Türkiye'nin ilk sivil Cumhurbaşkanı rahmetli Özal'dı.
Özal iki özelliğinden dolayı ulusalcılar tarafından eleştiriliyordu;
Takunyacı (dinci) ve Kürt kökenli
Askeri vesayetin gölgesinde oluşturulan gazete manşetlerinde şu algı oluşturuluyordu;
Cumhurbaşkanı Özal olursa Türkiye Humeyni rejiminin (İran devriminin) potasında eriyecek.
Oysa; Turgut Özal, bu ülkedeki büyük değişimin lideriydi. Köylerimizde elektrik, yol, su okulun olmadığı yıllardı. Sadece siyah-beyaz yayın yapan bir TRT kanalımız vardı.
Özal'ın 'Renkli TV yayını yapalım' açıklamasına, Demirel'in 'bu ülkenin bütçesi kaldırmaz' CHP'nin 'Bu Bir Amerikan Projesidir' tartışmalarını bugün gibi hatırlıyorum. Çalıştığım gazete o haberleri izleme görevini bana vermişti.
Kendilerini bu ülkenin en büyüğü, gerçek sahibi gören askerler ve Ankara-İzmir seçkinleri gazetelere sayfalar dolusu ilan veriyordu.
Demirel'in, Baykal'ın, askeri vesayetin tutarsız muhalefetine rağmen Özal bir dönemi sonlandırdı. İlk kez askerin referansı olmadan TBMM'si kendi cumhurbaşkanını seçti.
Özal zehirlenerek öldürünceye kadar da ne camiyi, nede onu Çankaya'ya taşıyanları unuttu.
Şimdi cumhuriyet tarihinde bir ilk daha yaşanacak, Cumhurbaşkanını halk seçecek.
77 milyon Türkiyelinin hedefi artık çok daha büyük, 10 Ağustos 2014 tarihinde önümüze konulan sandığa farklı duygularla gideceğiz. Çünkü cumhurbaşkanımızı kendimiz, seçeceğiz.
Lütfen tatilinizi erteleyin bu gururu birlikte yaşayalım.
Biz İzmirlileri ilgilendiren bir başka önemli heyecanda, Binali Yıldırım adının POTANSİYEL BAŞBAKAN olarak konuşulması, tartışılmasıdır.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde AK Parti'de yeni bir dönem başlayacak. Erdoğan, seçimlerin birinci turu olan 10 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı seçilse de 28 Ağustos'a kadar partinin başında kalacak.
İşte önemli olan bundan sonrası…
Erdoğan'ın koltuğuna kim oturacak?
Cumhurbaşkanlığı yemininden önce görevi sonra erecek olan Erdoğan, bu süre zarfında ( bir yıllık) başbakanı da belirlemiş olacak.
Ankara'da öne çıkan isim İzmir Milletvekili Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım.
Yıldırım için parti kulislerinde pozitif bir rüzgar esiyor. Bu sadece geçiş döneminin başbakanı olarak ta algılanmıyor. Erdoğansız Ak Parti'yi geleceğe taşıyabilecek ağabey olarak konuşuluyor. 3. Dönem vetosuna takılan isim olması nedeniyle de şimdilik bunları konuşmanın çok zamansız olacağı yorumları yapılıyor.
İzmir milletvekilinin başbakan olması, kentin başına 'talih kuşu' konması anlamına geliyor.
Yıldırım'ın İzmir'den büyükşehir belediye başkan adaylığı sırasında açıkladığı ama seçilemediği için askıda bekleyen onlarca projenin devreye girmesi umudu doğuyor.
Parti kulislerinde konuşulan bir başka önemli isim ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Bunun için Ak Parti'nin olağanüstü kongre kararı alması gerekebilir. Gül'ün başbakan olması içinde 2015 seçimlerinde aday olup milletvekili seçilmesi gerekiyor.
'Yüzde 50 İzmirliyim' diyen Cumhurbaşkanı Gül'ün Ak Parti'nin başına geçmesi de tıpkı Binali Yıldırım gibi kent için çok büyük bir siyasal kazanımdır.
Ak Parti'de Yıldırım ve Gül faktörünün öne çıkması 'Emanetçi başbakan' formülü yerine 'kalıcı başbakan' görüşünün daha ağır basmasından kaynaklanıyor.
Erdoğan'ın iktidara geldiği 3 Kasım 2002'den bu yana bütün icraatlarında yer alan ve özellikle ulaştırma yatırımlarında efsaneleşen Binali Yıldırım'ı yeni reformların bir parçası olması kaçınılmaz görünüyor.
İzmir'in penceresinden baktığımızda ( sert geçen yerel seçim sürecine rağmen) İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Ak Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım arasında bürokrasi ve yerel diplomasi dili oldukça seçici kullanıldı. Böylelikle Aziz başkanın elide Ankara'dan yana daha da güçlenecek gibi görünüyor.
Kuşkusuz; siyaset bir kurgu sanatı değildir. Ancak kurgudan da beslenir. Ben en büyük ve en yakın olasılığı yazdım. Çünkü; İzmir Milletvekili Binali Yıldırım başbakanlığa en yakın 4 isimden birisi olarak görünüyor.