İzmir'de milletvekili aday listelerine yönelik tartışmalar bitmek tükenmek bilmiyor. Hem de tüm partilerde.
CHP'de öyle bir İzmir listesi ortaya çıktı ki, gören de, duyan da anlam veremedi. Başta ilçe belediye başkanları olmak üzere tüm örgüt şokta! Her yönüyle tartışılan ve uzun süre de tartışılacak gibi görünen aday listelerine yönelik kimileri sürpriz yorumu yaparken, kimi tasfiye, kimi ise 'laf olsun torba dolsun listesi' eleştirisini yaptı. Listelerde en dikkat çekici olan 'Deniz Baykal' ve 'Önder Sav' temizliği oldu. Öyle ki, CHP'nin devrik iki ismine yakın aday adaylarının gözünün yaşına bakılmadı.
Listede tutuklu gazeteci Mustafa Balbay'ı ikinci bölgeden, AİHM yargıcı Rıza Mahmut Türmen ise birinci bölgeden aday gösteren Genel Merkez, asıl sürprizi 'bölge' sıralamalarında yaşattı. Öyle ki, birinci bölgeye başvuran Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel, Balçova Eski İlçe Başkanı Mustafa Moroğlu, PM Üyesi Levent Eyipişiren gibi isimler ikinci bölgeye, ikinci bölgeden iki dönem milletvekili seçilen Prof. Dr. Oğuz Oyan, Çiğli Eski İlçe Sekreteri Ebru Okay gibi isimler ise birinci bölgeden listeye yazıldı. İl Başkanı Tacettin Bayır bile bu duruma şaşırarak, '48 saat uykusuz kalan Genel Merkez hata yapmış, yanlış yazmış olabilir' dedi. Listelerde hata var mı, yok mu tartışmalarını yaşatan 'bölge değişikliği' bir gerçeği de ortaya koymuş oldu. O da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir listesini hazırlarken beklendiği gibi kılı kırk yarmadığı, kente uygun dengeleri gözetmediğidir. 300'e yakın aday adayı arasından ismi Baykal ve Sav'la bir şekilde ilişkilendirilmiş kim varsa 'temizleyen' Kılıçdaroğlu, sanki İzmir'i seçim bölgeleriyle değil bir bütün olarak ele almış ve iki bölgenin adaylarını harmanlamış… Zaten İl Başkanı Bayır da 'bölge hataları yapılmış olabilir' derken, bunu kastediyordu.
Mevcut 10 milletvekilinin 7'sini aday göstermeyen Kılıçdaroğlu'nun, 300 aday adayı arasından 26 kişiyi belirlerken 13 Haziran'da karşısına çıkması olası 'Baykal' ve 'Sav' tehlikesini göz ardı etmemiş görünüyor.
Oysaki CHP'nin aday listelerine girmeyi hak eden çok isim vardı. Mesela Yüksel Demirsoy, Rıfat Nalbantoğlu… İyi bir kampanya yöneten Dr. Merih Şan, Burak Oğuz gibi…
Hatta iki dönem PM'de görev yapan Tülay Özüerman, İZFAŞ Eski Müdürü Dilara Ersözlü, YDK Üyeleri Murat Haluk Öncel, Kemal Cengizoğlu gibi… Hatta Muhsin Kurt, Selçuk Ayhan, Nevzat Kavalar, Erdal Duman, Ertam Özen, Hatice Tatlı, İdris Yavuzyılmaz gibi…
Bu kadarını saysak da 270 kişilik listede çok değerli başka simalar da vardı. Ama hiçbir denge gözetilmeden hazırlandığı belli olan listeler sanki önceden hazırlanmış gibiydi. En azından listelere yönelik eleştirilerden biri de buydu. Ve listeler bu eleştirileri haklı çıkarır gibiydi.
Aday adaylarından toplandığını öğrendiğimiz toplamda 750 bin TL'yi bulan para, İzmir kamuoyunda koparılan kıyamet, aday adaylarının yaşadığı stres, sıkıntı kaldı geriye…
Ve tartışmalar gerek ithal isimler üzerinden gerekse parti içi tasfiye iddiaları üzerinden süreceğe benziyor.
AK Parti'de ise teşkilatın zaferi vardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dört eski il başkanını (Aydın Şengül-Ali Aşlık-Hamza Dağ ve Nesrin Ulema) seçilebilir yerlerden aday göstererek, 'sabreden kazanır' mesajı verdi. İzmir'de oy artışı bekleyen MHP ise mevcut dört milletvekilinin sırasını bile değiştirmedi.
Liste başı olmayı bekleyen İl Başkanı Dervişoğlu'nu üçüncü sıraya koyarak, emektar il başkanının Ankara yolunu yokuşa sürdü. Liste tartışmaları daha çok su götürür… Önümüzdeki günlerde yeni tartışmalara gebe görünen listelerle ilgili daha çok yazı yazılacak gibi görünüyor…