Eflatun’a, Platon’da deniliyor… Sokrates ve Aristoteles’le birlikte, üç büyük filozoflardan Antik Yunan filozofu ve bir bilge! Atina’da MÖ. 427 de doğdu. Yine Atina/Yunanistan’da MÖ. 347’de öldü…
Platon aristokrat bir aileden gelmişti. Babası kral soyundan, annesi ise Solon soyundan geliyordu. Solon bilindiği gibi ünlü bir devlet adamı ve adaletli Solon Kanunlarının yapıcısıydı…
Platonun babası Ariston, oğlunun politikacı olmasını istiyordu. Ama o, önce güreşçi oldu, olimpiyatlara bile katıldı! Eve dönerken yaşlı bir adam olan Sokrates’le tanıştı. Onun özellikle adaletinden çok etkilendi ve yolundan gitmeyi seçti, 8 yıl öğrencisi oldu…
Sokrates, insan zengin hayatı değil, adil hayatı ister derdi... Tüm insanların kardeşçe yaşamasını isterdi. O yüzden köle çalıştıran zenginler onu hiç sevmezdi! Nitekim şikayet ettiler, hakkında dava da açtırdılar…
Suçu, devlet dinini kabul etmemeye gençleri azmettirmekti… Yani gençleri ayartıyordu!
Atina meydanındaki savunmasında dedi ki :
Siz kararlarınızı adaletle vermelisiniz. Vicdanınızın sesi de böyledir… kanunlar da !
Ama, 220’ye karşı 281 oyla idam kararı verdiler. 2400 yıl önce, MÖ. 399 yılında, 70 yaşında, Atina’da Akrapol yakınında zeytin tarlaları içindeki, ziyaret de ettiğimiz zindanında baldıran zehirini bizzat içerek yaşamına son verdi!
Ayrılma saati geldiğinde… Yanındakilere kendi yollarımıza gidiyoruz. Ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisinin daha iyi olduğunu, yalnızca Tanrı bilir! diyordu…
***
Hocası Sokrates’in bu acı sonu Platon’u çok üzdü ve 5 yıl inzivaya çekildi… Atina’nın tehlikeli olduğu düşüncesiyle de ayrıldı. Başta Mısır, İtalya, Sicilya olmak üzere 12 yıl çeşitli ülkelerde incelemelerde bulundu. Sonra yine Atina’ya döndü…
Platon Akademisini (Akademia) kurdu…
Bu okul kesintisiz 200 yıl kadar sürdü. Felsefesi 5 kuram içeriyordu : Bilgi, idealar, ruhun ölümsüzlüğü, evrendoğum ve devlet.
Yaşamı boyunca en az 36 kitap yazdı, ayrıca da diğer yayınlar… Şimdi bunların içine girersek eğer, egedesonsöz’ün yazarlar bölümünü çok uzun süre işgal etmemiz gereki ki, buna da gönlümüz razı değil…!
***
onun için de arkadaşımız Sayın Mehmet Türkbay’ın arşivinden aldığımız “Bütün Dünya 2000”in, 2011/04 sayısında ki, bir aktarma ile bitirelim istek ;
Eflatun’a iki soru sormuşlar :
Birincisi, insanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?
Eflatun sıralamış ;
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki, çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para ödeler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaparlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler…
Sıra gelmiş ikinci soruya : “Peki sen ne öneriyorsun?”
Bilge yine sıralamış ;
kimseye kendinizi “sevdirmeye” kalkmayın! Yapılması gereken, sadece kendinizi “sevilmeye” bırakmaktır. Önemli olan ; hayatta “en çok şeye sahip olmak değil, “en az şey”e ihtiyaç duymaktır!
İyi Pazarlar…