Bizim gazeteden Fatoş Buluç son yazısında terörist cenazelerine işkence yapıldığını iddia ediyor. Doğru mu yanlış mı bilmiyorum.’¶ Doğruysa sorumluları bulunup cezalandırılmalıdır.
Çünkü güvenlik güçlerinin (asker-sivil) asıl görevi etkisiz hale getirmektir. Suçluyu (siyasi veya adi) etkisiz hale getirdikten sonra artık devreye hukuk girer. Güvenlik görevlisinin görevi bitmiştir.
Bu yönüyle yazının altına imzamı atarım.
Fakat yazıda bir bölüm var ki insanın içini burkuyor, yaralıyor, ötekileştiriyor. Bu kadar da olmaz dedirtiyor insana.
Yazar şöyle diyor: ’“Bir barış anası asker analarına barış çağrısı yaparken, sizin hiç olmazsa bir mezarınız var ya benim. Bunu söylerken bile hala barış istiyordu.’”
Bir tarafta barış anası olursa diğer tarafta bunun karşıtı olan savaş anası algılanır doğal olarak. Asker anası savaş anası olarak lanse edilen bir toplumda barış nasıl sağlanır anlamak zor.
Analar üzerinden politika yapmak en azından vicdansızlıktır.
Üniter yapıda askerlik Anayasal bir görevdir. O çocuklar oralara savaş için gitmiyor görev için gidiyor. Görev kapsamında vatanı savunmak varsa onu da elbette yerine getirecektir. Kaldı ki vatan savunması için asker olmak da gerekmez.
Şimdi bir görevi yerine getirmek için araçlara doldurularak başka bir yere gönderilen çocukları mayın patlatarak, bomba atarak, tarayarak öldüren, param parça, kolsuz, bacaksız hale getiren saldırıyı hangi kutsal dava ile savunabilirsiniz.
Oysa teröristin böyle bir görevi yoktur. Ha onların yaptıkları da kutsal görevdir diyorsanız, kutsallarımızda çakışma var demektir.
O zamanda barıştan falan söz etmek en azından anaları kandırmak olur ki bu memleketin tüm insanlarına bundan daha büyük kötülük yapılamaz.
Cennet anaların ayağının altında derler. Oysa bu dünyada cehennemi yaşatıyoruz analara.
Barış bunun neresinde’…
Bir şiir
Daha öncede yayınlamıştım fakat barışı anlatmak o kadar zor ki yine yazmak gerekti’…
BARIŞA GELİN
Dünya hapis hane bende hükümlü
Hadi dostlar bana görüşe gelin
Ayırmam kimseyi herkes yükümlü
İnsanlık adına yarışa gelin
Kainat dediğin koca bir deniz
Genlerimiz aynı aynı bedeniz
Bugün geldik ama yarın gideniz
Yollar ayrılsa da varışa gelin
Bu silahlar niye bu zulüm niye
He kardeşim niye he gülüm niye
Yaşanmamış günler bu ölüm niye
Bırakın silahı barışa gelin