Genel seçime günler kala hükümet ve ana muhalefet partisi seçim projelerini açıklamaya başladı…
Projeleri incelediğimiz zaman rasyonel projelerin varlığı kadar ütopik projelerinde olduğunu söyleyebilirim.
En çok merak edilen seçim vaadi ise, kamuoyunun merak ettiği İstanbul ile ilgili proje açıklamasıydı.
Ben dahil çevremdeki çoğu kişi tahminlerini arka arkaya sıralıyordu.
Sonunda beklenen oldu ve Sayın Başbakan projeyi açıkladı.
Projenin ismi, 'Kanal İstanbul Projesi'…
Aslında bu projenin mimarının merhum başbakanlarımızdan Bülent Ecevit olduğu ortaya çıktı.
17 sene önce yerel seçim vaadi olarak sunduğu projenin isim babası bile merhum Ecevit'miş.
Tabi ki ülkemize fayda sağlayacak tüm projelerin menşei kime ait olursa olsun önemli olan o projeyi hayata geçirmektir değil mi?
Ancak bu projenin rasyonelliği ile ilgili çekincelerim var…
İstanbul un birçok sorunu varken ikinci bir boğaz daha yaratmak ne kadar doğru…
Hiç kimse, Kanal İstanbul Projesini, Süveyş kanalı ya da Panama kanalı hatta Korint kanalıyla da karıştırmasın…
Çünkü bu kanalların İstanbul Boğazı gibi hemen bitişiğinde bir geçişleri dahi yok.
Korint Kanalı, Yunanistan'ın kuzey kara topraklarını Mora yarımadasından ayıran tümüyle yapay bir kanal...
Süveyş Kanalı, Akdeniz ve Kızıl denizi birbirine bağlayan, Afrika'yla Asya'nın kesiştiği noktadaki bir kanal…
Panama Kanalı ise, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birbirine bağlayan ve Kuzey ve Güney Amerika'nın tam ortasından geçen bir kanaldır.
Dünyaca ünlü bu üç kanalın ortak noktası bulundukları coğrafyada başka bir geçişin olmayışıdır.
Ancak İstanbul'da bir boğaz var… Milyarlarca dolar harcayıp bu projeyi yapmak, bizim gibi gelişmekte olan bir ülke için israftır.
Açıkçası ben hayal kırıklığına uğradım, çünkü projenin açıklanmasından önce medyaya servis edilerek kamuoyu oluşturulmaya çalışılmış ve halk üzerinde büyük beklentilere neden olmuştu...
Beklentileri bir tarafa bırakırsak bu proje için bilim adamlarının da olumlu görüş verdiğini söyleyemeyiz…
Örnek verecek olursak, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Murat Taşdemirin tespitinde, bu alanda çok ciddi ekolojik tahribat ve orman katliamı yapılacağını, kentleşme problemi olacağını söylemiştir.
Diğer bir bilim adamı ise Prof. Dr. İlhan Talınlı'dır… İTÜ Çevre Mühendisliği öğretim üyesi olan Talınlı, Çevre biliminde ekosistemler belirli bir taşıma kapasitesine sahip yaşanılan yerler olduğunu, 'Ben yaptım oldu' projeleriyle ortaya çıkarsanız, çevresel etkileri ne olacak diye sorma hakkı ne sizde ne de bendedir. Havada, oksijende, tuzdadır. Su olmayan bir yere 'Ben buraya su getirip yaşayacağım' derseniz çevre bedelini ister demiş ve noktayı koymuştur.
Akil yöntem tektir sevgili İzmirliler…
Siyasiler, projelerini açıklarken alt yapısını iyi yapıp, rasyonel düşünüp, günün koşullarına göre hareket etmelidirler.
Benim sayın başbakandan ricam, İzmir için açıklayacakları proje yada projelerin, İstanbul projesine benzememesine özen göstermesi…