Zeytinin hafızasına, sinemanın tanıklığı idi bu belgesel… Zeytin ağacı Anadolu’da yalnızca bir tarım ürünü değildir; binlerce yıl boyunca toprağın, iklimin, emeğin ve belleğin ortak dili olmuştur. İzmir’de Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşen “Döngü” belgeselinin galası, tam da bu kadim dilin sinema aracılığıyla yeniden duyulur kılındığı bir akşamdı. Doğa Derneği yapımcılığında, Bulut Renas Kaçan’ın yönetmenliğinde çekilen ve Altın Koza’da mansiyon ödülüne değer görülen belgesel, zeytinlikleri yalnızca korunması gereken alanlar olarak değil, sürdürülebilir bir yaşam felsefesinin somut karşılığı olarak ele alıyor.

“Döngü”, adının hakkını veren bir anlatıyla ilerliyor. Film, zeytin etrafında kurulan üretim ilişkilerini, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyi ve bu bilginin sürekliliğini merkezine alırken, doğayla kurulan ilişkinin bir sömürü pratiği değil, ortak bir varoluş biçimi olduğunu hatırlatıyor. Zeytinliklerdeki bakım, emek ve dayanışma, belgeselin sahici tanıklıklarıyla görünür hale geliyor. Kamera, sadece ağaçları değil; o ağaçlarla birlikte yaşayan insanları, kuşları, toprağı ve sessiz bilgiyi kayda alıyor.

Belgeselin omurgasını oluşturan Orhanlı Köyü’nün JES projelerine karşı verdiği mücadele, çevre tartışmalarının özünde yatan temel soruyu yeniden gündeme getiriyor… Hak kavramı kime aittir? Bulut Renas Kaçan’ın gala gecesinde dile getirdiği gibi, film yalnızca insanın değil, insanın bir parçası olduğu doğanın da var olma hakkını savunuyor. Bu yaklaşım, çevreyi “korunan bir nesne” olmaktan çıkarıp, hukuki ve etik bir özne olarak düşünmeye davet ediyor. Sinema burada estetik bir araç olmanın ötesine geçerek, vicdanın ve kolektif hafızanın taşıyıcısı haline geliyor.

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç’ın sözleri, belgeselin politik ve kültürel çerçevesini tamamlıyor. Zeytinliklerin biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı önem kadar, kültürel süreklilik açısından da hayati olduğu vurgusu, “Döngü”yü sadece bir çevre belgeseli değil, aynı zamanda bir kültür belgesi yapıyor. Orhanlı’dan İkizköy’e, Artvin’den Siirt’e uzanan yaşam savunucuları, Anadolu’nun dört bir yanında benzer bir kaderi paylaşan coğrafyaların ortak hikâyesini anlatıyorlar.

Fewfewfewgewgew

İklim krizi ve kuraklık çağında zeytinlikler, uyum yeteneği yüksek üretim biçimleriyle geleceğe dair güçlü bir ipucu sunuyor. “Döngü”, bu ipucunu romantize etmeden, sahadaki gerçeklik üzerinden anlatıyor. Zeytin ağacının yavaşlığı, sabrı ve direnci; hız, tüketim ve talan üzerine kurulu modern dünyaya sessiz ama derin bir itiraz olarak okunuyor.

Altın Koza’nın ardından Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde finalist olan bu film, İzmir galasıyla birlikte izleyicisini yalnızca bir gösterime değil, bir düşünmeye davet etti.

“Döngü”, doğayla birlikte var olmanın hâlâ mümkün olduğunu, bunun geçmişten gelen bir bilgi olduğu kadar geleceğe dair bir zorunluluk olduğunu sinemanın diliyle anımsattı bizlere.

Zeytin ağacının gölgesinde anlatılan bu hikâye, aslında hepimize yöneltilmiş sade ama güçlü bir soruyla son buluyor: Biz bu döngünün neresindeyiz?

2025 yapımı 44 dakikalık film hakkında:Yönetmen, görüntü yönetmeni, kurgu: Bulut Renas Kaçan, Senaryo: Galip Ener, Bulut Renas Kaçan, Müzik: Murat Küçükarslan, Oyuncular: Galip Ener, Raziye İçtepe Akyol, Burçin Feran Yaraşlı, Yapımcı: Doğa Derneği