Ligin 11. haftasına geldiğimizde 17 puanla 4. sıradaki Orduspor ile 16 puanla 6. sıradaki Fenerbahçe arasındaki maç, her yönüyle izlenmeye değerdi.
Her iki takım da Aykut hocanın dediği gibi antrenör takımıydı.
Hector Cuper de Aykut Kocaman da futbolun, futbolumuzun rol modelleriydi.
Cuper'in fizik gücü yüksek, alanı daraltan, çok iyi savunma yapan pres sonucu kaptığı toplarla kontraya çok iyi çıkan bir takımı...
Kocaman'ın ise top kendilerindeyken çok iyi hücum yapan ama top rakipteyken bir türlü takım savunması yapamayan, dengesi bozulan bir takımı vardı.
Ligimizin bu iki iyi takımının maçı kalite olarak beklentilerin altında kaldı.
Ordu, yediği gole kadar iyiydi.
Pres yapıp hücuma çıkmaya çalıştı.
Yedikleri erken gol konsantrasyonlarını bozdu. Toparlanamadılar bir türlü.
Eğer golü daha erken atabilseler belki maça ortak olabilirlerdi.
Fenerbahçe o kadar iyi oynadı ve oyunu elinde tuttu ki o iyi Ordu takımı hiçbir şey yapamadı.
Orduspor'u kalesine yaklaştırmadı.
70.dakikada Yiğit kendi vurmak yerine daha müsait pozisyondaki Stancu'ya topu aktarabilse Ordu golü bulabilirdi.
Orduspor'un da Fenerbahçe bu kadar iyi oynayınca yapacak bir şeyi kalmadı.
Fenerbahçe hafta içi Avrupa müsabakaları oynamasına rağmen hiç yorgunluk belirtisi göstermedi.
Dinlenik ve fizik gücü yüksek Orduspor, Fenerbahçe karşısında varlık ortaya koyamadı.
Kısacası Fenerbahçe takım savunmasında epeyce yol almış.
Hücum ederken de daha keyif veren bir görüntü sergiledi.
Aykut hoca savunma anlamında da hücum anlamında da ritmi yüksek bir ekip ortaya çıkarmış.
Ne yaptığını bilen Volkan'la bütünleşmiş sağlam bir savunma.
Mireles ve Mehmet Topal'ın giderek artan uyumu.
Kuyt'ın yüksek enerjisi, Stoch'un arzulu oyunu, Baroni'nin çalışkanlığı...
Musa'nın klası, gol becerisi.
Kısacası her maç, üzerine koyan bir Fenerbahçe.
Kocaman tebrikler Fenerbahçeli futbolculara.
Kocaman tebrikler Aykut hocaya.