Halk TV'nin haberine göre itirazda, kitabın basılmış ve basım aşamasındaki nüshalarına el konulmasının yanı sıra dağıtım ve satışının yasaklanmasına ilişkin kararın kaldırılması talep edildi. İmamoğlu’nun avukatları, yaklaşık 1,5 sayfalık toplatma kararının önemli bölümünün olayın anlatımı ile Basın Kanunu’ndaki düzenlemelere ilişkin alıntılardan oluştuğuna dikkat çekti.

Artık "ölüm yolu" deniyor: Aynı virajda bir kişi daha can verdi!
Artık "ölüm yolu" deniyor: Aynı virajda bir kişi daha can verdi!
İçeriği Görüntüle

İmamoğlu, basımı durdurulan ‘Millet Şahidimdir'in tanıtım videosunu paylaştı: Savunmamın yer aldığı kitabı böyle duyuracaktım...

Dilekçede, mahkemenin kitabın toplumun farklı kesimleri arasında gerilimi artırabileceği ve kamu düzeni ile güvenliğini bozabileceği yönündeki değerlendirmesine karşın, bu sonuca hangi ifadeler üzerinden ulaşıldığının açıklanmadığı belirtildi.

Kararda kitabın hangi cümlesinin, paragrafının ya da sayfasının gerekçe oluşturduğunun gösterilmediği ifade edilirken, hangi ifadenin hangi suç kapsamında değerlendirildiğinin de ortaya konulmadığı savunuldu. Bu nedenle kararın yargısal denetime elverişli olmadığı kaydedildi.

İtiraz dilekçesinde ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da yer verildi.

Avukatlar, bir kitabın toplatılmasının ifade ve yayın özgürlüğüne doğrudan müdahale anlamına geldiğini belirterek, böyle bir müdahalenin demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olması gerektiğini savundu.

Dilekçede ayrıca AİHM’in 2013 tarihli “Cumhuriyet Vakfı ve Diğerleri-Türkiye” kararına ve AYM’nin 2014 yılında Abdullah Öcalan’ın bir kitabına yönelik el koyma kararına atıf yapıldı. Siyasi görüş ve bilgilerin yer aldığı yayınlara müdahalenin ancak şiddete çağrı veya şiddeti teşvik gibi durumlarda gündeme gelebileceği yönündeki içtihatlar hatırlatıldı.

Avukatlar, kitabın temel olarak İmamoğlu’nun 8 Temmuz 2026’da görülen duruşmada sunmak istediği ancak yapmasına izin verilmediğini belirttiği sorgu metninden oluştuğunu aktardı.

Dilekçede, kitabın siyasi kişilere yönelik sert eleştiriler barındırmasının tek başına toplatma gerekçesi olamayacağı savunulurken, seçmenlerin muhalefetin cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun görüşlerine ulaşma hakkının bulunduğu ifade edildi.

İmamoğlu’nun avukatları, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nden itirazı kabul ederek toplatma, dağıtım ve satış yasağı kararını kaldırmasını istedi. Talebin kabul edilmemesi halinde dosyanın incelenmek üzere İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’ne gönderilmesi talep edildi.