Berivan KAYA-Eylül VARDAR/EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi ve FOLKART iş birliği ile, 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen “Nazım Hikmet-Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinin açılışı gerçekleştirildi.
Sergi açılışına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği'nin (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, Önceki Dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel katıldı.
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, “Bu güzel ortamda, bu güzel İzmir fotoğrafında, bu müstesna eserde sizlerle bir araya gelmekten dolayı mutluluk duyuyorum. Benim de lise yıllarım Nazım Hikmet şiirlerini okuyarak ve derin memleket sevdasını anlamaya çalışarak geçti. İnsan gençken sadece estetik zevk almıyor, çeşitli bakış açılarını da içselleştiriyor. O nedenle Nazım’ı okurken, bir insanın memleket aşkını takdir etmek için illa aynı ideolojik pencereden bakmak zorunda değiliz. Adnan Menderes iktidara geldikten kısa bir süre sonra bir af çıkartıyor. Aftan Nazım Hikmet’te yararlanıyor. Günlüğüne not düşüyordu; “af kanunu geçildi, yaramaz şair de aftan yararlanarak hapisten çıktı. Kendisinin ideolojisini paylaşmıyorum ancak hapislerde çürümesine razı olamam’ diyordu. Bir genç olarak Sabahattin Ali romanlar yazdığı için cinayete kurban gittiğinde, Necip Fazıl fikirlerinden dolayı hapse atıldığında, Ahmet Kaya kendi ana dilinde şarkı söylemek için linç edildiğinde bu memleket aynı acıyı çekti. Bu milletin hislerine sanat yoluyla tercüman oldukları için ağır bedeller ödediler. Çarpıcı bir kader ortaklığıdır ki, Nazım Hikmet şiir yazdığı için hapse atıldı, bizim Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan da sadece şiir okuduğu için hapse atıldı. Bizler yasakların ve sürgünlerin bu ülkeye ne kadar zarar verdiğini bilenlerdeniz. Nazım Hikmet hayatının son dönemlerini memleket hasretiyle geçirdi. 1951 yılında elinden alınan vatandaşlığın ayıbına son vermek, tam 58 yıl sonra, 2009 tarihinde dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yine bizim partimize nasip oldu ve Nâzım Hikmet’e Türk vatandaşlığı iade edildi” dedi.

NÂZIM HİKMET BİR FRAKSİYONUN MASKOTUNA İNDİRGENEMEZ
İnan açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Onu sadece belirli bir kesimin anabileceğini iddia etmek, Nâzım’ı bir dünya şairi olmaktan çıkarıp bir ‘fraksiyon maskotuna’ indirgemektir. Bu zaferi kutlamak yerine değerinizi küçük bir bahçeye kilitlemeye çalışmayın. Bugün Türkiye’de Nazım Hikmet’in tüm yayınlarını bir holding ve banka yapıyor. Yapı Kredi yayınları yapıyor. Kitabını holdinglerin bastığı bir dünyada FOKART gibi bu şehre değer katan bir kurumun onun adına sergi açmasına karşı çıkmak gerçeklikten kopukluktur. FOLKART yönetim kurulu başkanına teşekkür ediyoruz. Bugün Nazım Hikmet Hiroşima’da ölen çocuklar için şiir yazdı. Bugün Nazım yaşasaydı bu hür sesiniz Gazze’de katledilen çocuklar için yükseltecekti. O dönemin Türkiye’sini anlamadan Nazım’ı anlamak mümkün değil. Nazım sürgünlerde o şiirleri yazdı. Sanatın ve kültüre bu denli kıymetli yatırımlar yapan sanatkarlara bir ricada bulunmak istiyoruz. Önümüzdeki sene Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde uygun görülürse Türk edebiyatının başka dev çınarı olan Atilla İlhan’ı anan sergi yapmanızı rica ediyorum.”




