Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" ifadelerini kullanmasının ardından DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın'dan değerlendirme geldi.
Bahçeli'nin açıklamalarını sürece güven verilmesi açısından önemli bulduklarını belirten Akın, artık sözlerin yerini somut uygulamaların alması gerektiğini söyledi.

BAHÇELİ’NİN SÖZÜ GÜVEN VERMEK BAKIMINDAN ÖNEMLİ
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, “Artık bu mesele hani sözden çıkıp Meclis'te ortak bir görüşe, yasaya dönüştürülüyor. Muhtemelen bu hafta sonu itibarıyla bu yasal düzenleme olacak, ondan sonra da bunun pratiği ve uygulamaları olacak. Artık sözden çok uygulamaların insanları ikna edeceğini düşünüyoruz. O nedenle Bahçeli'nin sözü bence somut adım atmak bakımından ve güven vermek bakımından önemli. En somut olarak bu sürecin en büyük hedeflerinden bir tanesi Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi bizim eş başkanlarımız şahsında heyetimize dönük yapılan siyasi saldırıydı ve bu siyasi saldırı 11 yıldır devam ediyor” dedi.
SİLAHLARIN SUSTUĞU ZEMİNİN İLK ADIMI
Somur bir adım olmadan inandırıcılığın olmayacağına dikkat çeken İbrahim Akın, “Biz açıkçası o arkadaşlarımız somut olarak, bu siyasi sürecin sonucu olarak dışarı çıkmadan bu sözlerin halk tarafından inandırıcı olmayacağını düşünüyoruz. Artık sözden çok somut adım atılmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Özellikle bu yasadan sonra bu gerekçeler de artık kalmadı. Sadece yasayla bağlantılı değil, AİHM kararı da Anayasa Mahkemesi kararı da önümüzde duruyor. Bu yasayı beklemeksizin de adım atılabilirdi aslına bakarsanız. O da atılmadı. O bakımdan Bahçeli'nin sözü ‘AİHM kararına, Anayasa Mahkemesi kararına uyulsun’, artık somut adımlar atılmaya başlansın, yasanın da sonuçlarına bağlı olup farklı kesimlerin, kişilerin, grupların dışarıdan, yurt dışından, içeriden çıkmasını sağlayacak süreçler olsun deniyor. Bunu sadece DEM Parti-Devlet meselesi ya da örgütle devlet meselesi değil; biz kendi politik duruşumuz açısından, halkın genel talepleri bakımından, toplumsal barış bakımından, bu barışın ekonomik, ekolojik, siyasal sonuçları bakımından da kıymetli olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla burada partilerin, grupların ihtiyacından çok, bir bütün olarak barış süreci bakımından ele aldığımızda kıymetli olduğunu düşündüğümüz için, siyasi farklılıklarımız, görüşlerimiz ne olursa olsun silahların sustuğu, çatışmaların durduğu, kanın akmadığı, siyasetin konuşulduğu bir zeminin ilk adımlarından bir tanesi olacak bu” dedi.
GÜVENİN TESİSİ İÇİN DEMİRTAŞ VE ARKADAŞLARIMIZ ÇIKARTILMALI
Akın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Biz beklentiyi çok yükseltmeden, bu beklentinin ilk adımlarından birisi olarak ama değersiz bir adım olmadığını ifade ederek bunun önemli olduğunu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli olduğunu düşünüyoruz. İlk kez bu mesele ‘Kürt sorunu’ olarak tanımlanan bir konu olarak konuşuluyor, tartışılıyor ve çözüm üretilmeye çalışılıyor. Kimin nerede durduğundan bağımsız olarak bu meselenin mecliste gündem olması, partilerin imzasıyla bu meselenin işte komisyon kurulması ve şimdi yasal sürecin başlaması bizim açımızdan önemli. ‘Bu AK Parti'nin, MHP'nin projesidir ona mı destek veriliyor ya da DEM Parti'nin müzakeresidir ona mı destek veriliyor’ konusu dışında, sanırım çatışmaların durmasını isteyen, barışın temin edilmesini isteyen herkes için buna itiraz edilecek bir durumun olmaması lazım. Benim gördüğüm kadarıyla güvensizlik var. Bu bizim için de böyle. Güvene doğru adım atmak, onun pekiştirmesini sağlamak ve sürecin halk desteğini sağlamanın yollarından bir tanesi de dediğim gibi Selahattin Demirtaş gibi arkadaşlarımızın artık siyasi rehinelikten çıkartılıp dışarıya çıkmasını sağlayacak bir adım atılmasını biz şu andaki mevcut iktidardan, devletten bekliyoruz açıkçası.”

ÇERÇEVE TEKLİF
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında TBMM'de yürütülen yasal düzenleme çalışmalarında sona gelindi. 12 maddeden oluştuğu belirtilen ve "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığını taşıyan teklif tamamlandı. Hazırlanan çerçeve yasa teklifi 592 vekilden 360'nın imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Kanun teklifi, 7 Ağustos Cuma günü komisyonda, 9 Ağustos Pazar günü de Genel Kurul'da görüşülerek Meclis'ten geçecek.
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" ismi verilen teklif 277 milletvekili bulunan AK Parti ile 46 milletvekilli MHP'nin tam desteğiyle TBMM'ye sunuldu. Teklife ayrıca 44 milletvekili bulunan CHP'nin grup başkanvekilleri, 57 milletvekili bulunan DEM Parti'nin eş genel başkanları, grup başkanvekilleri ve TBMM başkanvekili, 4 milletvekili bulunan HÜDA PAR, iki Yeni Yol milletvekili, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) milletvekilleri ile bağımsız milletvekillerinin de imza attığını bildirdi. Yeni Parti, teklifi inceledikten sonra imzalama kararı vereceğini açıklarken, İYİ Parti teklife karşı çıkacaklarını duyurdu.




