EGEDESONSÖZ - Muğla'nın Milas ilçesinde Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri için kömür üretiminin sürdürülebilmesi amacıyla 679 parsel hakkında alınan acele kamulaştırma kararına ilişkin Danıştay'daki davada yeni bir gelişme yaşandı.

Danıştay Başsavcılığı, 22 Haziran 2026 tarihli düşüncesinde Cumhurbaşkanlığı'nın acele kamulaştırma kararının hukuka uygun olduğu yönünde görüş bildirirken, davacılar adına Avukatlar Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca bu görüşe karşı 13 sayfalık ayrıntılı bir itiraz dilekçesi sundu.

DANIŞTAY SAVCILIĞI: ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ İÇİN ACELELİK ŞARTI OLUŞTU
Danıştay Başsavcılığı görüşünde, dava konusu sahada yaklaşık 115,9 milyon ton linyit rezervi bulunduğu, bu rezervin Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri'nin yakıt ihtiyacını karşılayacağı belirtildi.

Savcılık, dosyaya sunulan teknik raporlara dayanarak acele kamulaştırma yapılmaması halinde saha hazırlık çalışmalarının zamanında tamamlanamayacağını, bunun da santrallerin 2027 Temmuz ayında faaliyetlerini durdurmasına yol açabileceğinin teknik olarak öngörüldüğünü ifade etti.

Görüşte ayrıca, santrallerin Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2,2'sini, Güney Ege'de tüketilen elektriğin ise yüzde 64'ünü karşıladığı belirtilerek enerji arz güvenliği, elektrik fiyatlarında istikrar ve yerli kaynak kullanımının kamu yararı oluşturduğu vurgulandı.

DAVACILARDAN KARŞI HAMLE: "VERİLER ACELELİĞİ DOĞRULAMIYOR"
Davacı vekilleri ise Danıştay Başsavcılığı'nın değerlendirmesine katılmadıklarını belirterek, resmi kurum verilerine dayanan ayrıntılı bir teknik analiz sundu.

Dilekçede EPDK ve EPİAŞ verilerine atıf yapılarak, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri'nin Türkiye elektrik sistemindeki payının oldukça sınırlı olduğu savunuldu.

Avukatlar, 30 Haziran 2026'da Türkiye'nin en yüksek elektrik tüketiminin yaşandığı günde bile iki santralin toplam üretiminin ülke tüketiminin yalnızca yüzde 1,36'sını karşıladığını, elektrik ihtiyacının yüzde 98,64'ünün diğer üretim tesislerinden sağlandığını belirtti.

"YENİLENEBİLİR ENERJİ KAPASİTESİ ÇOK DAHA YÜKSEK"
Dilekçede, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücünün 40 bin 256 MW'a ulaştığı, buna karşılık Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin toplam kurulu gücünün 1.050 MW olduğu kaydedildi.

Davacılar, ülkenin elektrik sisteminin artık büyük ölçüde rüzgar, güneş, hidroelektrik ve jeotermal gibi farklı kaynaklarla desteklendiğini belirterek, iki termik santralin durmasının tek başına enerji arz güvenliğini tehlikeye sokacağı yönündeki iddianın somut verilerle ortaya konulamadığını savundu.

ÇEVRE VE SAĞLIK RAPORLARI DA DOSYAYA SUNULDU
Davacı taraf, yalnızca enerji verilerine değil çevresel etkilere de dikkat çekti.

Dilekçede, TEMA Vakfı'nın hazırladığı hidrojeolojik raporda Akbelen'deki madencilik faaliyetlerinin Bodrum'un içme suyu kaynakları ile yeraltı sularını olumsuz etkileyebileceği yönündeki tespitlere yer verildi.

Muğla Valiliği'nden kritik yangın uyarısı: Sıcaklık artıyor, risk büyüyor
Muğla Valiliği'nden kritik yangın uyarısı: Sıcaklık artıyor, risk büyüyor
İçeriği Görüntüle

Ayrıca Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi'nin (CREA) raporuna atıf yapılarak Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri'nin hava kirliliği nedeniyle ciddi sağlık etkileri oluşturduğu, mevcut durumda yılda yaklaşık 140 erken ölüme neden olduğu, faaliyetlerin sürmesi halinde bu sayının ilerleyen yıllarda artacağının öngörüldüğü ifade edildi.

"KAMU YARARI YOK, ACELELİK DE BULUNMUYOR"
Davacı vekilleri, acele kamulaştırmanın ancak olağanüstü ve gecikmeye tahammülü olmayan durumlarda uygulanabilecek istisnai bir yöntem olduğunu belirterek, mevcut verilerin böyle bir zorunluluğu göstermediğini savundu.

Dilekçede, Danıştay Başsavcılığı'nın görüşünün kabul edilmemesi, 9 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı'nın acele kamulaştırma kararının iptal edilmesi talep edildi. Duruşmanın ise 16 Eylül 2026'da yapılacağı belirtildi.