Arabın derdi kırmızı pabuç… Kadınlar için 'Pembe metrobüs' önerisiyle dikkat çekmeye çalışan Saadet Partisi cuma günlerinin hafta sonu tatili sayılması için de kolları sıvamış… Meğerse memleketin önemli dertlerinden biri de hafta sonu tatilinin geleceği günmüş!

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin Çankırı İl Divan Toplantısı'nda partililerine 'Milli Görüş iktidarında 'Cuma' günü kamu görevlileri hürriyetine kavuşacak' diyerek hitap etmiş.
Böylece bütün sorunları çözülmüş, biri dışında tüm eksikleri tamamlanmış Türkiye'nin, o eksiği de giderilmiş olacak! Ne mutlu bize…
Tam da kamuoyu Saadet Partisinin Erbakanların miras tartışması nedeniyle alacağı tavra, yapacağı tatmin edici açıklamalara odaklanmışken Cuma tatili çıkışı iyi oldu…'70 milyon memleket evladı' da bunu bekliyordu zaten… Cuma tatili çıkışı, Erbakanların miras tartışmasına kamuflaj ağı mı? Yok, daha neler!
Saadet Partisi Genel Başkanı çıkış yapar da MHP Genel Başkanı boş durur mu?
'Uludere'de ölenlerle birlikte Hrant Dink'in de şehitlik kapsamına alınabileceği konuyla ilgili çalışmaları yürüten bakan tarafından duyurulmuştur. Vefat eden birisinin şehit olabilmesi için Müslüman olması mutlak anlamda gereklidir' Buyurun en hasından bir çıkışa…
Bu; vatan için ölen bütün gayrimüslimler 'Niyazi' olacak anlamına mı geliyor? Müslüman ölünce şehit, gayrimüslim 'Niyazi'
Birçoğumuzun askerlik anılarında aynı elbiseyi giyip aynı koğuşu paylaştığımız, aynı görevi yerine getirdiğimiz, aynı nöbet noktalarında nöbet tuttuğumuz, birlikte şafak saydığımız gayrimüslim arkadaşlarımız olmuştur. Bahçeli'nin bu çıkışıyla birlikte askerlik yaptığım gayrimüslim arkadaşımın yüzü gözlerimin önüne geldi. Ne gayretli bir insandı. Askerlikteki son sabahımızda bölük komutanımız bölüğün önüne çıkartmış 'bu arkadaşınız annesine ve babasına, göğsünü gere gere ben görevimi layıkıyla yaptım diyebilir' diyerek bir konuşma yapmıştı.
Şehitlikle ilgili yapılacak düzenleme yasal zemin üzerinde olacak lakin konu ile ilgili yasal bir tanımlama bulunmuyormuş. Hükümetin yapmaya çalıştığına yara sarmak olarak bakmak yerine, bu denli tepki verilmesi ve kırıcı bir dil kullanılması anlaşılır gibi değil…
Geçen yıl askerde arkadaşının silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Şahin Balıkçı'nın annesinin üzüntüsü de bu yüzdendir. Acılı anne, 'Şimdiye dek hepimiz biriz sanırdık. Ama bize 'öteki' olduğumuzu hissettirdiler' diye açıklama yaptı. Haksız mı?
Bir de, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın hükümetin sivil şehitlik ile ilgili düzenlemesine, 'Dağda PKK'nın öldürdüğü PKK'lıya da mı sivil şehit diyeceksiniz' açıklamasıyla konunun sulandırılmasına bir anlam veremedim…