdeniz fokları açısından değil, insanlar açısından da risk taşıdığına dikkat çekti. Mağaraların içerisinde taş ve kaya parçalarının kopmasının ciddi güvenlik riski oluşturabileceği belirtilerek, bu alanlara girilmemesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, “Hem bu nadir türün korunması hem de insan güvenliği için bu mağaralara kesinlikle girilmemesi” gerektiği vurgulandı.
DÜNYADA 800-900 CİVARINDA
Akdeniz foklarının dünyanın en nadir memeli türleri arasında yer aldığı belirtilen açıklamada, küresel ölçekte yaklaşık 800-900, Türkiye'de ise 120 civarında bireyin yaşamını sürdürdüğü ifade edildi.
Akdeniz fokunun Akdeniz'in biyoçeşitliliğinin ve sağlıklı deniz-kıyı ekosistemlerinin önemli göstergelerinden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, türün yaşam alanlarının korunmasının kıyıların ve deniz ekosisteminin korunması anlamına geldiği belirtildi.
UYARI PANOLARI ÇAĞRISI
Karaburun Yerel Fok Komitesi ve SAD-AFAG, fokların yaşam alanlarına yönelik insan baskısının önüne geçilmesi için kıyılarda bilgilendirme ve uyarı panolarının oluşturulmasını istedi.
Açıklamada, Türkiye kıyılarında ilgili kurumlarla türün korunmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğü ancak alınan önlemlerin yeterli olmadığı savunuldu. Yerel ve ulusal düzeyde yetki ve sorumluluğu bulunan kurumlara çağrıda bulunularak, Akdeniz foklarının yaşam alanlarının korunmasına yönelik daha etkin kararların alınması ve uygulanması talep edildi.
Açıklama, “Akdeniz fokunu korumak, Akdeniz'i korumaktır” mesajıyla sonlandırıldı.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
AKDENİZ FOKLARININ İZLENMESİ VE YAŞAM ALANLARINA AİT VERİLERİN TOPLANMASI İÇİN MAĞARALARA KONULAN FOTOKAPANLARDA İNSAN GÖRÜNTÜLENDİ!..
AKDENİZ FOKU’NUN KRİTİK SIĞINAKLARI KIYI MAĞARALARINDAN UZAK DURALIM!
AKDENİZ FOKU ve YAŞAM ALANLARINI KORUYALIM...
Akdeniz Foklarının izlenmesi ve türe ait verilerin oluşturulması adına Sualtı Araştırmaları Derneği-Akdeniz Foku Araştırma Grubu ( SAD-AFAG ) tarafından Fok mağaralarına konulan Foto kapanlarda türe yönelik insan baskısı görüntülendi.
Konuya ilişkin Karaburun Yerel Fok Komitesİ ve Sualtı Araştırmaları Derneği-Akdeniz Foku Araştırma Grubu ( SAD-AFAG ) ortak açıklaması:
Akdeniz Fokları ve Yaşam Alanları İlgili uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatlar gereği korunma altındadır. İzmir Körfezi’nde Akdeniz Foklarına ait önemli dinlenme, barınma ve doğumhane niteliğinde olan mağaralar bulunmaktadır.
Akdeniz Foklarının son sığınakları olan bu mağaralar özellikle yapılaşma ve insan baskılarından ve aktivitelerinden korunmalıdır. Yavrularını bu mağaralarda doğuran ve emziren Akdeniz Foklarının yaşam alanlarına dalarak, yüzerek veya herhangi bir deniz vasıtasıyla girilmesi mevzuat gereği yasaktır. Sadece denizlerimizin en nadir canlılarından Akdeniz Fokları değil tüm doğaya karşı insani ve vicdani sorumluluklarımız olduğunu unutmamalıyız.
Akdeniz Fokları dünyadaki en nadir memeli türlerindendir. Akdeniz’in eşsiz biyoçeşitliliğinin, sağlıklı deniz-kıyı ekosistemlerinin ve kadim kültürlerinin son temsilcilerinden biri; Akdeniz’in son elçisidir. Küresel ölçekte 800-900 ve ülkemizde 120 civarında varlıklarını sürdürmektedir.
Akdeniz Foklarının ülkemizdeki varlığı, sayısı, cinsleri vb. pek çok verinin sağlanması adına İzmir Körfezindeki ve diğer kıyı alanlarında ki pek çok mağaraya Fotokapanlar yerleştirilmiş durumdadır. Bu mağaralar, Akdeniz Foklarının doğal yaşam alanları olmasının ve titizlikle korunmasının yanısıra insanlar için tehlike de oluşturabilmektedir. Mağaralar içinde taş ve kaya parçalarının kopması insanlar için önemli risklerdir. O yüzden hem bu nadir türün korunması hem de insan güvenliği için bu mağaralara kesinlikle girilmemesi gerektiğini önemle anımsatırız. Bu mağaralara yönelik insan baskısının artık daha fazla önüne geçilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu mağaralara konulan Fotokapan kayıtlarında ne yazık ki insanların bu özel türe yapmış olduğu baskı üzüntü ve kaygıyla görüntülenmiştir.
Akdeniz Foku ve Yaşam Alanlarının korunması kıyılarımızın, denizimizin, ortak yaşam alanlarımızın korunması demektir. Kıyılarımızdaki doğallığın korunması, doğallığını koruyan kıyılarda yapılaşmadan uzak durulması, habitatın parçalanmaması önem taşımaktadır. İlgili ulusal mevzuatta belirtildiği üzere Akdeniz Fokları ve Yaşam Alanlarının korunması adına yerelden, ulusal düzeye kadar görev, yetki ve sorumluluğu olan tüm birimlere konuyu hassasiyetle aktarmak isteriz. Yeryüzü gezegeninin bu nadir türünün korunması ve mağaralardan uzak durulmasının sağlanması adına bilgilendirme ve uyarı panolarının oluşturulması gerekmektedir. Ülkemiz kıyılarında ilgili birimlerle bu yönde sağlıklı iletişimler kurulmuş ve türün korunmasına yönelik önlemler alınmış olsa da yeterli değildir. Önümüzdeki süreçte Akdeniz Fokları ve yaşam alanları adına sağlıklı kararların alınmasını ve uygulamalara geçilmesini umut ediyoruz.
Akdeniz Fokunu Korumak Akdenizi Korumaktır.
Karaburun Yerel Fok Komitesi ve SAD-AFAG





