Bir yandan Şırnak'ta 10 askerimiz terör örgütünün kalleşçe saldırısı ile şehadet şerbetini içerken, bir yandan da ülkemize, ailemize bir asker katıldı. Artık, alnında kabartmalı ayyıldızlı komutanların, yanlarında hemşirelerle birlikte elini tuttuğu, 'vatan sağolsun' demekten başka çaresi kalmayan gözü yaşlı babaların salyalarına karışmış gözyaşlarını daha iyi anlıyorum...
Varlık ve yokluk, bin bir türlü kaygı içinde askerini doğurup büyüten, gülen gözlerini gördükçe özgürlüğe kanat çırpan yürekli cefakar annelerin elleri ile parçalanan duvarların ağıtlarını daha iyi anlıyorum...
Bugün ilk defa, üzülmekten başka farklı bir şey yaptım. Kendimi henüz bir kaç saatlik baba olmanın keyfinden vazgeçirip, ilk defa gözü yaşlı bir babanın yerine koydum kendimi...
Allah'ım bu nasıl bir acı, nasıl bir kederdir?
Allah'ım bu nasıl bir kendini kaybetmişliktir ki; gözü dönmüş caniler bir yaşamı, alçakça elinden alıp bununla hayallerini besler...
O, ağlayan babanın kan çanağı olmuş gözleri bugün gözlerim...
Dünyalar kadar mutlu olmam gerekirken, evladını sinesine uğurlayan annenin ağırlığında ilerliyor zaman..
Her şeye rağmen bir o kadar da umut taşımak istiyorum gelecek günlerin maviliklerine dokunarak... Bütün bu olan bitenlere ne zaman anlam verilecek ne zaman bu terörün yuvaları yok edilecek? Ne zaman, yanı başımızdaki sınırların tam kontrolü sağlanacak? Ne zaman teröristlerin meclisten çekilmesi, tutuklanması avazı çıktığı kadar kusmalarının önüne geçilecek?
Ne zaman, şehit annelerinin babalarının ve gazilerin gülümseyen gözlerini göreceğiz?
Ne zaman?
Ülkemizin doğusu ve batısıyla kardeşçe yaşayan halkları, siyaset, terör ve yurt dışı mihrakların oyununa kurban ediliyor. Korku, ölüm ve gözyaşı ile beslenen emperyalist güçlerin, bugün bu ölümlerin, ağıtların ve yok oluşların tek sebebi. Gözlerimizin içine baka baka kurdukları tuzağı yeni bir dünya gibi göstermelerinin önüne ne zaman geçeceğiz?
Ne zaman acı bataklıkları kurutulacak, yürek yakanların yürekleri yeni anayasalarda, yeni kanunlarda, yeni açıklamalarda yakılacak?
Bu ülkeyi anlamayan, bu ülkenin değerlerini değersizleştiren piç kuruları!
İstedğiniz kadar kendinizi emperyal güçlerin kucağında teselli edin, her ne kadar bu ülkenin yetim bırakılmış çocuklarına bir sigara molası verseniz de başaramayacaksınız! Her gece, bir başka şehrin bir başka yetimleri çıksa da bu ülkede, enin de sonunda siktir olup gideceksiniz...
Kazanan barış, kazanan ülkemiz olacak...
Buna yürekten inanıyorum...
Sevgili oğlum Atabey, hoş geldin dünyamıza...
Seni bu şekilde karşıladığımız için üzgün,
Senin dünyamızı aydınlattığın için mutluyum...
Rabbim seni önce kendisine, vatanımıza, bize ve gelecekteki sevenlerine bağışlasın. Gül yüzün yüzler güldürsün.
Tatlı dilin tüm gönüllere hayat veren Türkü gibi olsun...
Rabbim bizi sana, seni bize hayırlı kılsın...