Anayasamız, ilk defa 1921 yılında Ankara hükümeti tarafından yayınlandı. Bu anayasa meşrutiyet dönemi anayasasını andırmakta idi. 1924 Yılında TBMM tarafından yeni Anayasa yapılarak kabul edilmiş. Bu anayasa, mevcut metne göre daha kısa ve insan haklarından ziyade Devleti öne çıkaran bir düzenleme idi. Bu anayasa 1937 yılına kadar 5 defa değiştirilmiştir. Değişikliklerin en önemlisi, CHP nin altı okunun anayasaya işlenmesi idi. 1937 yılında yapılan iki değişiklikte Atatürkün hastalığı dolayısı ile katkısı olmamıştır.
1960 Yılındaki askeri darbeden sonra 1961 yılında Kurucu Meclis tarafından hazırlanıp halk oylaması sonucunda kabul edilen anayasa kesinlikle değiştirilemeyecek maddeleri tasnif etmişti. Bu anayasada 7 defa değiştirilmiştir Bu anayasa hazırlanışında eski Yugoslavya anayasasının büyük katkısı olmuştur.Bu anayasa sosyalist görüşlerin ağırlıklı olarak taşımıştır. Bana göre bu anayasada en büyük yanlışlık, 'karma ekonomi' ve 'laiklik' kelimelerinin muğlak ve farklı yorumlara açık bir şekilde konulmasıdır. Son otuz yıldır, karma ekonomide karılacak prensiplerin ağırlığı ne olmalıdır, laiklik nedir ne değildir tartışma konularını gündemde tutmuştur.
1980 ihtilal sonrası hazırlanan 1982 anayasası çok büyük bir ekseriyetle halk tarafından kabul görmüştü. Bu Anayasa tam 16 defa değişikliğe uğramıştır Son değişiklik referandum ile, diğerleri yine TBMM tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu anayasa da 1961 anayasasının sosyalist görüşlerinin bir miktar güncellenmiş halinin etkisinde olmuştur. Anayasa metinleri kısa öz ve genel prensipleri ihtiva etmesi gerekirken, biz çok teferruatlı bir metni kabul ettik . Anayasayı hazırlayanlar, ihtilal i meşru saymış, ve bu davranışın hesabı sorulamaz hale getirmişlerdir. Anayasa, askeri vesayete yol açabilecek, askerin de durumdan vazife çıkarmasına imkan verecek düzenlemeleri ihtiva etmektedir. Alman anayasası dışında hiçbir Batılı Ülke anayasalarında 'değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez' hükümlerini bulmak mümkün değildir. Bu tür kısıtlamalar, halkına güvenmeyen yönetimler tarafından tercih edilirler. Bir yandan demokrasi, halkın hür iradesi dir diyeceksiniz, diğer yandan ona sen ancak şunları şunları yapabilirsin diyeceksiniz.
Seçimlerden sonra hazırlanacak anayasa kısa öz, insan haklarını öne çıkaran, askeri vesayete kapıları kapatan, hür teşebbüse inanan, farklı alt kimlikleri kabullenip, onu zenginlik sayan bir anlayışa sahip olmalıdır. TÜSİAD ın hazırlatmış olduğu anayasa çalışmasını yok saymayan bir zihniyette olunacağına inanmak istiyorum. Çeşitli kurum ve kuruluşların görüşlerinin bileşkesi bize daha uyacak bir anayasa hazırlama imkanını vereceğini unutmayalım.