Dolu dolu caddelerde, tıklım tıklım kaldırımlarda elleri cebinde dolaşan kişidir yalnız…
Hep söylenir, ilk öpücük gibisi yok diye. Doğru! Ama her öpücükte ilk öpücük gibi hissetmek var. Bu da doğru…
Unutulmamalı ki; gözleri güzel yapan rengi ya da boyası değil, bakışların ta kendisidir.
Sevmediğin birine asla 'seni seviyorum' deme. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir.
Nedir gençlerdeki bu lens merakı? Gözler de sahte olduktan sonra, insan neye bakıp inanmalı?
Ölünce ne diyecekler? Muhtemelen; ölüm sana yakışmadı. Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler.
Müşfik Hoca'mın sözleri yukarıda yazanlar… Daha çok var ama… Sizler için değil kendim için seçtim… Sonra da sizler için… Tamam tamam… Kızmayın bana… Neden öncelik benim biliyor musunuz? Yok bilmiyorsunuz… Ben Hoca'nın öğrencisiydim… Okuldan, sahneden, hayattan… Öğrencisi… Biraz kendime torpil yapmam da sorun yok o zaman! Değil mi? Devam edelim… Ne demiş Kenter Hoca: Ölünce ne diyecekler? Muhtemelen; ölüm sana yakışmadı. Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler.
Kendisini bildi bileli, tiyatro aşkıyla insanlığın huzurunda olan ve tiyatroyu bir çok yeni kuşaklara öğreten, Türk Tiyatrosu'na çağ atlatan, ansiklopedi de ismine bakıldığı zaman, dünyaca ünlü Türk- İngiliz uluslararası tiyatro oyuncusu diye biyografisine başlanan ve biz genç tiyatrocuların öğrencisi olma şerefine nail olduğumuz hocamız Müşfik Kenter...
Adı gibi müşfik olan, sıcakkanlı, dost canlısı yapısıyla herkesin gönlünde taht kuran biricik hocamız, bizlere her zaman '- insan olun. İnsan olun ki; canlandırdığınız karakter ortaya çıksın' derdi. Bizler daha insan olduk mu bilmiyorum ama Türk Tiyatrosu ve insanlık tarihi ve bizler çok büyük bir insan evladını kaybettik...
Yeri doldurulamayacak fakat, oynanan her oyunda oyunculuğu, yönetmenliği ve insanlığıyla herkesin ondan bir şeyler kazanımıyla, Müşfik Kenter diye haykırılarak kendisini sonsuza dek var edecektir.
Hayattaki tüm kazanımlarını tiyatroya yatıran ve her türlü iş teklifinin önüne asla geçirmediği tiyatrosuyla her zaman Türk Tiyatrosu'nun ve tiyatro oyuncularının yol göstericisi olacaktır.
Konservatuarda, eğitim- öğretim dönemimiz devam ederken Müşfik Hoca'nın derslerinde, kendisini dinlemekten ve ona bakmaktan feyz alırdık. Onunla vakit geçirmenin ne kadar değerli olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyoruz. Her gün kendi kendime söyleniyorum, ne kadar şanlıyım Müşfik Kenter gibi bir değerin öğrencisi oldum ve ne kadar şanşsızım, artık Müşfik Kenter yok.
Bize kazandırdığı insani değerleriyle, başımızda görmekten cesaret aldığımız, Türk Tiyatrosu'nun tarihi şahsiyeti Müşfik Hocamız'ı hayatımızın her döneminde rahmet minnet ve saygıyla anacağız...