İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamasına yönelik soruşturma başlattı.
Gözaltına alınan 40 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.
Şüpheliler, işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık işlemlerinin ardından 40 şüpheli tutuklandı.
Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 1 şüpheli ise aranıyor.
Şüphelilere, sebze meyve piyasasında fiyatları etkileme, belgede sahtecilik, kara para aklama suçlamaları yöneltildi.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamasına yönelik soruşturma yürütülmüştü.
Soruşturmada, Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ve İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya büyükşehir belediyelerinin hal müdürlüklerine yazılan müzekkereler neticesinde şüpheliler hakkındaki yaş sebze ve meyve ticaretindeki işlem hacimlerini içeren raporlar dosyaya eklenmişti.
Vergi Denetim Kurulunca müzekkereye istinaden yapılan çalışma kapsamında 1029 çiftçinin beyanına başvurulmuştu.
Yaş sebze ve meyve sektöründe fahiş fiyat uygulamasına sebebiyet verdiği tespit edilen tedarikçi konumundaki 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 22 ayrı ilde iş yeri ve ikamet adresi olmak üzere 109 adreste arama kararı alınmıştı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince düzenlenen operasyonda hakkında gözaltı kararı verilen 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisinden 33'ü yakalanmış, devam eden çalışmalarda 7 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
TARLADAN MARKETE FİYAT BÖYLE ARTTI
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, 14 Temmuz ve 3 Eylül 2026 arasında yaş sebze ve meyve sektörüne ilişkin bir rapor hazırladı.
Raporlardaki en çarpıcı örneklerden biri mandalina. Bir üreticinin kilosunu 6-8 lira seviyesinden sattığı ancak makbuzda 28 lira kaydedildiği marketin ise 31,82 liradan sattığı belirlendi.
Belge üzerinde markette sanki kilogram başına yalnızca 3 lira kazanmış gibi bir tablo ortaya çıktı.
Üretici yaklaşık 60 ton sarımsağı, kilogramı 50 liradan sattı. Ancak aynı üreticinin adına düzenlenen makbuzlara 800 ton sarımsak yazıldı.
Kurulun raporlarına göre, sistemin ana mekanizması beş aşamada şekilleniyor. Çiftçi ürünü gerçek piyasa fiyatından satıyor. Üretici adına daha yüksek fiyatla makbuz düzenleniyor. Böylece şirketin kayıtlı alış maliyeti yükseliyor.
Şişirilmiş maliyet satış fiyatına yaklaştırılarak kar marjı kağıt üzerinde küçültülüyor. Ürün daha sonra büyük dağıtım ve perakende zincirlerine aktarılıyor.
ALIŞ FİYATINI YÜKSEK GÖSTERMİŞLER
Soruşturma kapsamında 41 tedarikçi ayrıntılı biçimde incelendi. Vergi müfettişleri çiftçi beyanlarını, makbuzları, e-faturaları, Hal Kayıt Sistemi verilerini ve şirket kayıtlarını karşılaştırdı.
Tedarikçilerde üreticinin gerçek satış bedeli ile belgelerde gösterilen alış maliyeti arasında ciddi farklar oluştu.
Limon üreticilerine dair de çarpıcı tespitler var. Tespitlere göre, bir üretici 50 ton limonu kilosu 45-50 liradan sattı ancak kendi adına düzenlenen belgelerde fiyatın 64-72 lira arasında gösterildi.
Patates, soğan, elma gibi ürünlerin alış ve satışlarındaki dengesizlikle ilgili çok sayıda örnek yer alıyor.
Bazı kişilerin de adlarına milyonlarca liralık makbuz düzenlenmesine rağmen ilgili firmaya hiçbir ürün satmadıkları ortaya çıktı.
FİYATLARI ARTIRMAK İÇİN ÖLÜLERİ DE KULLANMIŞLAR
Raporda adı geçen şirketlerden birinin, 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 tarihleri arasında, daha önce ölüm kaydı bulunan bazı kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlediği tespit edildi.
Şirketin, söz konusu kişilerden tarımsal ürün alımı yapmış gibi kayıt oluşturduğu belirlendi.





