Her konuyu olduğu gibi, açılım konusunu da yüzüne gözüne bulaştıran AKP, gündem değiştirmek ve dibe vuran oy oranını yükseltebilmek için tanıdık bir senaryoyu uygulamaya koydu: ’“İrtica Planı’” veya ’“AKP’’yi ve Güleni Bitirme Planı’”. ’¶
Öncelikle herkesin bilmesi gereken gerçek şudur; Demokratik Rejime inanan hiçbir kimse askeri veya sivil darbelerle beraber olamaz, destek veremez. Hepimiz böyle bir olaya karşı çıkarız.
Bir şeye daha karşı çıkarız. Kendileri demokrat olmadığı halde, demokrasiyi amacı için kullanılacak bir araç olarak görenlerin, demokrasi üzerinden ordumuza vurmalarına da karşı çıkarız.
Şimdi bu yazıda adı geçen, ordumuzu, AKP’’yi ve Gülen’’i irdeleyelim. Böylece oynanan oyunu daha iyi anlarız.
Türk Ordusu, dünyanın en kuvvetli, gelenekleri olan, çağı yakından takip eden, geçmişteki hatalarından ders almış, demokratik rejime sadık, çok başarılı bir ordudur. Ordumuzun gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında yaptığı çalışmalar dünyanın takdirini kazanmıştır. Türk Ordusu, dosta güven, düşmana korku veren, eskilerin tabiriyle ’“Peygamber Ocağı’” denilen mübarek bir kurumumuzdur. Kamuoyunda yapılan ’“güvenilirlik’” anketlerinde TSK her zaman toplumun yüzde 95’’inin güvenini kazanarak hep birinci olmuştur.
AKP’’ye gelince’…
Kurulduğu günden çok daha önceleri, bu partinin 4 önderi (R.T.Erdoğan-B.Arınç- A.Gül-A.Şener) Sayın Erbakan’’ın emrinde çalışırlarken, Cumhuriyet Dönemini,
’“Zulüm Dönemi’” ilan etmişlerdi. Erbakan’’a ihanet edip, AKP’’ yi kurduktan sonra da bu söylemlerine devam ettiler. Bir Hukuk Devleti olan Türkiye’’nin en yüksek yargı organı ANAYASA MAHKEMESİDİR. Kararları kesindir, itiraz mercii yoktur.
Anayasa Mahkemesi, AKP’’yi ’“LAİKLİK KARŞITI EYLEMLERİN ODAĞI OLMUŞTUR’” diye mahkûm etti.
Laiklik karşıtı eylemler, irticanın hortlaması demektir. Bu leke AKP’’nin alnına çıkmaz mürekkeple sürülmüştür.
F.Gülen’’e bakalım’…
Kendisinden başka, örgütünde ikinci bir kişinin bilinmediği, dünyanın yüzden fazla ülkesinde okulları bulunan, gazeteleri, dergileri, televizyonları olan, kaynağı belli olmayan 25 milyar dolarlık servetin sahibi, Hıristiyanların önderi Papa’’nın yakın dostu, kendi adıyla anılan bir tarikatın sahibi.
Bu örgütte gizlilik esastır. Başta maddi kaynaklar olmak üzere tüm faaliyetler gizli olarak yürütülür. Devletin özellikle adalet, emniyet kadrolarında örgütlenmek önemli hedeflerindendir.
Bu kişi yıllardır ABD’’de yüzlerce dönümlük arazisi olan çiftlikte korumaları ile yaşamaktadır. Dış korumayı ise CIA ajanları yapmaktadır.
Hocaefendi Türkiye’’ye gelmemektedir. Amerika, çıkarı olmadığı, kullanmadığı birinin ülkesinde oturmasına ve onun için koruma vermesine izin verir mi?Hocaefendiyi çok sevdiğinden mi ülkesinde oturtuyor?
Şimdi, Hükümet ve dış destekli yandaş medya ne iddia ediyor?
TSK’’i oturmuş, Atatürk’’ün kurduğu, Laik, Sosyal ve Demokratik Hukuk Devleti’’ne yürekten bağlı, ikisi de demokrasiye ve şeffaflığa inanmış AKP ve F.Gülen’’i bitirmek için plan yapmış! (Gülmek serbest)
Soralım bakalım; Anayasa Mahkemesi’’nin ’“Laikliğe karşı eylemlerin odağı’” olduğu kararını verdiği bir partiye ve gerçek hedefi ’“İslam Cumhuriyetini’” kurmak olan, Humeyni özentilerine devletin diğer kurumları nasıl bakıyor acaba?
Bu ikisi de Atatürk Cumhuriyetinin potansiyel düşmanıdırlar ve bunu her zaman açıkça söylemektedirler. Haksız elde ettikleri servetleri ve devlet gücüyle elde ettikleri medya gücüyle, gerçek yüzlerini saklayamazlar.
Esasında bunlar zaten bitmiştir. Türk Ordusu için bunlar her yönüyle bilinen ve millete havale edilmesi gereken, haklarında herhangi bir işlem yapılmasına bile ihtiyaç duyulmayan unsurlardır.
Türk Milleti bunların gerçek yüzlerini PKK teröristleri önünde devleti diz çöktürmelerinden çok iyi tanımıştır.
Artık hesap vakti gelmiştir. İster ABD’’ye, ister Suudi akrabalarının yanlarına kaçsınlar, Bağımsız Türk Yargısı önünde hesap vereceklerdir.
Bunları Türk Milleti ilk seçimde kökten bitirecektir. İlk işaret, 29 Ekim’’de Türkiye’’deki tüm meydanlarda, ikinci işaret, 10 Kasım’’da ATAMIZIN huzurunda verilecektir’…