5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu madde 26 ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu madde 70'e istinaden, belediyeler kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında şirket kurabilmektedirler. Belediye şirketleri, yerel yönetimlerin hantal yapısını daha dinamik hale getiren Avrupa ülkelerinde de sıkça rastladığımız kamu hizmet aracıdır.
Bu şekilde kurulan kamu hizmet aracı olarak adlandırdığım belediye şirketlerinin denetim mekanizması maalesef yıllarca sorun teşkil etmiştir. Fakat TBMM genel kurulunca 03.12.2010 Tarihinde kabul edilen Sayıştay Kanunuyla bu değişmiş Bit'ler üzerindeki denetim mekanizması Sayışta ya geçmiştir.
6085 sayılı Kanunun kapsam kısmına kamu idaresi olarak 'Kamu veya özel hukuk hükümlerine tabi olup olmadığına bakılmaksızın Sayıştay denetimine giren tüm idare, kuruluş, müessese, birlik, işletme, bağlı ortaklık ve şirketler' denilmektedir. Bu değişikliğin Sayıştay'ın denetim alanını genişleterek özellikle yerel yönetimlerin en çok sorun yaşadığı belediye şirketlerinin kurumsallaşması için olumlu bir adım olarak görüyorum. Siyasetten uzak, şeffaf ve kamu terbiyesiyle yapılacak her türlü Sayıştay denetimi bu tarz kurumlar üzerinde iyi sonuçlar doğuracaktır.
Belediye şirketlerini üzecek bir değişiklikte halk arasında torba kanun olarak bilinen 6111 sayılı Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ve sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve bazı kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanunun 38. Maddesidir. Bu maddede belediye şirketlerinin de uyguladığı % 5 lik işveren teşvik primi kaldırılmıştır. Bu değişiklik ile özellikle personel sayısı fazla olan belediye şirketlerini etkileyecektir.
Mini Torba kanunu olarak adlandırılan meclisten 29.03.2011 Tarihinde geçen 6215 sayılı kanunun 21. Maddesi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu 26. Maddesi değişmiştir. Büyükşehir belediyeleri uhdesindeki hafriyat sahaları, toplu ulaşım hizmetleri ile büfe, sosyal tesisler, otopark ve çay bahçelerinin işletilmesi Devlet İhale Kanunu'na tabi olmayacak ve büyükşehir belediyeleri kendi şirketlerine meclis kararıyla bu tarz işletmeleri devredebilecektir. Eski maddede ye yenilik olarak hafriyat sahaları, toplu ulaşım hizmetleri ve sosyal tesisler girmiştir. Bana göre bu değişiklik yetersizdir. Kapsamı daha da genişletilmeliydi.
Yerel Yönetimler dalında yüksek lisans yapmış ve belediye şirketleri üzerine tezi olan bir kişi olarak inanın halen ben bu kanunun 26. Maddesini anlayamıyorum. Bu maddenin işletme devri ile ilgili kısmı çıkartılmalı belediyeler kendi görev ve hizmet alanlarıyla ilgili kurdukları kamu şirketlerine Devlet İhale Kanununa tabi olamadan her türlü işi devredebilmeli. Dolaylı yada dolaysız % 100 kamu yani belediye sermayeli kurulan bu tarz şirketlerin kendi belediyelerinin ihalelerine girmeleri inanın çok komik…
Hükümet bu kanun maddesini ivedilikle değiştirmeli, artık belediye şirketleri kendi belediyelerinin görev alanlarına giren işlerini ihalesiz almalıdır.